8 research outputs found
Geçmişten Günümüze Dünyada Su Yapıları & From Past to Present Water Works in the World
Uygarlıkların kesişme alanı olmuş Anadolu toprakları üzerinde, son dört bin yıl boyunca gerçekleştirilmiş olan su mühendisliği eserleri, Türkiye'yi tarihi su yapılarıaçısından dünyanın en zengin ve ilgi çekici açık hava müzelerinden biri kılmaktadır. Elinizdeki Türkçe ve İngilizce kitap, bu yapıları yurt içinde ve dışında daha geniş ölçüde tanıtmak, 1978’den beri, önce Ege Üniversitesi, 1982’den itibaren Dokuz Eylül Üniversitesi çatısı altında, İnşaat Mühendisliği Bölümünce verilmekte olan ‘Su mühendisliği tarihi’ dersine de yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.Tarihi su yapıları konusu, ilk bakışta arkeoloji ve/veya tarih uzmanlarının uğraş alanı gibi gözükse de, konunun özellikleri dikkate alındığında, mühendislere olan ihtiyaç ağırlığını hissettirmektedir. Birinci yazarın 2014’te Antalya’daki Frontinus ‘Likya, Pamfilya, Pisidya’ sempozyumuna sunduğu, Efes’in tarihi suyollarıyla ilgili bildiri, mühendislerin arkeolojiye hizmetini gösteren ilginç bir örnektir. Yazarlar meslek hayatları boyunca, çağdaş su yapılarının yanı sıra, tarihi su yapıları konusunda da çalışmışlardır. Ünal Öziş 1973’ten, Orhan Baykan ve Ayhan Atalay 1979’dan, Yalçın Arısoy 1986’dan, Ahmet Alkan 1988’den, Yalçın Özdemir 1998’den beri tarihi su yapıları konusunda yayınlar yapmışlardır. Farklı dönemlerde, ikinci, üçüncü, dördüncü yazarlar Ege Üniversitesinde, öteki ikisi Dokuz Eylül Üniversitesinde, diğer yazarların hepsi Ünal Öziş’in öğrencisi olmuşlardır. Orta Anadolu'da M.Ö.II.binyılda Hitit; Doğu Anadolu'da M.Ö.I.binyılın ilk yarısında Urartu; Batı ve Güney Anadolu'da M.Ö.I.binyılın ikinci yarısı ile M.S.I.binyılda Helenistik, Roma, Bizans; Türkiye’nin muhtelif yerlerinde M.S.II.binyılda Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde inşa edilmiş, pek çok su yapısının kalıntısı bulunmaktadır. M.Ö.8.yüzyılda yapılmış olan Van yöresindeki Şamram sulama kanalı, M.S.16.yüzyılda Mühendis ve Mimar Sinan tarafından yapılmış olan TaşlımüsellimEdirne ve muhteşem kemerleriyle Kırkçeşme-İstanbul suyolları, M.S.17. ila 19.yüzyıllarda inşa edilmiş olan İstanbul su temini bentleri, başka bazı tesisler, günümüzde de kısmen veya tümüyle kullanılmağa devam etmektedir.Elinizdeki kitabın kapsamına baraj, bent, bağlama, sarnıç gibi su biriktirme yapıları; kanal, boru, kehriz, tünel, galeri gibi su iletim yapıları; değirmenler, hidromekanik düzenler gibi su kuvveti yapıları dahildir. Ancak, büyük su kullanıcısı niteliğinde olsalar dahi, çeşmeler ve hamamlar, arkeoloji ve mimarlık yönleri ağır bastığından ötürü, dahil edilmemiştir.Türkiye’deki ve dünyadaki tarihi su yapılarıyla ilgili yayınlar kitabın geniş ‘İlgili yayınlar’ bölümünde belirtilmiş; metin içinde gerekli yerlerde atıflar yapılmış; Türkiye’deki gelişmeler ‘Tarihçe’ bölümünde özetlenmiştir.Bu su yapılarıyla doğrudan ilgili olarak, 20.yüzyılın ikinci yarısına kadar, arkeolog, tarihçi, ender olarak da inşaat mühendisleri tarafından sınırlı sayıda yayın yapılmış olmakla birlikte, su mühendisliği tarihinin, özellikle eski su yapılarının, ancak 1950'lerden sonra gittikçe artan bir ilgiyle ve özellikle inşaat mühendislerinin de önemli katkılarıyla ele alındığı görülmektedirTurkey is one of the richest and most interesting open-air museums of the world with regard to historical water works, thanks to hydraulic engineering structures dating from the last four millenia in Anatolia, the crossroads of civilizations. This book, in Turkish and English, aims to introduce them to a wider readership at home and abroad; furthermore, it would serve as a textbook for students of the course ‘History of hydraulics engineering’, given by the Civil Engineering Department since 1978, first at the Ege University, then moved in 1982 to the newly founded Dokuz Eylül University.The subject of the historical hydraulic structures appears, at first glance, as an occupation field of archeology and/or history specialists; however, the nature of the subject requires the participation of engineers. The paper on the water works of Ephesus, presented by the first author at the Frontinus ‘Lycea, Pamphylia, Pisidia’ Symposium in Antalya in 2014, is an interesting example of the contribution of the engineers to archeology.The authors worked during almost their entire professional lives, besides modern hydraulic schemes, also on historical water structures. Ünal Öziş since 1973, Orhan Baykan and Ayhan Atalay since 1979, Yalçın Arısoy since 1986, Ahmet Alkan since 1988, Yalçın Özdemir since 1998, have written publications on historical hydraulic schemes. All authors were, at different times, students of Ünal Öziş; the second, third and fourth authors at the Ege University, the other two at the Dokuz Eylül University.There are remains of hydraulic structures constructed in Central Anatolia during the the Hitite period, IInd millenium B.C.; in eastern Anatolia during the Urartu period, the first half of the Ist millenium B.C.; in western and southern Anatolia during the Hellenistic, Roman, Byzantine periods, the second half of the Ist millenium B.C. and the Ist millenium A.D.; in various parts of Turkey during the Seljukide and Ottoman periods, the IInd millenium A.D.The Şamram irrigation canal near Van constructed in 8th century B.C., the Taşlımüsellim-Edirne and Kırkçeşme-İstanbul water conveyance systems, with spectacular aqueduct-bridges, constructed by the great engineer and architect Sinan in 16th century A.D., the water supply dams near İstanbul constructed in the period of 17th to 19th centuries and several other schemes are still in full or partial use.The present book deals with water storage works like dams, weirs, cisterns; with conveyance works like canals, pipes, qanats, tunnels, galleries; with water power schemes like water mills, hydromechanical devices. However, fountains and baths,though large consumers of water, were not included, since their archeological and architectural features overweigh their engineering sides.The publications concerning historical water schemes, in Turkey and in foreign countries, are referred to in the text and given in the large ‘References’ section of the book; the developments in Turkey are summarized in the ‘Chronology’ section. A limited number of publications, concerning such schemes, were made until the first half of the 20th century, by archeologists, historians, and just a few engineers. However, after 1950, there was a steadily increasing interest towards the history of hydraulic engineering and to ancient water structures, especially by civil engineers, in the publications. 3Su mühendisliği tarihi konusunda ilk kez Hunter Rouse, 1957'de Simon Ince ile birlikte yayınlanan ‘Hidrolik tarihi’ kitabının ivmesiyle, Iowa Devlet Üniversitesinde aynı isimli dersi programa aldırmıştır. Asit Biswas’ın 1970’te ‘Hidroloji tarihi’ kitabı yayınlanmıştır.Bergama antik suyolları üzerindeki kapsamlı çalışmalarının ivmesiyle Günther Garbrecht 1976'da Braunschweig Teknik Üniversitesinde "Hidrolik ve Su Yapıları Tarihi" dersini programa koydurmuştur.1973'den itibaren Ünal Öziş’in ve Turhan Acatay’ın yönetimlerinde, Ege Üniversitesinde tarihi su yapıları konusunda diploma çalışmaları yapılmış, 1977-78 yıllarında bazı uluslararası ve ulusal bilimsel toplantılarda Anadolu'daki tarihi su yapılarını konu alan bildiriler sunulmuştur. Bunlara gösterilen ilgi üzerine, 1978 yaz yarıyılından itibaren Ege Üniversitesinde, İnşaat Mühendisliği lisans programında, seçime bağlı bir ‘Su Mühendisliği Tarihi’ dersi Ünal Öziş tarafından verilmeğe başlanmıştır. İnşaat Mühendisliği Bölümünün 1982'de yeni kurulan Dokuz Eylül Üniversitesine bağlanması üzerine, bu dersin verilmesine yeni üniversitede devam edilmiştir. Ünal Öziş’in 2001’de emekli olmasından sonra, ders Ahmet Alkan ve Yalçın Özdemir tarafından sürdürülmektedir. Orhan Baykan 20.yüzyılın sonlarında, 21.yüzyılın başlarında, Pamukkale Üniversitesinde tarihi su yapılarıyla ilgili çok sayıda bitirme projesi ve yüksek lisans tezi yönetmiş, tarihi su yapıları konusunda ders vermiştir. Ayhan Atalay ve Yalçın Arısoy bu çalışmalara önemli katkılarda bulunmuşlardır.Bu tür bir derste öğrenciye yardımcı olacak bir kitap yaratmak amacıyla, 1980'de Ünal Öziş’in bazı bildirileri bir araya getirilmiş; 1984'de birinci yazar tarafından daha kapsamlı bir kitap hazırlanmış; 1987'de bu kitabın genişletilmiş ikinci baskısı yapılmıştır. Daha sonraki yıllarda, birinci yazarın 1994’te Devlet Su İşleri, 1995’te İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi için yazmış olduğu kitaplardan yararlanılmıştır.Tarihi su yapıları açısından dünyada ender rastlanılan bir açık hava müzesi niteliğinde olan Türkiye’de, geçmiş dönemlerden kalan ve bazıları işlevlerini halen de sürdüren eski su yapılarına, kitabın ‘Tarihçe’ bölümünde görüleceği üzere, gerek ulusal, gerekse uluslararası ortamda gösterilen ilginin daha da artacağı beklenmelidir</p