Bilgi Merkezi
Not a member yet
    1013 research outputs found

    Künye

    No full text

    HAVALİMANLARI İÇİN BAGAJ TESLİMAT SİSTEMİ

    No full text
    Uluslararası hava taşımacılığı birliği olan IATA (International Air Transport Association) ’nın aldığı karar ile havayolu şirketleri yolcularının bagajlarına ait süreçleri takip etmekle yükümlüdür. Şirketlerin bagaj takiplerini gerçekleştirilmesi için havalimanlarının altyapılarının uygun olması veya gerektiği gibi güncellenmesi gerekmektedir. Böylelikle bagaj teslimatında yaşanan aksaklıklarının en aza indirgenerek, müşteri memnuniyetinin artması hedeflenmektedir. Bu çalışmada havalimanlarının bagaj bekleme alanlarında yolcuların bagajlarının durumunu takip ettikleri bir sistem geliştirilmiştir. Yolcunun bagajına uçuş öncesi RFID (Radio Frequency Identification ) etiket takılarak, kimlik bilgileri sisteme kaydedilir. Uçuş sonrası havayolu şirketi personeli, bagajlarda bulunun etiketleri okuyucu sisteme okutur. Bagajlardan alınan kimlik bilgileri, veri tabanındaki yolcu bilgileri ile eşleştirilerek teslimat noktasında bulunan ekranlara aktarılır. Böylelikle alanda bulunan yolcular bagajının durumunu ekrandan takip edebilmektedir. Geliştirilen sistemde takip 13.56Mhz RFID yapışkan etiket ile yapılmaktadır. RFID etiketlerin okunması için Arduino geliştirme kartı üzerinde RC522 RFID okuyucu kullanılmaktadır. Sonuç olarak sistem havalimanlarında yolcuları bagajlarının kolay ve pratik şekilde teslim alması hedeflenmektedir. Anahtar Kelimeler: Arduino, RFID, Bagaj Takip Sistemi, Bagaj Teslimat Sistemi

    HASTA İLİŞKİLERİNDE TIBBİ SEKRETERLERİN DUYGUSAL EMEK VE İLETİŞİM BECERİLERİNİN NİTEL OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

    No full text
    Çalışmada, Konya’da bir kamu hastanesinde hastalarla doğrudan iletişimde bulunulan birimlerde (dahili, cerrahi ve özel birimlerde) hizmet veren tıbbi sekreterlerin duygusal emek ve kişilerarası iletişim becerilerinin nitel olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel veri toplama yöntemlerinden derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak yürütülmüştür. Çalışmanın amacına uygun olarak araştırmacılar tarafından soru formu hazırlanmıştır. Katılımcılara kendilerini tanıtıcı bilgiler, duygusal emek davranışları ile ilgili görüşleri ve iletişim becerilerini içeren sorular yöneltilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, kartopu örneklem yöntemi ile seçilen bir kamu hastanesinde hizmet veren 14 tıbbi sekreter oluşturmaktadır. Yapılan analizler sonucunda; katılımcıların duygusal emek gösterim sürecindeki davranış türlerinin zamana, duruma ve yerine göre değiştiği bulunmuştur. Ayrıca katılımcıların birçoğunun kişilerarası iletişimde dikkat edilmesi gerekenler hususunda bilgi sahibi oldukları ve çoğunlukla bu durumlara dikkat etmeye çalıştıkları, ancak zaman zaman şartlar neticesiyle uygulamakta zorlandıkları görülmektedir

    ÖRGÜTSEL KÜLTÜRÜN ÜRÜN İNOVASYONU ÜZERİNDE ETKİSİNE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA

    No full text
    Küresel ve yerel pazarlarda yaşanan yoğun rekabet ortamında örgütler, karlılıklarını korumak ve artırmak amacıyla yeni ürünleri, yol ve yöntemleri kullanmak zorunda kalmaktadır. Bu durum örgütlerin inovasyon ve ürün inovasyonu faaliyetlerini teşvik etmektedir. Örgütlerde inovasyon ve ürün inovasyonu çalışmalarını etkileyen iç ve dış çevre faktörleri bulunmaktadır. Bu iç çevre faktörlerinden birisinin de örgütsel kültür olduğu düşünülmektedir. Bu çalışma, örgütsel kültürün ürün inovasyonu üzerinde bir etkisinin olup/olmadığını bulabilmek amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda örgütsel kültürün boyutları olan vizyonun, işe katılımın, uyumun ve tutarlılığının ürün inovasyonu üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Araştırma verisi, Gaziantep 1., 3., ve 4. organize sanayi bölgelerinde faaliyette bulunan işletme yöneticilerinden toplanmıştır. Verinin toplanmasında anket yöntemi kullanılmıştır. Toplam 245 anket değerlendirilmiş olup, verinin değerlendirilmesinde frekans dağılımları ve çoklu doğrusal regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Sonuç olarak vizyon ve işe katılım boyutlarının ürün inovasyonu üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Ancak uyum ve tutarlılık boyutlarının ürün inovasyonu üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmadığı saptanmıştır

    ÜCRETLERİN KAYNAKTA VERGİLENDİRİLMESİ: FARKLI VERGİ SİSTEMİ UYGULAYAN OECD ÜLKELERİNE İLİŞKİN BİR İNCELEME

    No full text
    Ücret gelirleri, OECD ülkelerinde gelir vergisi kapsamında ve genellikle kaynakta kesinti yöntemiyle vergilendirilmektedir. Bu çalışmanın amacı; farklı gelir vergisi sistemlerinde kaynakta vergilendirilen ücretlilerin gerçek usulün imkânlarından ne ölçüde yararlandırıldığını tespit etmek ve Türkiye için çözüm önerileri getirmektir. Bu kapsamda çalışmada OECD ülkelerinin ücretlerin vergilendirilmesinde kullandıkları yöntemler araştırılmıştır. Ayrıca ücretlerin kaynakta vergilendirilmesine etkisini tespit etmek amacıyla; kapsamlı, ikili, yarı ikili ve düz oranlı gelir vergisi sistemlerini uygulayan OECD ülke örnekleri incelenmiştir. Çalışma sonucunda, gelir vergisi sistemlerindeki farklılıkların kaynakta kesinti yöntemine doğrudan etkisinin olmadığı, incelenen ülkelerde vergiye şahsilik özelliği kazandıran vergi kolaylıkları ile sosyal içerikli transferlerin çalışanların net ücretlerini pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Türkiye’de ise ücretlerin çoğunlukla kaynakta vergilendirilmesi gelir vergisinin sübjektif niteliklerini kısmen kaybetmesine neden olmakta ve ücretliler için gerçek usulde vergilendirme şekli nitelik taşımaktadır. Bu nedenle diğer bazı ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de, ücretlerin vergilendirilmesinde beyanname yöntemi gibi gelir vergisini güçlendiren vergilendirme tekniklerinin kullanılması önerilmektedir

    KENDİLİĞİNDEN YERLEŞEN BETONDA MERMER – GRANİT VE ANDEZİT’İN AGREGA OLARAK KULLANILABİLİRLİĞİNİN ARAŞTIRILMASI

    No full text
    Bu çalışmada mermer, granit ve andezitin kendiliğinden yerleşen betonda agrega olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla şahit olarak kalker kökenli agrega ile üretilen kendiliğinden yerleşen beton tasarımında %25, %50 ve %75 oranlarında mermer, granit ve andezit agregası kullanılmıştır (üç farklı çimento dozajında 350, 400 ve 450 kg/m3). Üretilen beton numuneleri üzerinde taze halde çökme yayılma deneyi ile sertleşmiş halde basınç mukavemeti ve yarmada çekme mukavemeti deneyleri gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak incelenen agregaların beton üzerindeki performansının kullanım oranı ve çimento dozajına bağlı olarak değiştiği, taze beton özellikleri üzerinde olumsuz etkisi olmasına rağmen, düşük oranlarda kullanıldığında basınç mukavemetinde olumlu etkiler ortaya koyduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kendiliğinden yerleşen beton, mermer, granit, andezit

    REJİ ŞİRKETİ CİBALİ TÜTÜN FABRİKASI İŞÇİ GREVLERİ (1883-1925)

    Get PDF
    Ücretli emeğin olduğu her dönemde grevlere rastlamak mümkündür. İşçi ve işveren arasındaki ilişkinin dengeli seviyede ilerleyebilmesi için, işçiler grev silahını geçmişten günümüze kullanmıştır. 19. yüzyılda Osmanlı ekonomisinde görülen sanayileşme hareketleri ile birlikte grevlerin de arttığını görülmektedir. Özellikle tütün sektöründeki sanayileşme ile birlikte ortaya çıkan tütün işçilerinin grevleri, Osmanlı emek tarihinde önemli bir konumdadır. Tütün tekelini elinde bulunduran Reji Şirketi’nin işçilerine sunmuş olduğu çalışma koşulları, ücretler ve mesai saatlerini içeren ağır düzenlemelerine karşı, işçiler zaman zaman grevlere giderek, daha iyi çalışma şartları için direnmişlerdir. Şirketin, İstanbul’daki fabrikası olan, Cibali Tütün Fabrikası işçilerinin grevleri genellikle tepkisel karakterli olmuş ve grev sebepleri ise sadece ekonomik kaynaklı değil, sosyal sebeplerde olmuştur. Cibali Reji işçisi zihniyetinde, grevler süresince oluşan “işçi sınıfı bilinci” dikkat çekmektedir. Bu bilinç, yapılan grevlerle birlikte gelişmiş ve sosyalizm düşüncesi böylece Osmanlı işçileri arasında yaygınlık kazanmışsa da, söz konusu gelişmeleri devlet izleyerek, önlem almış ve bu düşüncenin İstanbul’da gelişimi yaygınlık kazanmamıştır

    TELEFON VE OYUN BAĞIMLILIĞI: ÖLÇEK İNCELEMESİ, BAŞLAMA YAŞI VE BAŞARIYLA İLİŞKİSİ

    No full text
    Bu çalışmanın üç amacı vardır. Bunlar: i. dijital oyun oynamaya ve telefon kullanmaya başlama (sahip olma) yaşının telefon ve oyun bağımlılığı ile ilişkisinin, ii. oyun ve telefon bağımlılığının akademik başarıya etkisinin ve iii. hazırlanan telefon ve oyun bağımlılığı ölçeklerinin geçerlilik ve güvenilirliğinin incelenmesidir. Bu amaçlara ulaşmak için standart bir anket formu yardımıyla 446 üniversite öğrencisinden toplanan veriler kullanılmıştır. Yürütülen keşifsel ve doğrulayıcı faktör analizi sonucunda, oyun bağımlılığının iki boyuttan (istek ve hırs) ve telefon bağımlılığının dört boyuttan (internet, yoksunluk, iletişim ve özgürlük) oluştuğu, ölçeklerin geçerli ve güvenilir olduğu görülmüştür. Yapısal eşitlik analizi sonuçları, oyuna başlama ve telefon kullanmaya (sahip olma) başlama yaşı ile oyun ve telefon bağımlılığı arasında güçlü negatif bir ilişki bulunduğunu, başlama yaşı küçüldükçe bağımlılık düzeylerinin yükseldiğini ortaya koymuştur. Telefon bağımlılığının akademik başarıya (ders çalışma süresi ve genel akademik ortalama) etkisi oyun bağımlılığına kıyasla göreli düşük olsa da her ikisinin de istatistiksel bakımdan negatif etkisi bulunduğu belirlenmiştir. Telefon bağımlılığı ile akademik başarı arasında oyun bağımlılığının kısmi aracılık etkisi de çalışmada tespit edilmiştir

    MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSELERİNDE GÖREV YAPAN EĞİTİM YÖNETİCİSİ VE ÖĞRETMENLERİN ÖRGÜTSEL SESSİZLİK DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ

    No full text
    Bu araştırma ile Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde görev yapan eğitim yöneticileri ve öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya kaynaklık eden örneklem grubu, Isparta il merkezinde 2016-2017 Eğitim-Öğretim döneminde 7 Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde görev yapan 35 eğitim yöneticisi ve 462 öğretmenden, araştırmaya katılmayı kabul eden 94 kadın ve 181'i erkek 275 öğretmen, 2 kadın 21 erkek Eğitim Yöneticisi olmak üzere toplamda 298 eğitim çalışanından oluşmaktadır. Katılımcıların örgütsel sessizlik düzeylerinin belirlenmesinde Van Dyne ve diğerleri (2003) tarafından geliştirilen “Örgütsel Sessizlik Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırma da elde edilen verilerin istatistiksel analizlerinde SPSS 22.0 veri analiz programı kullanılmıştır. Öğretmenlere ait özelliklerin ölçek puanlarının karşılaştırılmasında parametrik analiz yöntemlerinden olan MANOVA analizi kullanılmıştır. Yapılan MANOVA analizlerinde anlamlı farklılık düzeyi p0.05), medeni durum, yaş grubu ve mesleki kıdem değişkenlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık içerdiği belirlenmiştir (

    CİNSİYETE DUYARLI PERFORMANS ESASLI BÜTÇELEME SİSTEMİNİN UYGULANABİLİRLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

    No full text
    Bütçenin toplumsal cinsiyet eşitliği üzerindeki etkisini bütçesel karar alma süreçlerine konu edebilmek, bir diğer deyişle cinsiyet-bütçe ilişkisini kurabilmek üzere performans esaslı bütçeleme sistemi ile cinsiyete duyarlı bütçelemenin entegrasyonu önerisinde bulunulmaktadır. Performans esaslı bütçeleme sisteminin en önemli özelliği politika öncelikleri ile kaynak tahsisatı ve kullanımı arasında ilişki kurulmasıdır. Bu bakımdan performans esaslı bütçe sistemi cinsiyete duyarlı bütçelemenin etkili bir şekilde uygulanabilmesi için uygun zemini oluşturmaktadır. Ancak başarılı bir uygulama için her iki bütçeleme türünün kendi içerisindeki bazı kısıtlarının da aşılması gerekir. Çalışmada söz konusu entegrasyonun gerçekleştirilebilmesi için performans esaslı bütçeleme sisteminin cinsiyete duyarlı bütçelemeye sunduğu fırsatlar ve kısıtları ile bu kısıtların aşılmasına ilişkin önerilere yer verilmiştir

    517

    full texts

    1,013

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Bilgi Merkezi is based in Türkiye
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇