Bilgi Merkezi
Not a member yet
1013 research outputs found
Sort by
SAĞLIK SEKTÖRÜNDE E-DEVLET UYGULAMALARININ ETKİNLİĞİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA: ISPARTA İLİ ÖRNEĞİ
Çalışmada, kamusal hizmet üretimi ve yurttaşlara sunumu sürecinde bilgi ve iletişim teknolojilerinde faydalanmak şeklinde tanımlanan e-Devlet kavramının ortaya çıkışı, kapsamı ve mahiyeti hakkında dünya ve Türkiye ölçeğinde kısaca bilgi verilmiştir. Ardından sağlık sektöründe e-Devlet uygulamaları incelenmiş ve etkinliği hakkında Isparta il merkezi ölçeğinde bir alan araştırması yapılarak değerlendirmelere yer verilmiştir. Araştırmada literatür taraması ve mevzuat incelemesi yöntemleri kullanılmış, ayrıca telefon, e-posta ve yüz yüze görüşmelerle Sağlık Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı çalışanlarından mevcut uygulamaların işlerliği ve etkinliği hakkında bilgi toplanmıştır. Uygulama kısmında da yöntem olarak saha araştırması, veri toplama aracı olarak ise yüz yüze anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anket çalışması sonucunda, Sağlık Bakanlığı ve hastanelerin vatandaşlara sundukları e-Sağlık uygulamaları hakkında vatandaşların yüksek düzeyde bilgi sahibi oldukları, ancak bu hizmetleri düşük düzeyde kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. MHRS’nin en sık kullanılan e-Sağlık hizmeti olduğu, e-Nabız ve e-Laboratuvar hizmetlerinin ise çok düşük kullanım oranlarına sahip olduğu görülmüştür
BÖLGESEL POLİTİKALARIN KALKINMA PLANLARINDAKİ YERİ VE ZAMANA BAĞLI DÖNÜŞÜMÜ
Cumhuriyetin ilk yıllarında kamu kaynaklarının ve sanayi yatırımlarının dağıtılması amacıyla düzenlenen sanayi planları, Devlet Planlama Teşkilatı’nın kurulması ile boyut değiştirmiştir. Sosyal, ekonomik ve kültürel bir kalkınma amaçlayan bu planlarda bölgesel politikalar da artan bir öneme sahip olmuştur. Nitekim bölgeler arasındaki dengesizliğin giderilmesine yönelik uygulanan politikalarda da özellikle küreselleşme-yerelleşme eğilimlerine bağlı olarak bölge kavramına ve bölgesel politikalara bakış açısında da değişiklikler meydana gelmiştir. Bu bağlamda çalışmada; meydana gelen bu değişikliklerin kalkınma planlarına ne ölçüde yansıdığı ele alınmakta ve Türkiye’de 1960’larla beraber başlayan Planlı Kalkınma Döneminde uygulanan bölgesel politikaların dönüşümünü göstermek amaçlanmaktadır. Bölge kavramındaki meydana gelen değişimi gösterebilmek adına Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planından başlayarak Onuncu Beş Yıllık Kalkınma Planına kadar hazırlanan planlarda yer alan bölge, bölgesel gelişme ve bölgesel kalkınma kavramlarındaki yaşanan değişim çalışmada incelenmiştir. Çalışma sonucunda; planlı dönem öncesinde etkin bir şekilde uygulanamayan bölgesel kalkınma politikalarının planlı dönem sonrasında daha çok önemsendiği ve bu hususun kalkınma planlarına etkin bir şekilde yansıdığı görülmüştür
AR-GE AMAÇLI DOĞRUDAN METAL LAZER SİNTERLEME (DMLS) TEZGÂHI İŞLEM PARAMETRELERİNİN ARAŞTIRILMASI
Eklemeli imalat teknolojileri 1970 yıllarında, tasarımların numunelerini hızlıca imal etmeyi amaçlayan hızlı prototipleme sistemleri ile başlanmıştır. 80’li yılların başından itibaren numune yerine gerçek parça imalata gündeme gelmeye başlamış ve imalat yönteminin adı Eklemeli İmalat olarak ifade edilmiştir. 90’lı yıllarda da eklemeli imalat sistemlerindeki gelişmelerle metal ve seramikten son kullanım amaçlı doğrudan fonksiyonel parçalar imal etme denemelerine başlanmıştır. Günümüzde de Seçmeli Lazer Sinterleme/Ergitme (SLS/E) makineleri ile birçok alanda çeşitli metal tozları kullanılarak klasik imalat yöntemleri ile imal edilemeyecek kadar karmaşık geometride olan parçaların göreceli olarak çok hızlı bir şekilde imalatı yapılabilmektedir. Bu çalışmada, Kalkınma bakanlığı destekli proje kapsamında tasarlanıp, ülkemizde ilk olarak imalatı yapılan, Doğrudan Metal Lazer Sinterleme tezgâhı kullanılmıştır. Tezgâh işlem parametrelerini belirleme amaçlı 316L paslanmaz çelik tozu kullanılarak; lazer gücü 50W-175W, tarama hızı 5mm/s-1000mm/s aralıklarında değiştirilerek tekli çizgi tarama, çoklu çizgi tarama ve tek katman tarama halinde deneyler yapılmıştır. Lazer gücünün 100-175W değerlerinde ve tarama hızının 85,100mm/s değerlerinde daha düzgün bir birleşme ile tekli çizgi elde edilmiştir. Lazer gücünün 100W, 125W değerleri ile tarama hızının 100mm/s,200mm/s değerlerinde kaynaşma görülmüştür. Lazer gücü 100W, tarama hızı 400mm/s ve tarama mesafesi 25µm değerlerinde iken daha başarılı katman oluşumu gözlemlenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Eklemeli imalat, işlem parametreleri, metal sinterleme tezgâh
e-İMZA İLE DOSYA ŞİFRELEME UYGULAMASI
Günümüz teknolojisinin hızlı şekilde gelişmesiyle ortaya çıkan güvenlik açıklarının ne kadar önemli olduğu görülmektedir. Kriptoloji, kişilerin veya kurumların bilgilerinin korunmasını sağlamaktadır. Kriptografik algoritmalar bilgi güvenliğinin sağlanması için yaygın olarak kullanılır. Gelişmeler ışığında önemli olan, kriptografik işlemlerinin günlük hayata nasıl uygulandığıdır. Bu çalışmada, geliştirilen uygulama ile dosyaların şifreleme işlemleri elektronik imza ile güçlendirilmiştir. Şifrelerin çözülmesi sırasında e-imza doğrulaması gerekmektedir. Böylelikle dosyayı şifreleyen ile şifreyi çözmeye çalışan kişinin aynı kişi olduğundan emin olunacaktır.
Anahtar Kelimeler: Elektronik İmza, Kriptografi, Bilgi Güvenliği, Bilgi gizleme, Elektronik Sertifika, SHA25
OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE KULLANILAN AZ91 MAGNEZYUM ALAŞIMININ KOROZYON DAYANIMINA ARK PVD SERAMİK FİLM KAPLAMALARIN ETKİSİ
Günümüz otomotiv sektörü, daha az yakıt sarfiyatı ve düşük gaz emisyonunun sağlanması için magnezyum (Mg) gibi hafif ve kolay şekillendirilebilen malzemelerin kullanılmasına yoğunlaşmıştır. Yapılan araştırmada, bu alaşımların düşük korozyon dayanımına sahip olduğu ve ilave kaplama yöntemleri ile geliştirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, çalışmada otomotiv sektörü malzemesi olan AZ91 Mg alaşımı Ark PVD yöntemi ile farklı parametreler kullanılarak TiN, AlTiN ve ZrN kaplanmış ve kaplamaların korozyon dayanımına etkisi deneysel olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak, bu seramik film kaplamaların AZ91 Mg alaşımının korozyon dayanımını ciddi bir şekilde arttırdığı ve ortalama olarak AlTiN kaplı AZ91 Mg alaşımının en yüksek korozyon dayanımına sahip olduğu, bunu sırasıyla TiN ve ZrN kaplamalı AZ91 Mg alaşımları takip etmektedir
EFFECTS OF ADS ON CHILDREN’S CONSUMPTION BEHAVIOR
In the study, the effects of ads on children’s consumption are examined. Following a conceptual look on ads, advertising, and child and the field of ads, an in-depth interview technique is utilized to measure the impact of ads on children’s consumption which constitutes the main subject of the study. An in-depth interview is conducted with 20 parents living in Ataşehir district in İstanbul, Turkey and with their children studying in Ataşehir. As a result of the study, it is determined that all the TV commercials influence children. When the food ads on TV are examined, it is found that the advertisements of foods of animal origin catch children`s interest at most. There are also healthful products such as milk, yoghurt in these food ads. However these ads are for foods of animal origin such as fruit yoghurt, fruit milk and delicatessen products. These ads influence children`s interest and create desire of purchase
MÜLTECİ EMEĞİNİN TÜRKİYE İŞGÜCÜ PİYASALARINDAKİ GÖRÜNÜMÜ VE ETKİLERİ
Toplumsal yaşamın çoklu alanlarına ve katmanlarına sirayet eden ve küresel bir problem haline gelen ulusötesi göç hareketliliği, kapsam ve boyutlarıyla ülkeleri işbirlikleri geliştirmeye ve örgütlenme temelinde buluşmaya zorlamaktadır. Türkiye, küresel ve bölgesel krizlerin türbülansında ve ulusötesi göç hareketliliğinin merkezinde yer alan kritik bir coğrafyadadır. Özellikle geçici koruma statüsündeki Suriyelilerin ülke içindeki nüfusu ve coğrafi dağılımı; eğitim, sağlık, güvenlik, barınma gibi çeşitli ihtiyaçlarının giderilmesi hususunda yapılan yardımların hacmi; toplumsal etkileşimler, işbirlikleri ve uyum sorunları gibi pek çok düzlemde ele alınması gereken toplumsal ve ekonomik problemler bulunmaktadır. Bu hususlardan biri de neo-liberal esneklik politikalarının ve nihayetinde küresel rekabetin bir sonucu olarak, işgücü piyasalarının ihtiyaç duyduğu ucuz ve güvencesiz emek ihtiyacının mülteci işgücü ile giderilmesidir. Çalışma kapsamında mültecilerin, Türkiye işgücü piyasasındaki istihdam alanları ve koşulları ele alınmıştır. Ayrıca mültecilerin, Türkiye ekonomisi açısından bir tehdit mi yoksa fırsat mı olduğu çeşitli ekonomik göstergeler üzerinden tartışılmıştır. Sonuç olarak esnek, ucuz ve güvencesiz bir görünüme sahip olan mülteci emeğinin, yerli işgücünün istihdam ilişkilerini etkilediğini; ancak Türkiye açısından ekonomik büyümenin önünü açabilecek bir anahtar da olduğu tespit edilmiştir
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA PERSPEKTİFİNDEN YENİLENEBİLİR ENERJİ: KAMU POLİTİKALARININ GEREKLİLİĞİ
Kalkınmanın sürdürülebilirliği fosil yakıtlara bağımlılığın ortadan kaldırılması ile mümkün görünmektedir. Enerji arz güvenliği, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, zararlı çevresel etkiler vb. ülkelerin sürdürülebilir kalkınmayı gerçekleştirmede çözmek zorunda oldukları sorunların başında gelmektedir. Bu sorunun çözümü yenilenebilir enerji teknolojilerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına bağlı görünmektedir. Fakat piyasa yapısı, idari ve yasal düzenlemeler, vb. koşullar bu teknolojilerin kullanımının önünde engel oluşturmaktadır. Bu sebeple yenilenebilir enerji teknolojilerinin kamu politikaları ile desteklenmesi gerekmektedir
KRİZ DÖNEMLERİNDE SOSYAL MEDYA KULLANIMI:15 TEMMUZ DARBE (KALKIŞMA) GİRİŞİMİ SONRASINDA TÜRKİYE’DEKİ BAKANLAR KURULU ÜYELERİNİN TWİTTER KULLANIMI ÜZERİNE BİR İNCELEME
Günümüzde sosyal medya krizlerin başladığı ve krizlerin çözüldüğü bir mecra olarak karşımıza çıkmaktadır. Kullanıcı sayısı her geçen gün artan sosyal medyanın gücüne kayıtsız kalamayan devlet kurumları da sosyal medyadan faydalanmakta, Cumhurbaşkanlığı ve Bakanlar Kurulu üyeleri, kriz dönemlerinde, krizi etkili bir biçimde yönetebilmek amacıyla da sosyal medyadan istifade etmektedirler. Bu çalışma, Türkiye tarihi açısından önemli bir kriz dönemi olan 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ilan edilen ilk OHAL sürecini kapsamaktadır. Çalışma kapsamında, örneklem olarak kriz dönemlerinde en yaygın olarak kullanılan sosyal medya ağlarından Twitter seçilmiştir. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu üyelerinin, ilk OHAL dönemini kapsayan, 20 Temmuz-20 Ekim tarihleri arasında Twitter’ı, ne sıklıkla, hangi amaçlar doğrultusunda kullandıkları nitel ve nicel içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bu bağlamda kriz dönemlerinde Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu üyelerinin Twitter’ı aktif olarak kullandıkları gözlemlenmiştir. Yapılan paylaşımlarla takipçiler; yanıt, Retweet (yeniden tweetleme) ve favorilerle cevap vererek yüksek oranda Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu üyeleriyle etkileşime girmişlerdir. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu üyelerinin paylaşımlarında kriz yönetimi başlığı öne çıktığı kadar, itibar yönetimine de önem verdikleri görülmüştür. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu üyelerinin, Türkçe paylaşımlarına kıyasla daha düşük oranda yaptıkları yabancı dildeki paylaşımlarıyla da uluslararası alanda kriz ve itibar yönetimine katkı sağladığı düşünülmektedir
TOPLUMUN RASYONEL İLAÇ KULLANIMLARI İLE FARMASÖTİKALİZASYON DÜZEYLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Bu çalışmada, toplumun ne düzeyde ilaçlarla içli dışlı olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaca yönelik olarak araştırmada nicel ve nitel araştırma desenlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Literatür taraması yapılarak ve sağlık yönetimi alanında çalışan öğretim üyeleri ve lisansüstü öğrencilerle tartışılarak 18 anket sorusu ve nitel görüşmeler için 4 temel görüşme sorusu oluşturulmuştur. Anket soruları Isparta ilinde 18-80 yaş arasında seçilen 300 kişiye uygulanmış, görüşme soruları da yine Isparta merkezinde amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen 12 kişiyle gerçekleştirilmiştir. Anketlerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde, frekans, yüzde, ortalama, standart sapma istatistiklerinin yanında Kruskall Wallis testi ve Mann Whitney U testi analizleri kullanılmıştır. Görüşmelerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde ise tematik analiz yöntemi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, her ne kadar ankete katılan katılımcılar önlem (hastalıklardan önce) amaçlı ilaç kullanmadıklarını ve sırf ilaç yazdırmak için hekime başvurmadıklarını belirtseler de, görüşmeden elde edilen sonuçlara göre toplumun ilaç kullanmayı sevdiği, ilaç yazdırmak için hekime olan başvuruların çok olduğu ve önlem amaçlı da ilacın kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Hem anket hem de görüşme verilerinin aynı noktada birleştiği sorunlar ise; ilaçların toplumun geleceği açısından tehdit oluşturduğu ve toplumun ilaçlarla içli dışlı hale gelmeye başladığıdır