2 research outputs found
XVI. Asırda Dini Meşruiyet ile Reel Politik Arasında Osmanlı Dış İlişkileri
This article analyzes the conduct of the foreign policy of the Ottoman Empire and its
compatibility with state ideology in the sixteenth century. It attempts to point out different
ways the Ottomans used religious or political discourse to justify different policies.
In particular, it focuses on the ways the Ottoman Empire dealt with the Habsburg and
Safavid Empires, which exemplified two ideologically different struggles for the Ottoman
Empire. It compares how chronicles and official documents responded to particular
events, to understand how they prescribed and projected foreign relations differently. This
study contends that on the one hand, religious ideology shaped and regulated Ottoman external
relations, but on the other the Ottoman Empire also reconfigured religious ideology
about jihad and developed new ideological arguments for political expediency, to relieve
tension between the ideology and the reality.Bu çalışma, XVI. asırda Osmanlı İmparatorluğu’nun dış politikasının gidişatını ve
devlet ideolojisi ile uyumluluğunu incelemekte ve Osmanlıların farklı politikalarını haklı
çıkarmak için ne tür dini veya siyasi söylem kullandıklarını anlamaya çalışmaktadır. Söz
konusu çalışma, özellikle, ideolojik olarak Osmanlılar için iki farklı mücadeleyi örnekleyen
Habsburg ve Safevi İmparatorlukları ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ilişkilere
odaklanmaktadır. Bu çalışma, aynı zamanda, Osmanlı kroniklerinin ve resmi belgelerinin
belirli olaylara nasıl tepki verdiklerini ve dış ilişkileri nasıl farklı şekilde yansıttıklarını
incelemektedir. Ayrıca, bu çalışma, bir yandan dini ideolojinin Osmanlı dış ilişkilerini nasıl
şekillendirdiğini ve düzenlediğini, ancak diğer yandan Osmanlı Devleti’nin ideoloji ile
gerçeklik arasındaki gerilimi azaltmak için dini ideolojiyi nasıl yeniden yapılandırdığını
ve yeni ideolojik argümanlar geliştirdiğini analiz etmektedir
A Comparative Study of Medieval Begging Monks and Wandering Dervishes
XII. asrın sonu ve XIII. asrın geneli itibariyle Avrupa’dan Hindistan’a kadar olan
coğrafyada dini ve sosyal hayatta önemli değişimler meydana gelmiştir. Resmi dini
otoriteler dışında keşiş ve dervişlerden oluşan topluluklar zuhur etmiş ve Ortaçağ dini
hayatında önemli bir konuma yükselmişlerdir. Genel olarak tarihçiler bu tarz dini hareketleri
yerel tarzda ele almışlardır. Örneğin, Ortaçağ Avrupa tarihçileri sadece Katolik
dünyasındaki dilenci keşiş gruplarına odaklanırken, Ortaçağ İslam tarihçileri de çeşitli
derviş toplulukları üzerinde durmuşlardır. Fakat Ortaçağ’da yaşanan dinsel dönüşüm
daha genel bir perspektifle ve karşılaştırmalı bir şekilde incelemeyi gerektirmektedir. Dolayısıyla
bu makalede Ortaçağ Avrupası’ndaki dilenci keşiş hareketleri ile İslam dünyasındaki
gezginci derviş grupları karşılaştırmalı bir şekilde ele alınacak ve benzer yönleri
vurgulanacaktır. Böylelikle yerel dinamiklerden ve dini sınırlardan ziyade Ortaçağ’da
farklı coğrafyalarda benzer dini gelişmeler yaşandığı üzerinde durulacaktır.During the end of the twelfth and the thirteenth centuries, there have been important
transformations in religious and social life throughout Europe, the Middle East, and India.
Apart from official religious authorities, different religious communities including
begging monks and wandering dervishes emerged and played important roles in medieval
religious and social life. However, historians generally have dealt with this phenomenon
locally. For example, while medieval European historians have focused on begging
monks in the Catholic World, medieval Islamic historians have worked on dervish communities
in the Middle East. Yet, we need to analyze the religious commonalities more
broadly. Therefore, in this article, emphasizing common motives and shared trends, I
will examine begging monks in Medieval Europe and wandering dervishes in the Islamic
World in a comparative way. Thus, disregarding local dynamics and religious boundaries,
I will highlight how religious transformations took place in Medieval Europe and the
Islamic World in a similar vein
