Bilgi Merkezi
Not a member yet
1013 research outputs found
Sort by
Sera Gölgelemede Işık Seçici Ağların Kullanımı
Ülkemizde seralarda güneş ışınlarının yüksek olduğu bahar ve yaz aylarında uygun çevre koşulları havalandırma ve gölgeleme yöntemleri ile sağlanmaktadır. Seralarda, gölgeleme genellikle sera dış yüzeyine boya, kireç vb. maddelerin püskürtülmesi şeklinde uygulanmaktadır. Serayı dıştan gölgelemeyle güneş ışınları sera içine girmeden tutulduğu için sera içinde yüksek sıcaklık oluşmamaktadır. Dıştan gölgeleme en iyi gölgeleme sistemi olmasına karşın, bu sistem dış atmosfer koşullarının etkisinde kalmaktadır. Dolayısıyla kısa sürede bozulmaktadır. Bununla birlikte tüm dünyada tarımsal üretimden istenilen kalite ve miktarda ürün alabilmek için gelişen teknolojinin sağladığı avantajlar kullanılmaktadır. Nitekim son yıllarda bu uygulamalardan birisi de hem açık tarlada hem de serada gölgeleme amaçlı ışık seçici (foto-selektif) renkli ağların kullanımıdır. Bu ağlar kırmızı, sarı, mavi, sedef, yeşil ve siyah renkli olabilmektedir. Her bir renk PAR bölgesindeki dalga boylarını farklı düzeylerde geçirmektedir. Dolayısıyla her bir rengin bitki gelişimi üzerine etkisi farklıdır. Işık seçici ağların gölgeleme oranları %15, 35, 55 ve 75 düzeylerinde olabilmektedir. Bu çalışmada seralarda gölgeleme materyali olarak kullanılan ışık seçici ağların özellikleri ve işlevleri derlenmiştir.Işık seçici ağların gölgeleme oranları %15, 35, 55 ve 75 düzeylerinde olabilmektedir.
Bu çalışmada seralarda gölgeleme materyali olarak kullanılan ışık seçici ağların özellikleri ve işlevleri derlenmiştir
BIST’TE ANA METAL SANAYİ ENDEKSİNDE FAALİYET GÖSTEREN İŞLETMELERİN FİNANSAL PERFORMANS ÖLÇÜMÜ: 2011-2015 DÖNEMİ
Bir işletmenin varlığını devam ettirebilmesi ve büyümesi rakipleriyle mücadele edebilme yeteneğine, yani rekabet gücüne bağlıdır. İşletmenin rekabet gücünün sağlıklı biçimde tespit edilebilmesi de söz konusu işletmenin finansal performansının ölçülmesi ve analiz edilmesi ile gerçekleşmektedir. Bu araştırmanın amacı, BIST Ana Metal Endeksinde (XMANA) yer alan işletmelerin finansal performanslarının değerlendirilmesidir. Çalışmanın uygulamasında BIST Ana Metal Endeksinde yer alan firmaların likidite oranları, faaliyet oranları, finansal yapı, kârlılık ve borsa-performans oranlarından sık kullanılan oranlar belirlenerek TOPSİS Analizi ile karşılaştırma yapılmıştır. Uygulanan analiz sonucunda sektörde faaliyet gösteren firmaların finansal performanslarının farklılık gösterdiği ve işletmelerin 2011-2015 dönemleri arasında performanslarında değişkenlik olduğu görülmüştür.
Anahtar Kelimeler: Finansal Performans, Rasyolar, TOPSİS Analizi
VERİ ZARFLAMA ANALİZİ İLE İMALAT SANAYİ SEKTÖRÜNÜN FİNANSAL PERFORMANS ETKİNLİĞİNİN ÖLÇÜLMESİ: BORSA İSTANBUL’DA BİR ARAŞTIRMA
Araştırmada Borsa İstanbul’da (BİST’te) 2010 ile 2014 yılları arasında imalat sanayi sektöründeki alt sektörlerin ve alt sektörlerdeki şirketlerin kaynaklarını etkin ve verimli bir şekilde kullanıp kullanmadıklarını tespit etmek için parametrik olmayan yöntemlerden veri zarflama analizi yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca, bu araştırmada veri zarflama analizini yapmak için kullanılan girdi ve çıktı değişkenleri Kamuyu Aydınlatma Platformundan (KAP’tan) şirketlerin mali tablolarından yararlanılarak elde edilmiştir. Yapılan 5 yıllık etkinlik analizi sonucunda imalat sanayi sektöründe etkin olan ve etkin olmayan şirketler tespit edilmiş ve ayrıca etkin olmayan şirketler için önerilerde bulunulmuştur. Bunlara ilaveten, imalat sanayi sektöründe analizde kullanılan girdi değişkenlerini etkin bir şekilde kullanması konusunda ilerlemeler kat ettiğine ulaşılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Etkinlik, İmalat Sanayi Sektörü, Veri Zarflama Analizi
VERİ MADENCİLİĞİ SÜRECİ KULLANILARAK ALTINAPA BARAJI’NIN REZERVUAR İŞLETME MODELİ
Rezervuarlardaki su hacminin kontrolü, suyun biriktirilmesinin ve dağıtılmasının doğru zamanda yapılmasıyla olur. Gerekli önlemlerin alınmaması durumunda can ve mal kayıpları da olabilmektedir. Rezervuar işletme çalışmasının yapılması hem su temini hem de olası zararları önlemek açısından önemlidir. Rezervuarların etkili bir şekilde işletilmesi için su hacmini doğru bir şekilde saptamak gereklidir. Çalışmada, Konya il sınırları içerisinde bulunan Meram Çayı üzerindeki Altınapa Baraj Gölü’nün rezervuar işletme çalışması için veri madenciliği süreci kullanılmıştır. Veri madenciliği süreci ile modeller geliştirilirken iki farklı veri seti kullanılmıştır. Bu veri setlerinin ilkinde, göle gelen su miktarı, toplam sarfiyat ve yağış, ikincisinde ise göle gelen su miktarı, buharlaşma ve yağış parametreleri mevcuttur. Bu parametrelerle farklı girdi kombinasyonları kullanılarak hazne hacmini tahmin etmek için çeşitli modeller geliştirilmiştir. Geliştirilen model sonuçları incelendiğinde, rezervuar işletme çalışmalarında veri madenciliği sürecinin kullanılabilir olduğu görülmüştür.
Anahtar Kelimeler: Altınapa Barajı, veri madenciliği, rezervuar işletme modeli, Meram Çayı, Kony
Diyapoz Öncesi Beslemenin Bombus terrestris Ana Arılarının Diyapoz Sonrası Koloni Oluşturma Başarısı Üzerine Etkisi
Bu çalışma Bombus terrestris ana arılarının diyapoza konulmadan önce beslenmelerinin diyapoz sonrası koloni oluşturma başarısı üzerine etkisinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada çiftleştirildikten hemen sonra beslenmeden diyapoza konulan ana arı grubu (Grup 1), çiftleştirildikten sonra 3 gün beslenerek diyapoza konulan ana arı grubu (Grup 2) ve çiftleştirildikten sonra 7 gün beslenerek diyapoza konulan ana arı grubu (Grup 3) olmak üzere 3 farklı grup oluşturulmuştur. İkinci ve üçüncü gruptaki ana arılar diyapoza konulmadan önce bireysel beslenme kutularına yerleştirilmiş ve şeker şurubu ile ad-libitum olarak beslenmişlerdir. Sonuçlar B. terrestris arısının kitlesel üretiminde ana arıların diyapoz öncesi beslenmesinin bu ana arıların koloni oluşturma performansı ve kolonilere ait bazı gelişim özelliklerini etkilediğini göstermiştir. En yüksek yumurtlama oranı (%90,0) diyapoz öncesinde beslenmeyen ana arı grubunda gözlenirken, en yüksek tozlaşmaya uygun koloni oluşturma oranı (%70,0) diyapoz öncesinde 7 gün beslenen ana arı grubunda gerçekleşmiştir
Farklı Malç Tiplerinin Organik Olarak Yetiştirilen Çileğin Verimi ve Meyve Kalitesi Üzerine Etkileri
Bu çalışma organik olarak yetiştirilen (Fragaria x ananassa Duch.) cv. ‘Monterey, Albion, Aromas, Camarosa ve Sweet Charlie’ çilek çeşitlerinde siyah plastik, tekstil ve talaş malç tiplerinin bitki verimi ve meyve kalitesi üzerine olan etkilerini belirlemek amacıyla 2011-2013 yılları arasında açık tarla koşullarında yürütülmüştür. Çalışmada farklı çeşit ve uygulamalarda bitki başına verim, meyve ağırlığı, meyve eni, meyve sertliği, SÇKM, titre edilebilir asitlik, pH, meyve dış rengi değerleri ölçülmüştür. Bitki başına verim (696.90 g/bitki), meyve ağırlığı (18.40 g/meyve) ve meyve eni (37.05 mm) gibi verim kriterleri bakımından en yüksek değerler ‘Monterey’ çeşidinden elde edilmiştir. Farklı malç tipleri arasında, tekstil malç bitki başına verim (486.11 g/bitki) ve meyve eni (31.92 mm) bakımından daha üstün bulunmuştur. Meyve kalite kriterlerinden asitlik, pH ve meyve sertliği ortalama değerleri üzerine çeşit ve malç tipi farklılığı istatistiksel olarak önemli düzeyde etki etmiştir. Meyve dış rengi L, chroma ve hue değerleri çeşitlere göre önemli düzeyde farklı bulunurken, malç tipi farklılığının yalnızca Hue değerini önemli düzeyde etkilediği belirlenmiştir
FOTOVOLTAİK/TERMAL (PV/T) HİBRİT SİSTEMLERİN SOĞUTMA TEKNİKLERİNİN DENEYSEL OLARAK İNCELENMESİ
Günümüzde kullanılan ticari güneş pilleri % 30’dan daha düşük bir verimle güneş enerjisini elektrik enerjisine dönüştürebilmekte ve dönüşüm verimi, sıcaklık artışı ile ters orantılı olarak azalmaktadır. Güneş pillerindeki sıcaklık artışını önleyebilmek için kullanım amacına göre değişik formda ve yapılarda PV/T hibrit sistemler geliştirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, güneş enerjisinden elektrik üretimi esnasında panel sıcaklığının artması sonucu azalan elektriksel verimini, paneli su ve hava ile soğutarak artırmaktır. Bu amaçla yapılan deneysel çalışmada, PV panelin arka yüzeyine yerleştirilen borular içerisinden geçirilen su ve hava kanalları içerisinden geçirilen hava sayesinde panel yüzeyinde soğutma sağlanmıştır. Panelin ısısını alarak sıcaklığı artan su, sıcak su ihtiyacında ve hava kanalları içerisinden geçen hava ise panelin ısısını alarak iç ortam ısıtmasında kullanılabilmektedir. Bu şekilde panelin soğutulmasıyla hem fotovoltaik/termal (PV/T) sistemin verimi artırılmış hem de sıcak su ve iç ortam ısıtılması temin edilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Güneş enerjisi, Güneş pili, PV/T siste
SEÇMELİ LAZER SİNTERLEME TEZGÂHI İÇİN İMALAT YAZILIMI
Alışılmamış imalat yöntemlerinden biri olan eklemeli imalat teknikleri, 80’li yılların sonlarına doğru gelişmeye başlamıştır. Başlangıçta polimerlerden iletişim ve muayene araç gereçleri olarak prototip yapmak için kullanılmıştır. Daha sonra 90’lı yıllarda hızlı prototipleme sistemlerindeki gelişmelerle metal ve seramikten son kullanım direkt fonksiyonel parçalar üretilmeye başlanmıştır. Günümüzde de seçmeli lazer sinterleme/ergitme (SLS/SLE) makineleri ile birçok alanda çeşitli metal tozları kullanılarak klasik imalat yöntemleri ile imal edilemeyecek kadar karmaşık geometride olan parçaların çok hızlı bir şekilde imalatı yapılabilmektedir. Bu çalışmada, SLS/SLE tezgâhında ve diğer eklemeli imalat sistemlerinde kullanılabilecek bir yazılım geliştirilmiştir. Geliştirilen yazılım, araştırma-geliştirme (AR-GE) amaçlı üretilmiş olan bir Doğrudan Seçmeli Lazer Sinterleme tezgâhına uyarlanmıştır. Yazılım iki modülden oluşmaktadır. Birinci modül ile, STL (STeryoLitografi) dosya formatındaki katı modelin üç boyutlu (3B) görüntülenmesi, üçgen yüzey örgüsü boşluk kontrolü-tamiri ve modelin dilimlenmesi gerçekleştirilmiştir. İkinci modül ile de, birinci modülde dilimlenmiş modelin iki boyutlu (2B) dilimlerinin gösterimi, tabla üzerinde yerleşimi, farklı tarama desenlerinde tarama yollarının oluşturulması, bu tarama yollarındaki toplam lazer mesafesinin hesaplanması, seçilen tarama desenine ve lazer parametrelerine göre yakma işleminin yapılması, tezgah servo motorları hareketlerinin sağlanması gerçekleştirilmiştir. Geliştirilen yazılım Eİ makineleri üretimi çalışmalarına ve SLS/SLE alanında yapılacak AR-GE faaliyetleri için altyapı oluşturmaya katkı sağlayacaktır.
Anahtar Kelimeler: Eklemeli imalat, seçmeli lazer sinterleme (SLS), seçmeli lazer ergitme (SLE), STL dosya onarım, dilimleme, tarama yol
Kışlık Buğday Çeşitlerinin Tarla ve Laboratuvar Koşullarında Çıkış Performansları
Yeterli verime ulaşmak için tohumun çimlenme ve fide geliştirme gücü önemli parametrelerdendir. İlk gelişme döneminde oluşan kök ve sürgün uzunluklarının belirlenmesi bu açıdan faydalı olacaktır. Çalışma; tarla ve laboratuvar koşullarında bazı yerel ve ticari buğday çeşitlerinin kök ve sürgün uzunlukları ile çimlenme özelliklerini karşılaştırmak amacıyla yürütülmüştür. Denemede Esperia, Albostan, Kavılca, Tir, Siyez ve Ç-1252 buğday çeşitleri kullanılmıştır. Çeşitlere ait tohumlar aynı tarihte 40x40 cm ebatlarında kaba filtre kâğıtlarına ve tarlaya ekilmiştir. Kaba filtre kâğıtlarına ekilen tohumların kök ve sürgün uzunlukları 3, 7 ve 10. günlerde ölçülmüştür. Tarlaya ekilen tohumların oluşturduğu fideler ise ekimden 4 hafta sonra sökülerek ölçümler yapılmıştır. Oda sıcaklığında en uzun fide boyu Kavılca ve Tir’de, en uzun fide kök boyu ise Ç-1252 ve Albostan çeşitlerinde belirlenmiştir. Tarla koşullarında en yüksek fide boyu Ç-1252 çeşidinde tespit edilirken, fide kök uzunlukları arasında fark bulunmamıştır
PV TABANLI SU POMPALAMA SİSTEMİNDE MAKSİMUM GÜÇ NOKTASI İZLEYİCİSİ UYGULAMASI
Günümüzde, hayat kalitesinin artması ve birçok ülkede sanayinin gelişmesi dünyadaki enerji talebinin artmasına sebep olmuştur. Ayrıca, geleneksel enerji kaynakları azalmaya başlamıştır. Bu sebeplerden dolayı yenilenebilir enerji kaynaklarına özellikle de güneş enerjisine olan ilgi her geçen gün artmaktadır. Güneş enerjisi, şebekeden bağımsız sistemleri enerjilendirmek için kullanılan çekici bir enerji kaynağıdır. Gelişmekte olan ülkelerde şebekeye erişimin olmadığı yerlerde özellikle kırsal alanlarda su pompalanması gibi pek çok uygulamalarda kullanılmaktadır. Fotovoltaik (photovoltaic, PV) sistemlerden elde edilen enerji değişen çevre koşulları altında azalmaktadır. Bu nedenle, PV sistemlerden maksimum enerjiyi elde etmek için maksimum güç noktası takibi yapılmaktadır.
Yapılan çalışmada, fotovoltaik enerji ile çalışan su pompalama sistemi uygulaması gerçekleştirilmiştir. Sistemden elde edilen verimi arttırmak için maksimum güç noktası izleyici(MGNI)kullanılmıştır. MGNI olarak Değiştir&Gözlemle (Perturb&Observe, P&O) algoritması kullanılmıştır. MGNI algoritmasının sistemde uygulanması TMS320F2812 DSP işlemcisi ile sağlanmıştır. Sistemden elde edilen enerji doğru akım (DA) olduğu için ve su pompa motoru da PV sisteme doğrudan bağlandığı için DA su pompası motoru kullanılmıştır. Uygulama, sistemde maksimum güç noktası izleme algoritması kullanılarak ve kullanılmadan gerçekleştirilmiş olup her iki durumdan elde edilen güç değerleri karşılaştırılmıştır. MGNI kullanılarak elde edilen verimin, MGNI kullanılmadan elde edilen verimden daha iyi olduğu gözlenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Güneş enerjisi, Fotovoltaik, Su pompalama sistemleri, MPP