Victoria toplumunda yalnızca erkeklerin yazı aracılığıyla sözcüklere ve okurlara hükmedebileceği kabul edilmektedir, bir kadının bunu yapmaya çalışması ise ancak ahlaksızlık olarak görülmektedir. Buna rağmen ve belki de tam olarak bu sebeple Charlotte Bronte eserlerinde ve yaşamında Victoria toplumunun değerlerine ve kadınların konumuna başkaldırmıştır, en otobiyografik romanı olarak değerlendirilebilecek Villette de bu başkaldırıyı dile getirdiği eserlerinden biridir. Makalede, Charlotte Bronte’nin hayatı ve Villette romanı toplumsal cinsiyet rolleri ve hukuk ile ilişkisi bakımından incelenmiş, Bronte’nin devrimci karakteri ortaya konulmaya çalışılmış ve günümüz ile bir karşılaştırma yapılması amaçlanmıştır.Oca
Is data on this page outdated, violates copyrights or anything else? Report the problem now and we will take corresponding actions after reviewing your request.