Gazi University Dspace
Not a member yet
    26928 research outputs found

    An Analysıs Of The Relatıonshıp Between Bıcycle Accessıbılıty And Cyclıst Behavıor Wıthın An Urban Polıcy Context: Case Study Of Ankara

    No full text
    Sürdürülebilir hareketlilik ve ulaşım günümüzde hem insanların sağlığı, hem de gezegenin tüketim sınırlarının aşılmaması için kent planlamasında öne çıkan kavramlardandır. Bu hedefle kentsel ulaşımın özellikle çevre dostu motorsuz ve mobilitesi yüksek araçlarla sağlanması; verilen hizmet ve ulaşım altyapısı kurulması çok önemlidir. Bu çalışma, sürdürülebilir hareketlilik kapsamında motorsuz ve mobilitesi yüksek ulaşım araçlarından olan bisikletin gerekli altyapı yeterlilikleri açısından kullanıcı davranışı ve memnuniyetini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Böylece, motorsuz taşıt kullanımının arttırılması konusunda gerekli kentsel altyapı yatırımlarının kullanıcı odaklı ve hedefe yönelik olarak tasarlanması sağlanabilecektir. Bu doğrultuda çalışma alanı olarak Ankara seçilmiştir. Ankara kentinin çalışma alanı olarak seçilmesinin nedeni, Ankara’da özellikle son yıllarda bisiklet kullanımını arttırmaya yönelik altyapı sağlanması ve bisiklet kullanımının yaşayanlar arasında özendirilmesi yönünde yerel yönetimler tarafından çeşitli çalışmalar yapılıyor olmasıdır. Çalışma kapsamında bisiklet kullanıcı profilini, rekreasyon dışında ulaşım amaçlı araç kullanım tercihlerini (iş-okul), bisikleti rekreatif alanlar dışında kullanma ya da kullanmama nedenlerini saptamak ve bisiklet altyapı sorunlarını (bisiklet yolu, bisiklet parkı, diğer ulaşım modları ile bisikletin transferi vb.), güven sorunlarını (sürüş güvenliği, fiziksel güvenlik vb.) ve konfor beklentilerini ortaya çıkarmak amacıyla, Ankara’daki bisiklet kullanıcıları örneklem grubunu oluşturacak biçimde anket uygulaması ile veri toplanmıştır. Elde edilen bulgular ışığında Ankara’daki bisiklet kullanıcılarının ulaşım davranışları, memnuniyet seviyesi, kentsel altyapı ve olanaklarından beklentileri ile kullanıcı olarak önerileri kapsamında değerlendirme yapılmıştır. Daha sonra bu çalışma bulguları, mevcut ulaşım modeline motorsuz ulaşım modlarından biri olarak bisikletin adapte edilmesi, mevcut hareketlilik kalıplarının ve aktivitelerinin analizi, adaptasyona engel olan bariyerlerin belirlenmesi ve kullanıcı beklentilerine paralel önerilerin geliştirilmesi için Ankara kenti özelinde sürdürülebilir hareketlilik ilkeleri kapsamında bisiklet altyapı önerileri ile ilişkilendirilmiştir. Araştırma bulguları ile bisiklet kullanıcılarının profili ve eğilimleri saptanarak kentsel altyapının bisiklete binme davranışını nasıl etkilediği Ankara çalışma alanı üzerinden açıklanmaktadır. Böylece, kentsel altyapının motorsuz taşıtların kullanımını arttırmada etkili olduğu kentsel strateji ve politikalarının nasıl oluşturulabileceği tartışılarak Ankara özelindeki altyapı ve planlama çalışmaları ile bütünleşmiş bir sürdürülebilir hareketlilik yaklaşımının ilkeleri ortaya konulmuş olacaktırSustainable mobility and transportation is one of the concepts that comes to the forefront in urban planning both for human health and for not getting beyond the consumption limits of the globe. By this point, providing urban transportation by non-motorized vehicles with high mobility has become highly significant; moreover, it is very important to establish a citywide service and transportation infrastructure. This study aims to present bicycle user behavior and satisfaction within the scope of the sustainable mobility. Thus, the essential urban infrastructure enhancing use of bicycle users will be provided by the user-centered and target-specific analyses. In this direction, Ankara is selected as the local government is in the process of setting up bicycle infrastructure and encouraging bicycle use. Within the scope of the study, determining the bicycle user profile, preferences for transportation purposes other than recreation (work-school), reasons for using or not using the bicycle outside recreational areas and bicycle infrastructure problems (bicycle path, bicycle park, other transport modes and bicycle transfer, etc.) and in order to reveal the trust problems (driving safety, physical security, etc.) and comfort expectations, the data was collected through a questionnaire to form the sample group of bicycle users in Ankara. In the light of the findings obtained, the transportation behavior of the bicycle users in Ankara, their satisfaction level, their expectations from the urban infrastructure and facilities, and their suggestions as a user are evaluated. Later, the findings of this study were associated with bicycle infrastructure suggestions within the scope of sustainable mobility principles in the city of Ankara in order to adapt the bicycle as one of the non-motorized transportation modes to the current transportation model, to analyze the existing mobility patterns and activities, to identify barriers that prevent adaptation, and to develop suggestions in line with user expectations. With the research findings, the profile and tendencies of bicycle users are determined and the the question that how urban infrastructure affects cycling behavior is explained through the Ankara study area. Thus, the principles of a sustainable mobility approach integrated with the infrastructure and planning studies specific to Ankara will be discussed by discussing how urban strategies and policies can be created, in which the urban infrastructure is effective in increasing the use of motorless vehicle

    Restoratıon Proposal Of Usakızade Rıfat Efendı (Iffet Pak - Yuksel Kaplan) Mansıon In Kutahya

    No full text
    Bu tez çalışmasında, Kütahya ili merkez bölgesinde yer alan XIX. yy geleneksel konut mimarisi örneklerinden biri olan Uşakizade Rıfat Efendi konağı ve aynı avlu içerisinde bulunan Gözüm (Özüm) Şeyh Sultan tekkesi konu edilmektedir. Çalışmanın amacı, yapıların mevcut durumunun belgelenmesi, konağın restitüsyonu ile özgün durumunun tespit edilmesi, koruma ilkeleri doğrultusunda konağın sürdürülebilir korunmasına yönelik restorasyon önerisi getirilmesidir. Çalışma kapsamında, yapıların günümüzdeki durumu ve zaman içindeki değişimleri belgelenmiş, yakın çevre araştırılmış, Kütahya ili Merkez ilçesinde bulunan konutlarla karşılaştırmalı çalışma yapılarak konağın özgün durumu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda yapının yeni işlev ile birlikte değerlendirildiği bir restorasyon önerisi sunulmuştur.In this thesis, Uşakizade Rıfat Efendi mansion one of the 19th century traditional residential architectural examples in the central district of Kütahya province and Gözüm Şeyh Sultan tekke (lodge) located in the same courtyard with the mansion are mentioned. The aim of the study is to document the current situation of the buildings, to determine the original state of the mansion with the restitution and to present a restoration proposal for the sustainable protection of the mansion in line with the conservation principles. Within the scope of the study, the current situation and changes that have occurred throughout the years of the buildings was documented, the immediate surroundings was investigated and the original state of Uşakizade Rıfat Efendi mansion was determined with a comparative study conducted between other residences in the central district of Kütahya. In accordance with the results obtained, a restoration proposal was presented in which the building was evaluated together with a new functio

    Can We Provide Biomechanical Balance In Total Hip Arthroplasty Cases Performed Without Using Templating Methods?

    No full text
    Günümüzde dejenerasyona uğramıĢ kalça eklemine sahip hastalarda en çok tercih edilen yöntem total kalça artroplastisidir. Artan teknolojik geliĢmeler, ameliyattan önce hastaya özgün implant seçimini ve biyomekanik dengeyi daha kolay sağlamayı mümkün kılabilmektedir. Bu geliĢmeler sonucu ortaya çıkan Ģablonlama yöntemleri, operasyon sırasında cerrahın iĢini de kolaylaĢtırmaktadır. Kalça artroplastisinde Ģablonlama yöntemleri daha iyi radyolojik ve klinik sonuçlar elde etmek için kullanılmaktadır. Biyomekanik dengenin sağlanamadığı hastalarda klinik sonuçlarda kötü olmaktadır. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı‟nda Haziran 2014 ve Temmuz 2019 tarihleri arasında total kalça artroplastisi yapılan, rutin kontrollerine gelen tek kalça ekleminde primer veya sekonder osteoartrit olan 151 hastayı çalıĢmamıza aldık. ġablonlama yöntemleri kullanılmadan yapılan TKA sonrası, erken dönemde çekilen postop AP pelvis grafilerinde biyomekanik dengenin sağlanıp, sağlanamadığını gösteren ölçümler yapıldı. Normal kalça ile opere kalça arasındaki ölçümlerin farkına göre sınıflandırma yapıldı. Aradaki fark sıfır (0)mm çıkan hastaların 64 sonuçlarını mükemmel, 0-4 mm arası çıkan hastaların sonuçlarını iyi, fark 5mm ile 10mm arasında çıkan hastaların sonuçlarını orta, 10mm dan fazla çıkan hastaların sonuçlarını ise kötü kategorisinde değerlendirildi. Vertikal ofset değerlendirilmesinde, hastaların %64,2 sinde mükemmel veya iyi sonuç, %24,5 inde orta sonuç, %11,3 ünde kötü sonuç elde edildi. Mediolateral ofset değerlendirmesinde hastaların %63 ünde mükemmel ve iyi sonuç, %27,1 inde orta sonuç, %9,9 ünde kötü sonuç elde edildi. Sonuç olarak, Ģablonlama yöntemleri ile yapılan vakalarda, biyomekanik ve klinik olarak iyi sonuçların elde edildiğini gösteren çalıĢmaların sayısı her geçen gün artmaktadır. ġablonlama yöntemleri kullanılmadan biyomekanik dengenin mükemmel olarak sağlanması kolay değildir.Today, the most preferred method in patients with degenerated hip joints is total hip arthroplasty. Increasing technological developments make it possible to more easily provide patient-specific implant selection and biomechanical balance before surgery. The templating methods that emerged as a result of these developments also facilitate the surgeon's job during the operation. In hip arthroplasty, templating methods are used to achieve better clinical results and radiological. Clinical results are poor in patients whose biomechanical balance cannot be achieved. We enrolled 151 patients with primary or secondary osteoarthritis in a unilateral hip joint who underwent total hip arthroplasty between June 2014 and July 2019 in the Department of Orthopedics and Traumatology of Gazi University Faculty of Medicine. Measurements were made to show whether biomechanical balance could be achieved in postop AP pelvis radiographs taken during routine controls after THA without the use of templating techniques.In the vertical offset evaluation, 64.2% of the patients had excellent or good results, 24.5% moderate results, 11.3% poor results. In the mediolateral offset evaluation, 63% of the patients had excellent and good results, 27.1% moderate results, 9.9% poor results. As a result, the number of studies showing that good biomechanical and clinical results are obtained in cases performed with templating methods is increasing day by day. It is not easy to achieve perfect biomechanical balance without using templating methods

    The Effect Of Sıx-Hat Thınkıng Actıvıtıes On Students'Crıtıcal Thınkıng Skılls And Academıc Achıevements: Natural Resources

    No full text
    Bu çalışmada, altı şapkalı düşünme yönteminin eleştirel düşünme ve ders başarısına etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılı ikinci döneminde Sakarya ilindeki bir lisede 10. Sınıf öğrencilerine yapılmıştır. Deney grubuna altı şapkalı düşünme tekniği, kontrol grubuna ise geleneksel eğitimde kullanılan düz anlatım yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya deney grubundan 7 kadın, 13 erkek öğrenci, kontrol grubundan 12 erkek, 8 kadın katılmıştır. Kontrol grubuna 2 hafta süreyle geleneksel eğitimle anlatım yapılmıştır. Deney grubuna ise 2 hafta süreyle altı şapkalı düşünme tekniği uygulamıştır. Veri toplama aracı olarak; başarı testi ve eleştirel düşünme becerisi ölçeği kullanılmıştır. Başarı testi; test ve boşluk doldurmadan oluşmaktadır. Güvenirlik katsayısı 0.63 olarak bulunmuştur. Eleştirel düşünme becerisi ölçeği 3’lü likert tipinden olan bir ölçme aracıdır. Güvenirlik katsayısı 0.78 olarak bulunmuştur. Araştırmada ön test son test kontrol gruplu tam deneysel desen uygulanmıştır. Ön test ve son testten sonra elde edilen verilere t testi yapılarak sonuçlar incelenmiştir. Altı şapkalı düşünmenin eleştirel düşünme becerisi ve akademik başarısı üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturduğu belirlenmiştirIn this study, it was examined whether the six thinking hats method had an effect on critical thinking and course success. The research was conducted on 10th grade students in a high school in Sakarya in the second term of the 2018-2019 academic year. The six thinking hats technique was used for the experimental group and the straight expression method used in traditional education was used for the control group. 7 females and 13 males from the experimental group and 12 males and 8 females from the control group participated in the study. The control group was taught for 2 weeks with traditional training. The experimental group applied six thinking hats technique for 2 weeks. As a data collection tool; achievement test and critical thinking skill scale were used. Achievement test; It consists of testing and filling the gap. The reliability coefficient was found to be 0.63. Critical thinking skill scale is a 3-point Likert type measurement tool. The reliability coefficient was found to be 0.78.In the research, a full experimental design with pretest-posttest control group was applied. The data obtained after the pre-test and post-test were analyzed by t-test. It was determined that thinking hats made a significant difference on critical thinking skills and academic achievemen

    Student, Teacher And Parent Opınıons Regardıng The Acquısıtıon Level Of The General Purposes Of Hıstory Lessons

    No full text
    Bu araştırmanın temel amacı ortaöğretim tarih eğitim sistemini oluşturan unsurlardan öğrenci, öğretmen ve velilerin tarih derslerinin genel amaçlarının kazanılma düzeylerine ilişkin görüşleri ve bu görüşler arasındaki benzer ve farklı yönlerin belirlenmesidir. Araştırmada, karma yöntem desenlerinden ardışık sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda lise son sınıf öğrencilerinin öğretim programlarında yer alan tarih derslerinin genel amaçlarının öğrencilere kazandırılma düzeyine ilişkin görüşlerini beş dereceli olarak ölçecek şekilde geliştirilen soru formları kullanılmıştır. Tarihsel bilgi, tarihsel düşünme becerileri ve temel değer kazanımlarını ifade eden bu ölçek analizinde; betimsel istatistiklerden, standart sapma ve ortalama kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanmasında velilere yönelik yazılı form, öğretmen ve öğrencilere yönelik görüşme formu kullanılmış ve elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın nicel ve nitel boyutundan elde edilen bulgular ışığında ortaöğretim tarih eğitiminin genel amaçlarını oluşturan bilgi, beceri ve değer kazanımlarına yönelik olarak öğrenci katılım oranları ile öğrenci, öğretmen ve veli görüşleri sonucunda bu kazanımlara yönelik benzer ve farklı yönler belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar ışığında bilgi boyutunda “Tarihsel bilgi”, “Milli Mücadele/Cumhuriyet Tarihi” ve “Osmanlı tarihi”; beceri boyutunda “Analiz ve yorum” ve “Empati”; değer boyutunda ise “Vatanseverlik” benzer/ortak kazanım unsurları ayrıca bilgi boyutunda “Temel kavramlar”; beceri boyutunda “Değişim ve vii süreklilik” ve “Tarihsel sorun analizi”; değer boyutunda ise “Sabır” farklı/ortak olmayan kazanım unsurları olarak tespit edilmiştir. Bilgi, beceri ve değer kazanımlarına yönelik olarak öğrenci, öğretmen ve veli görüşleri açısından ortak kazanımları ifade eden unsurlar olmakla birlikte ortak olmayan kazanım ifadelerinin de bulunduğu görülmektedir. Araştırmada ulaşılan sonuçlar ışığında ortaöğretim tarih eğitim sisteminin üç önemli unsuru olan öğrenci, öğretmen ve velilerin tarih dersleri genel amaçlarına yönelik görüşleri ile ilgili daha geniş çaplı çalışmaların yapılması önerilmiştirThe main purpose of this study is to determine the opinions of students, teachers and parents, which are among the elements that make up the secondary education history education system, about the acquisition levels of the general objectives of history lessons and the similar and different aspects between these views. In the research, sequential sequential pattern, one of the mixed method designs, was used. In the quantitative dimension of the research, questionnaires developed in a way to measure the opinions of senior high school students regarding the level of gaining students the general purposes of history lessons in the curriculum were used. In this scale analysis, which expresses historical knowledge, historical thinking skills and basic value gains; Standard deviation and mean were used from descriptive statistics. In collecting qualitative data, written forms for parents, interview forms for teachers and students were used, and the data obtained were analyzed by content analysis method. In the light of the findings obtained from the quantitative and qualitative dimensions of the research, student participation rates for the knowledge, skills and value acquisitions that constitute the general purposes of secondary education history education, and as a result of the opinions of students, teachers and parents, similar and different aspects were determined for these gains. In the light of the results obtained in the research, "historical knowledge", "National Struggle / Republic History" and "Ottoman history"; "Analysis and ix interpretation" and "Empathy" in the skill dimension; In the value dimension, "Patriotism" similar / common acquisition elements and in the knowledge dimension "Basic concepts"; "Change and continuity" and "Historical problem analysis" in skill dimension; In terms of value, “Patience” has been determined as different / non-common gain elements. Although there are elements that express common gains in terms of student, teacher and parent views regarding knowledge, skills and value gains, it is seen that there are also non-common gains. In the light of the results obtained in the study, it is suggested to carry out larger-scale studies on the views of students, teachers and parents, which are three important elements of the secondary education history education system, towards the general objectives of history lessons

    Multı-Crıterıa Decısıon Support System For Selectıon Of Renewable Energy Resources Wıthın The Scope Of The Energy Needs Of The Base Regıon

    No full text
    Bu çalışmada yenilenebilir enerji kaynaklarının askeri bölgelerde kullanımına ilişkin bir karar destek sistemi önerilmiştir. Modelin oluşturulmasında genellikle üs bölgelerinin bulunduğu rakım ve konum itibari ile rüzgâr ve güneş enerjisinden faydalanmayı kolaylaştıran uygun bölgelerde, rüzgâr ya da güneş enerjisinden elde edilebilecek enerjinin öncelikle üs bölgesinin kendi kendine yetmesi, gereksiz iş gücü kaybının önüne geçilmesi, çevreyi kirletmeyen ve sabit üs bölgesi özelinde, ihtiyaç duyulan enerjinin kesintiye uğramadan kullanımını sağlayacak bir sistem üzerine yoğunlaşılmıştır. Bu kapsamda yenilenebilir enerji kaynağı alternatifleri belirlenirken aynı anda uzman personelden görüş alınarak kriterler tespit edilmiştir. Literatürde yer alan yenilenebilir enerji kaynağı seçimine ilişkin kriterlere askeri açıdan öne çıkan kriterler de ilave edilmiştir. Kriterlerin ağırlıklandırılmasında karmaşık ve birbirine girmiş problem gruplarını geliştirmek, hiyerarşik yapıda uygulanabilir çözümlerin tanımlanmasına katkıda bulunmak amacıyla önerilen ve kriterler arasında var olan ilişkiyi de ortaya çıkarmaya yarayan DEMATEL Yöntemi ile diğer çok kriterli karar verme yöntemlerine nispeten daha az matematiksel işlem içeren ayrıca uzmanlık zorunluluğu gerektirmeyen konularda tercih edilen SWARA Yöntemi kullanılmıştır. Alternatiflerin tercihi/sıralamasında ise bilgilerin; şüpheli, kesin olmayan, kayıp veya eksik olduğu durumlarda kullanılabilen SMAA-2 Yöntemi kullanılmıştır. SMAA-2 Yönteminin diğer bir özelliği olan kriter ağırlık bilgisi girilmeden ve kriterlerin sadece önem sırasına göre değerlendirilerek sonuç veren yönü de alternatif çözümler içinde sunulmuştur. Bulunan alternatif sonuçlar BORDA Yöntemi ile bileştirilerek beş ayrı bölge için değerlendirilmiştirIn this study, a decision support system for the utilization of renewable energy resources in military areas is proposed. In the creation of the system, it was focused on a system that can be obtained from wind or solar energy generally depending on the altitude and location of the base regions to be a self-sufficient in the base area, avoid unnecessary labor loss and ensure the use of the energy needed in the base region without any interruption. In this context, while determining renewable energy source alternatives, the criteria were determined by consulting expert personnel at the same time. Criteria for the selection of renewable energy sources in the literature have been added to the criteria prominent in the military issue. In the weighting of the criteria; The DEMATEL Method, which was developed to solve complex and interwined problem groups to contribute to the definition of applicable solutions in a hierarchical structure also reveal the relationship between the criteria and the SWARA Method, which includes less mathematical operations compared to other multi-criteria decision-making methods was used. In the choice/ranking of the alternatives, the SMAA-2 Method which can be used in cases where there is doubtful, uncertain, missing information, was used. Another features of the SMAA-2 Method, which are without entering the criterion weight information and evaluating the criteria only in order of importance, is presented as alternative solutions. The alternative results were combined with the BORDA Method and evaluated for five separate region

    Turkısh 6-7-8 Contrıbutıon Of Çizelgenıng / Watchıng Actıvıtıes In Textbooks To Thınkıng Skılls

    No full text
    Gün geçtikçe önemli hale gelen ve önemi artan düşünme kazanımlarıninTürkçe ders kitaplarındaki yansımasına bakmak dinleme ve düşünme/izleme etkinlikleri ile ilgisi bakımından meselenin irdelenmesini zorunlu kılmaktadır. Çünkü dinleme, sadece duymayı içermez; dinleme aynı süreda dikkat etmeyi ve duyduğunu düşünmeyi de içerir. Dinlerken sesleri duyar aynı süreda bilinçli olarak da değerlendirirsiniz. Yapılandırıcı yaklaşımla hazırlananTürkçe Dersi (6, 7, 8. Sınıflar) Öğretim Programı’nda dinleme ve düşünme kabiliyeti ayrıntılı bir biçimde ele alınmış veTürkçe derslerindeki her temada en az bir dinleme ve düşünme metnine yer verilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Dinleme ve düşünme parçalarının işlenişinde kullanılabilecek yöntem/ tekniklere de programda yer verilmiştir. Türkçe Dersi (6, 7, 8. Sınıflar) Öğretim Programı’nın dinleme ve düşünme yöntem/teknikleri bölümünde yediçeşit dinleme ve düşünme yöntem/yönteminden bahsedilmiştir. Bu yöntem/teknikler katılımlı dinleme ve düşünme, katılımsız dinleme ve düşünme, not alarak dinleme ve düşünme, kendini konuşanın yerine koyarak dinleme ve düşünme (empati kurma), yaratıcı dinleme ve düşünme, seçici dinleme ve düşünme ve eleştirel dinleme ve düşünmedir. Dinleme ile ulaşılanbilgilerin zihinsel süreçlerini tamamlayarak bireye faydalı hale gelebilmesi için düşünme yeteneğinin de kazanılmış olması gerekmektedir. Bunların olmaması durumunda dinleme kabiliyeti amacına ulaşmamış olacaktır. Bu bağlamda düşünme açısından önemli olan birkaç teknikten yola çıkarak dinleme-düşünme bağlantısı hakkında değerlendrmeler yapmak gerekir. Böylece düşünme eğitimi için önemli olan, eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, yansıtıcı düşünme, analitik düşünme , yanal (lateral ) düşünme ile dinleme ve düşünme/izleme yöntemlerinin ilintisi ortaya konularak bu etkinlik ve uygulamalar bağlamında düşünme eğitimine katkıları dile getirilmesinde yarar bulunmaktadır. Bu çalışmada 6, 7, 8. SınıfTürkçe dersi öğretmen kılavuz kitaplarında Bulunan dinleme ve düşünme parçalarınde hangi yöntemlere vi yer verildiği tespit edilmiş, bu yöntemlerin hangi parçalarle birlikte uygulandığı, hangiçeşit parçaların yer aldığı ve sözcük sayıları üzerinden de parçaların uzunluğu kısalığı üzerinde durularak düşünme eğitimine katkıları ifade edilecektir. Çalışmada her sınıf seviyesi için biri Bakanlık iki özel yayınevi olmak üzere üçer öğretmen kılavuz kitap incelemeye alınmıştır. ” Çalışma dâhilinde bulunan kitaplarda mevcut parçaların tamamı olarak dinleme ve düşünme parçaları değerlendirmeye alınmıştır. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden basılı eser incelemesi ile vücut bulmuştur. Çalışma sonunda dinleme ve düşünme/izleme etkinliklerinin düşünce eğitimi üzerinde etkisi dile getirilecektirLooking at the reflection of the thinking skills that are becoming important and increasing in importance in Turkish textbooks makes it necessary to examine the issue in terms of its relevance to listening/watching activities. Turkish course prepared with constructivist approach (6, 7, 8. listening skills are discussed in detail in the curriculum and at least one listening text is required in every theme in Turkish courses. Methods/ techniques that can be used in the processing of listening texts are also mentioned in the program. Turkish Lesson (6, 7, 8. Seven types of listening methods/techniques are mentioned in the listening methods/techniques section of the curriculum. These methods/techniques are participatory listening, unattended listening, note-taking listening, self-substituting listening (empathy building), creative listening, selective listening and critical listening. In addition, critical thinking , creative thinking , reflective thinking , analytical thinking , lateral thinking and listening/monitoring methods are important for thinking education. 6, 7, 8 in this study. Turkish teacher guide book, listening in class, which are identified in the texts is given to the place where methods, these methods in which the texts of type text, and word counts, which is applied in conjunction with the texts on the length of contributions to education with an empözelis on thinking will be expressed in brevity. In the study, three teacher guidebooks were examined, one for each grade level and two private publishing houses of the Ministry. In this context, all texts in the books and especially listening texts were examined. The study was conducted with a document review from qualitative research methods. As a result of the study, the effect of listening/watching activities on thought training will be expresse

    Geographıc Informatıon System Based Multı-Crıterıa Analysıs And Mappıng Of Forest Fıre Rısk In Turkey

    No full text
    Bu çalışma, orman yangınlarıyla mücadelede karar destek sistemlerinin önemli bir parçası olan orman yangını riskinin analizi amacıyla yapılmıştır. Orman yangını riski, bir alanda çeşitli kriterlerin bir araya gelerek orman yangını çıkmasına neden olma ihtimalini ifade etmektedir. Orman yangını riskini analiz edecek model; değişkenleri belirlemek, değişkenler arasındaki ilişkileri incelemek ve risk indeksini hesaplayacak eşitliği oluşturmak üzere kurulmuştur. Bu çalışmada, orman yangını riskinin hesaplanması için, ağaç türü , kapalılık, cağ sınıfları, eğim, bakı, rakım, yollara mesafe, yerleşim yerlerine mesafe, tarım alanlarına mesafe, sulak alanlara mesafe ve enerji nakil hatlarına mesafe olmak üzere 11 kriter ele alınmıştır. Kriter değer aralıklarının belirlenmesi konusunda bugüne kadar yapılmış olan araştırmalar uzman görüşüne dayandığından, bu yöntemden farklı olarak kriter değer aralıklarını belirlemek için önce CBS analizleri yapılmış, ardından bunların doğruluğunu kontrol etmek amacıyla arazi çalışmaları yapılmıştır. Bunun sonucunda bazı kriterlerdeki değer aralıklarının, diğer araştırmacıların sonuçlarına göre önemli farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Önceki çalışmaların tam aksine, eğim arttıkça orman yangını riskinin azaldığı, rakım arttıkça orman yangını riskinin azaldığı, ‘insan faaliyetlerine mesafe’ kriterinde ise en yüksek riskli değer aralığının 0-25 metre olduğu sonuçlarına varılmıştır. Ayrıca hesaplamalarda ilk kez sulak alanlara mesafe ve enerji nakil hatlarına mesafe kriterleri kullanılmıştır. “Kriter ağırlıkları” da uzun dönemli yangın çıkış sebepleri analiz edilerek daha objektif şekilde ele alınmış ve bu değerlendirmeler ışığında risk indisinin hesaplanabilmesi için ulusal bir denklem ortaya konulmuştur. Modelin uygulanabilirliğinin test edilebilmesi için iklim, topoğrafya, bitki örtüsü ve toplumsal özellikler bakımından farklı 4 orman bölge müdürlüğü (Amasya, Antalya, Muğla ve Şanlıurfa) seçilerek özgün verilerle orman yangını riski analiz edilmiş ve risk haritaları oluşturulmuştur. Bu risk haritaları 2020 yılında meydana gelen orman yangınları ile karşılaştırılarak hesaplamaların doğruluğu sınandığında, pilot bölgelerdeki orman yangınlarının ortalama %87’si, CBS analizleri sonucunda “çok yüksek/yüksek riskli alan” olarak belirlenen alanlarda meydana gelmiştir. Sonuç olarak, arazide gerçekten yangın çıkabilecek noktaların CBS analizleri ve alan çalışmaları sonucunda elde edilen bulgularla çok büyük ölçüde uyumlu olduğu tespit edilmiştir.This study was conducted to analyze the forest fire risk, which is an important part of decision support systems in combating forest fires. Forest fire risk refers to the possibility of combining of various criteria in an area and causing a forest fire to occur. Model to analyze forest fire risk; It was established to determine the criteria, to examine the relationships between the criteria and to create the equation to calculate the risk index. In this study, 11 criteria were taken into consideration for the calculation of forest fire risk: tree species, crown closure, development stage classes, slope, aspect, altitude, distance to roads, distance to settlements, distance to agricultural areas, distance to wetlands and distance to electricity transmission lines. Since the studies conducted so far on determining the criterion value ranges are based on expert opinion, unlike this method, GIS analyzes were performed first to determine the criterion value ranges and then field studies were conducted to check their accuracy. As a result, it has been determined that the value ranges in some criteria differ significantly from the results of other researchers. Contrary to previous studies, it has been concluded that the risk of forest fire decreases as the slope increases, the risk of forest fire decreases as the altitude increases, and the highest risk value range is 0-25 meters in the "distance to human activities" criterion. In addition, "distance to wetlands" criterion and "distance to electricity transmission lines" criterion were used for the first time in calculations. "Criterion weights" are handled more objectively by analyzing the long-term causes of forest fire and a national equation has been put forward to calculate the risk index under the influence of these evaluations. In order to test the applicability of the model, 4 forestry regional directorates (Amasya, Antalya, Muğla and Şanlıurfa), which are different in terms of climate, topography, vegetation and social characteristics, were selected, and forest fire risk was analyzed with original data and risk maps were created. When the accuracy of the calculations were tested by comparing these risk maps with the forest fires that occurred in 2020, an average of 87% of the forest fires in the pilot regions occurred in areas determined as "very high / high risk areas" as a result of GIS analysis. As a result, it has been determined that the points where fires can actually occur in the field are highly compatible with the findings obtained as a result of GIS analysis and field studies

    Synthesıs Of Hybrıd Polymer Brush Vıa Combınatıon Of Surface-Inıtıated Rıng-Openıng Metathesıs Polymerızatıon And Thıol-Ene Clıck Reactıon And Its Use In Dna Hybrıdızatıon

    No full text
    Hidroksil sonlandırılmıĢ silisyum (Si-OH) yüzeyinde iyi tanımlanmıĢ hiyalüronik asit aĢılı poli(ekzo-7-oksabisiklo [2.2.1] hept-5-en-2,3-dikarboksilik anhidrit) [poli(EHDA)-HA] fırçaları yüzeyde baĢlatılan halka açılma metatez polimerizasyonu (ROMP) ve tiyol-in klik tepkimesi kombinasyonu ile hazırlandı. Bu iĢlem birbirini takip eden dört aĢamada gerçekleĢtirildi: (i) Si-OH yüzeyine (3-aminopropil) trietoksisilanın kendinden oluĢan tek tabaka yöntemi ile bağlanması (Si-APTES), (ii) EHDA monomerinin Si-APTES yüzeyine bağlanması, (iii) yüzeyde baĢlatılan ROMP ile poli(EHDA) fırçaların sentezi ve (iv) tiyolize hiyalüronik asitin (Th-HA) tiyol-in klik tepkimesi ile poli(EHDA) zincirlerine bağlanması. Poli(EHDA)-HA fırçaların yüzey ıslanabilirliği, yüzey morfolojisi ve kimyasal bileĢimleri sırasıyla temas açısı ölçümleri, atomik kuvvet mikroskopi ve X-ıĢını fotoelektron spektroskopisi ile karakterize edildi. Poli(EHDA) fırçaların aĢılama yoğunluğu (ζ, zincir nm-2) ve aĢılama noktaları arasındaki ortalama uzaklık (D, nm), [katalizör]/[monomer] oranından bağımsız olarak sırasıyla 0,50 zincir nm-2 ve 1,65 nm olarak belirlendi. Bu durum silisyum substrat yüzeyinde yüksek aĢılamanın oluĢtuğunu gösterdi. Bununla birlikte, yüksek hacimli Th-HA moleküllerinin sterik engeller oluĢturması sebebiyle düĢük mol kütleli HA molekülleri poli(EHDA) zincirlerine bağlandı. Fırçaların biyouyumlu özelliği, (3-(4,5-dimetiltiyazol-2-il)-2,5-difenil tetrazolyum bromür) (MTT) sitotoksisite testi ile belirlendi. Poli(EHDA)-HA fırçalara önce tek iplikli RNA molekülleri bağlandı daha sonra eĢlenik DNA probu ile hibridizasyonu yapıldı ve yüzey Floresans Spektrumu ve Lazer Taramalı Konfokal Mikroskobu ile incelendi. Sonuç olarak, poli(EHDA)-HA fırçalarının biyo-uyumlu özelliği, biyomoleküllerin yüzeylerdeki davranıĢını kontrol etmek için geliĢmiĢ biyolojik cihazlar yapmak için yararlı bir aday olabilir.Well-defined hyaluronated poly(exo-7-oxabicyclo[2.2.1]hept-5-en-2,3-dicarboxylic anhydride) [poly(EHDA)-HA] brushes on the hydroxyl terminated silicon (Si-OH) surface were prepared through the combination of surface-initiated ring-opening metathesis polymerization (ROMP) and thiol-ene click reaction. This process was realized in successive four steps: (i) formation of self-assembled monolayer of (3-aminopropyl)triethoxysilane on the Si-OH surface (Si-APTES), (ii) bonding of EHDA monomer to the Si-APTES surface, (iii) synthesis of poly(EHDA) brushes via surface-initiated ROMP and (iv) coupling of thiolated hyaluronic acid (Th-HA) to poly(EHDA) chains via thiol-ene click reaction. Surface wettability, surface morphology and chemical compositions of poly(EHDA)-HA brushes were characterized by contact angle measurements, atomic force, microscopy and X-ray photoelectron spectroscopy, respectively. Grafting density (ζ, chains nm-2) and average distance between grafting points (D, nm) of the poly(EHDA) brushes were measured to be 0,50 chains nm-2 and 1,65 nm, independent of the [catalyst]/[monomer] ratios, which indicated that high grafting was created on the silicon substrate. However, low amounts of HA molecules were bonded to poly(EHDA) chains due to the high volume of Th-HA chains creating some steric hindrances.The biocompatibility of the brushes was determined by (3- (4,5-dimethylthiazol-2-yl) -2,5-diphenyl tetrazolium bromide) (MTT) cytotoxicity test. First, single-stranded RNA molecules were attached to the poly(EHDA)-HA brushes, then hybridized with conjugated DNA probe and the surface was examined by Fluorescence Spectrum and Laser Scanning Confocal Microscope. As a result, the biocompatible property of poly(EHDA)-HA brushes could be useful a candidate for making advanced biological devices to control the behavior of biomolecules on surfaces

    Numerıcal And Experımental Investıgatıon Of Modal Behavıor Wıth Multı-Axıs Excıtatıon In Dynamıc Characterızatıon Of A Mıssıle

    No full text
    Füze teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte yapısal dinamik çalışmalara olan ilgi günden güne artmaktadır. Deneysel modal analiz teorisi havacılık ve uzay alanında yapısal dinamik çalışmaların pek çoğunun temelini oluşturmaktadır. Uçuş boyunca aerodinamik tahrike maruz kalan füzelerin modal testlerinde, doğru girdilerin uygulanabilmesi için tahrik koşullarının en iyi şekilde benzetilmesi önem arz etmektedir. Bu tez kapsamında, modal testler sırasında dinamik karakterizasyonu yapılan test kalemine, tahrikin aynı anda çok eksende uygulanması senaryosu üzerinde çalışılmıştır. Sonlu elemanlar analizleri ve deneysel modal analizler ile yapının farklı tahrik durumlarındaki dinamik karakterinin tahmin edilmesine yönelik çalışmalar yapılmıştır. Çalışmada geliştirilen test modellerinde öncelikle basit bir kiriş modeli üzerinden deneysel çalışmalar yürütülmüştür. Sonlu elemanlar analizleri ile yapılan çözümlemeler modal testler ile doğrulanmıştır. Sonrasında uçaktan atılan mühimmat çeşitlerinden olan MK-82 modeli kullanılarak test ve modelleme çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Modal davranışın tek eksende tahrik ve çok eksende tahrik uygulandığı durumlardaki karşılaştırmaları ortaya konulmuştur. Böylece bir füzenin dinamik karakterizasyonunda çok eksenli tahrik durumu için modal davranışın hem deneysel olarak hem de sayısal modelleme ile ortaya konulması sağlanmıştır. Çoklu eksende çoklu girdi ile yapılan sarsıcı testlerinde tüm eksenlerdeki eğilmelerin daha belirgin şekilde elde edildiği gözlenmiştir. Tez kapsamında ortaya konan deneysel çalışma literatürde geçen çoklu eksendeki tahrik uygulamalarının etkin faydalarını doğrulamaktadır.With the rise in missile technologies, interest in structural dynamic studies is increasing day by day. Experimental modal analysis theory forms the basis of most of the structural dynamics studies in the field of aviation and space. In modal tests of missiles that are subjected to aerodynamic effects during flight, it is important to simulate the aerodynamic effects in the best way in order to apply the correct input excitation. Within the scope of this thesis, the scenario of applying the input excitation in multiple axes at the same time to the test item, whose dynamic characterization was performed during modal tests, was studied. Studies have been carried out to estimate the dynamic character of the structure with finite element analysis and experimental modal analysis. In the test models developed in the study, first, experimental studies were carried out on a simple beam model. Analyzes made with finite element analysis were verified with modal tests. Afterwards, testing and modeling studies were carried out using the MK-82 model, which is one of the ammunition types thrown from the aircraft wing. Comparisons of modal behavior when single-axis input excitation and multi-axis input excitation are applied are presented. Thus, in the dynamic characterization of a missile, the modal behavior for the multi-axis excitation case has been demonstrated both experimentally and by numerical modeling. It was observed that bending in all axes was obtained more clearly in the shaker tests performed with multiple inputs in multiple axes. The experimental study presented within the scope of the thesis confirms the effective benefits of multi-axis input excitation applications mentioned in the literature

    0

    full texts

    26,928

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Gazi University Dspace is based in Türkiye
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇