Hacettepe University Institutional Repository

    Vital Corner of Diagnostic Challenge: Eosinophilic Granulomatosis With Polyangiitis Or COVID-19 Pneumonia?

    No full text
    The COVID-19 pandemic raises many alarms in the rheuma- tological era. Gianfrancesco et al reported the answer of an important question: the characteristics associated with hospital- ization for COVID-19 in people with rheumatic disease.1 The data suggested that patients with rheumatic disease on predni- sone dose of ≥10mg/day were associated with higher odds of hospitalization, and vasculitis was the fourth common rheumatic disease among all of these patients.PubMe

    Critical Discourse Analysis of Yaşar Kemal's İnce Memed I: A Textual and Intertextual Perspective

    No full text
    Critical Discourse Analysis (CDA) enables a researcher to analyse a text to find the engagement of language to hegemony and ideology. Major aim of this study is to make the critical discourse analysis of Yaşar Kemal’s İnce Memed I to reveal its hegemonical and ideological components. It is also aimed to show how the discourse constructs hegemony and how this hegemony is being broken by analysing the textual features and intertextual relations within the novel. Yaşar Kemal’s novel, which is an example of epic tradition, displays social inequality between the oppressor and the oppressed. When social status changes, linguistic preferences alter. The intertextual references in the novel helps a researcher to understand the true nature of the work in which the class struggle between the working class and the ruling class takes place. Another aim of the study is to critically analyse the socio-cultural and historical context of the novel.Eleştirel Söylem Çözümlemesi bir araştırmacıya dilin, hegemoni ve ideoloji ile olan ilişkisini bulmak amacıyla bir metni çözümleme olanağı tanır. Bu çalışmanın en önemli amacı Yaşar Kemal’in İnce Memed I isimli eserindeki hegemonik ve ideolojik öğeleri ortaya çıkarmak için eserin eleştirel söylem çözümlemesini yapmaktır. Romanın içerisinde yer alan metinsel öğeler ile metinler arası ilişkileri inceleyerek eserdeki söylemin ideolojik yapıları nasıl belirlediği, hegemonyanın nasıl oluşturulduğu ve bu hegemonyanın ne şekilde kırılmaya çalışıldığı göstermek amaçlanmıştır. Destan geleneğinin bir örneği olan bu roman, ezen ve ezilen arasındaki toplumsal eşitsizliği dilsel olarak gözler önüne sermektedir. Toplumsal statüler değiştikçe dilbilimsel tercihler de değişiklik göstermektedir. Eserde yer alan metinler arası göndergeler, içerisinde işçi sınıfı ve yönetici sınıfının birbirilerine karşı olan mücadelesinin yer aldığı romanın gerçek doğasını anlamaya yardımcı olacaktır. Romanın sosyo-kültürel ve tarihsel bağlamının eleştirel olarak çözümlemesi de çalışmanın hedeflerinden biridir

    İdiyopatik Parkinson Hastalarında Servikal Mobilizasyonun Denge ve Yürüyüş Üzerine Akut Etkisinin İncelenmesi

    No full text
    The study was conducted to examine the acute effect of cervical mobilization on balance and gait in patients with idiopathic Parkinson's disease. 33 patients with idiopathic Parkinson's disease (Modified Hoehn-Yahr Staging Scale: Stage 2-3) were randomly assigned to study and control groups. While there was no intervention in the control group, a single session (10 minutes) of cervical mobilization was applied to the study group. Disease severity was determined with the Unified Parkinson's Disease Rating Scale (UPDRS). Balance and gait were evaluated by the Functional Reach Test (FRT), Tandem Stance Test (TST), Clinical Test of Sensory Integration and Balance (CTSIB), Dynamic Gait Index (DGI), Dynamic Gait Index-Head score (DGI-Head score), and static posturography. Patients were evaluated twice with a one-week break. The second evaluation of the patients in the study group was made just after cervical mobilization. At the end of the study, both groups showed progress in FRT and DGI (p<0,05). The DGI-Head score, CTSIB sway, and CTSIB duration improved only in the study group (p<0,05). At the same time, the intergroup analysis of the second evaluation results, it was found a difference in favor of the study group in DGI-Head score and CTSIB sway (p<0,05). When the static posturography results were compared, a significant improvement was observed in the reaction time, maximum excursion, and endpoint excursion parameters of the LOS (Limits of Stability) in the study group (p<0,05). In addition, a significant difference was found in favor of the study group in the speed of the Walk Across Test, the endpoint sway of the Tandem Walk Test, and the turn sway of the Step/ Quick Turn Test (p<0,05). As a result, it was concluded that cervical mobilization positively affects balance and gait by stimulating vestibular structures and proprioceptors and regulating tone.Çalışma, idiyopatik Parkinson hastalarında servikal mobilizasyonun denge ve yürüyüş üzerine akut etkisini incelemek amacıyla yapıldı. 33 idiyopatik Parkinson hastası (Modifiye Hoehn-Yahr Evreleme Ölçeğine göre evre 2-3 arasındaki) rastgele çalışma ve kontrol gruplarına ayrıldı. Kontrol grubuna herhangi bir müdahale yapılmazken çalışma grubuna tek seanslık (10 dakikalık) servikal mobilizasyon uygulandı. Birleşik Parkinson Hastalığı Değerleme Ölçeği (BPHDÖ) ile hastalık şiddeti belirlendi. Fonksiyonel Uzanma Testi (FUT), Tandem Pozisyonunda Durma Testi (TPDT), Duyusal İntegrasyon ve Dengenin Klinik Değerlendirmesi Testi (CTSIB), Dinamik Yürüme İndeksi (DYİ), Dinamik Yürüme İndeksi-Baş puanı (DYİ-Baş puanı) ve statik postürografi ile denge ve yürüyüş değerlendirildi. Hastalara bir hafta ara ile iki kez değerlendirme yapıldı. Çalışma grubundaki hastaların ikinci değerlendirmesi servikal mobilizasyonun hemen sonrasında gerçekleştirildi. Çalışma sonunda, her iki grup da FUT ve DYİ'de ilerleme gösterdi (p<0,05). DYİ-Baş puanı, CTSIB salınımı ve CTSIB süresi ise sadece çalışma grubunda iyileşti (p<0,05). Bununla birlikte ikinci değerlendirme sonuçlarının gruplar arası analizinde, CTSIB salınımında ve DYİ-Baş puanında çalışma grubu lehine fark olduğu saptandı (p<0,05). Statik postürografi sonuçları karşılaştırıldığında, çalışma grubunda Stabilite Sınırları Testi'nin reaksiyon zamanı, maksimum ekskürsiyon ve son nokta ekskürsiyonu parametrelerinde anlamlı gelişme gözlendi (p<0,05). Ayrıca Düz Yürüme Testi hızında, Tandem Yürüme Testi son nokta salınımında ve Adım Alma/Hızlı Dönüş Testi dönüş salınımında çalışma grubu lehine anlamlı fark bulundu (p<0,05). Sonuç olarak, servikal mobilizasyonun propriyoseptörleri ve vestibüler yapıları uyarması ve tonusu regüle etmesiyle denge ve yürüyüşü olumlu yönde etkilediği kanısına varıldı

    Okul Öncesi Öğretmenleri İçin Mesleki Gelişim Aracı Olarak Öğretmen Portfolyosu Kullanımı

    No full text
    Professional development in early childhood education is a critical factor for the quality of education. Professional development activities carried out in Turkey, are often working away from the effectiveness. There is a need for school-based, work-embedded professional development activities in which the teacher actively participates. The teacher-led professional development approach is a teacher-centered professional development design that is designed in line with the decisions taken by teachers regarding their classes and addresses the professional development needs of teachers. Teacher portfolio, is a professional development tool in the teacher-led professional development process of teachers that offers needs analysis, documentation, reflection and the opportunity to evaluate their performance. The purpose of this research is to examine preschool teachers' use of teacher portfolio as a professional development tool; to describe the characteristics of the teacher portfolios they developed and to evaluate the contribution of the teacher portfolio to the professional development of preschool teachers. In the research; a case study desnig was adopted, and the holistic multiple case design, one of the multiple case study designs, was used. The study group consisted of 9 preschool teachers who were selected with the maximum variation strategy as a purposeful sampling method. Data were collected through interviews, observations and document review. Professional Development Framework for Preschool Teachers was developed in order to guide the implementation process of the research. For data analysis, a content analysis was carried out within the scope of case analysis, then individual case reports were created and finally, multi-case analysis was used. Evans' Professional Development Conceptual Model was used for analysis framework. The findings showed that the teacher portfolio was an effective professional development tool for preschool teachers. The results of the research provide implications for the work to be carried out to increase teacher qualifications.Erken çocukluk eğitiminde mesleki gelişim, eğitim kalitesi için belirleyici bir unsurdur. Türkiye’de yürütülen mesleki gelişim faaliyetleri, çoğunlukla etkililikten uzak çalışmalardır ve okul temelli, işe gömülü ve öğretmenin aktif katılım sağladığı mesleki gelişim çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Öğretmen liderliğinde mesleki gelişim yaklaşımı, öğretmenlerin sınıflarına ilişkin olarak aldıkları kararlar doğrultusunda tasarlanan ve öğretmenlerin mesleki gelişim ihtiyaçlarına hitap eden öğretmen merkezli bir mesleki gelişim tasarımıdır. Öğretmen portfolyosu; öğretmen liderliğinde mesleki gelişim sürecinde öğretmenlerin; ihtiyaç analizi, dokümantasyon, yansıtma ve performanslarını değerlendirme fırsatı sunan bir mesleki gelişim aracıdır. Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin bir mesleki gelişim aracı olarak öğretmen portfolyosu kullanımlarını incelemek üzere; geliştirdikleri öğretmen portfolyolarının özelliklerini betimlemek ve öğretmen portfolyosunun okul öncesi öğretmenlerinin mesleki gelişimlerine katkısını değerlendirmektir. Araştırmada; nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması benimsenmiş, çoklu durum çalışması desenlerinden bütüncül çoklu durum deseni kullanılmıştır. Çalışma grubunu amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitleme stratejisi ile belirlenen 9 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Veriler görüşme, gözlem ve doküman inceleme yoluyla toplanmıştır. Araştırmanın uygulama sürecine rehberlik etmesi amacıyla Okul Öncesi Öğretmenleri İçin Mesleki Gelişim Çerçevesi geliştirilmiştir. Veri analizi için öncelikle durum analizi kapsamında içerik analizi gerçekleştirilmiş, ardından bireysel durum raporları oluşturulmuş ve son olarak çoklu durum analizine başvurulmuştur. Analiz için Evans’ın Mesleki Gelişim Kavramsal Modeli temel alınmıştır. Bulgular öğretmen portfolyosunun okul öncesi öğretmenleri için etkili bir mesleki gelişim aracı olduğunu göstermektedir. Araştırma sonuçları, öğretmen niteliğini arttırmak üzere gerçekleştirilecek çalışmalar için çıkarımlar sunmaktadır

    Pull-out of Upper Thoracic Pedicle Screws Can Cause Spinal Canal Encroachment in Growing Rod Treatment

    No full text
    Background: Proximal foundation failure is a common complication of growing rod (GR) treatment for early-onset scoliosis. Spinal canal encroachment due to pull-out of pedicle screw used as proximal foundation has been anecdotally reported in GR patients. The aim of this study is to report the prevalence of spinal canal encroachment of pedicle screws in GR treatment and determine risk factors using a single-center cohort. Methods: Inclusion criteria were: (1) GR for early-onset scoliosis and (2) pull-out of at least 1 proximal anchor pedicle screw. Patients were divided into 2 groups according to the presence of medial screw migration. Medial migration of the screw was confirmed by computed tomography. The extracted data included demographic, clinical, and radiographic information. Results: A total of 21 patients (of 96) met inclusion criteria (21.8%). None of the screws appeared malpositioned on early postoperative x-ray. Average follow-up until screw failure was 50.4 months (64 to 85 mo) and average number of lengthenings 8.1 (4 to 13). Computed tomography revealed canal encroachment in 11 patients (group 1), and no encroachment in 10 (group 2). There was no significant difference between groups for age, follow-up or number of lengthenings. At the time of screw pull-out, coronal plane deformity was increased compared with early postoperative x-ray in all; however, this increase was significantly higher in group 1 (45.7 vs. 35 degrees, P=0.002). Proximal junctional angle (PJA) was increased in both groups at the time of pull-out. While not statistically significant, PJA increased linearly in group 1 but spiked in group 2 at the time of pull-out. There was no neurological event preoperatively, intraoperatively or postoperatively. Failed screws were safely revised in either planned/ unplanned surgeries. Conclusions: In patients with proximal anchor failure of GR, especially if there is increase of coronal deformity and/or PJA, possible spinal encroachment should be kept in mind. Level of Evidence: Level IV—retrospective case series.Yo

    Okullarda Ayrılma, Kayıtsız Kalma, Muhalefet ve Sadakat İle Örgütsel Adalet İlişkisinde İş Doyumunun Aracı Etkisi

    No full text
    The aim of this study is to examine the multi-directional relations between organizational justice, job satisfaction and behaviours of exit, voice, loyalty and neglect according to the opinions of teachers working in state Anatolian high schools in Ankara. In this regard, it was also examined whether the opinions of the teachers regarding the research variables indicated a significant difference according to the variables of gender, professional seniority, educational level, term time and marial status. In the study, mixed methods research, in which elements of quantitative and qualitative research approaches are combined, and convergent parallel design were used. Correlational survey model was used in the quantitative part of the study, and phenomenology research design was used in the qualitative part of the study. The universe of the research consisted of 6605 teachers working in 130 State Anatolian High Schools. In this context, stratified sampling method was used in the study. 612 teachers constituted our sampling. In the research, data were collected from the teachers working in nine districts of Ankara (Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Pursaklar, Sincan and Yenimahalle) in 2019-2020 academic year. In addition to descriptive statistics, Pearson correlation, regression and path analyses were used to analyse the data collected during the research process. Content analysis was used in the qualitative phase of the research. It has been determined that teachers' perceptions of organizational justice, job satisfaction, and neglect do not indicate a statistically significant difference according to the variables of gender, professional seniority, level of education, term in office, marital status. It was detected that organizational justice directly and significantly affected job satisfaction, which was the mediator variable. It was found out that the opinions of teachers regarding job satisfaction, voice and loyalty indicate statistically significant differences according to the variables of gender, term in office and marital status. In the face of unfair practices, it was determined that the teachers expressed negative opinions in the dimension of procedural justice, had a sense of sadness and indicated reaction of voice.Bu araştırmadaki amaç Ankara ilinde yer alan resmi Anadolu liselerinde görev yapan öğretmenlerin görüşlerine göre iş doyumu, örgütsel adalet, ayrılma, kayıtsız kalma, sadakat ve örgütsel muhalefet davranışı arasındaki çok yönlü ilişkileri incelemektir. Bu kapsamda araştırma değişkenlerine yönelik öğretmen görüşlerinin cinsiyet, mesleki kıdem, eğitim düzeyi, görev süresi, medeni durum değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık olup olmadığı da incelenmiştir. Araştırmada nicel ve nitel desenin birarada kullanıldığı karma yöntem araştırma desenlerinden yakınsayan desen modeli kullanılmıştır. Çalışmanın nicel bölümünde ilişkisel tarama deseni, nitel bölümünde ise fenomenoloji (olgu bilim) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 130 resmi Anadolu Lisesinde görev yapan 6605 öğretmen oluşturmuştur. Bu kapsamda araştırmada tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Örneklemimizi ise 612 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada, 2019- 2020 Eğitim- Öğretim yılında Ankara iline bağlı dokuz ilçede (Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Pursaklar, Sincan ve Yenimahalle) yer alan öğretmenlerden veri toplanmıştır. Araştırma sürecinde toplanan verileri analiz etmek amacıyla betimsel istatistiklerin yanı sıra Pearson korelasyon, regresyon ve yol analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel aşamasında içerik analizi kullanılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel adalet, iş doyumu, kayıtsız kalma tepkisine yönelik algılarının cinsiyet, mesleki kıdem, eğitim düzeyi, görev süresi, medeni durum değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Örgütsel adaletin aracı değişken olan iş doyumunu doğrudan ve anlamlı olarak etkilediği saptanmıştır. İş doyumu, örgütsel muhalefet, örgütsel sadakat tepkisine yönelik öğretmen görüşlerinin cinsiyet, görev süresi ve medeni durum değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı fark gösterdiği saptanmıştır. Adil olmayan uygulamalar karşısında öğretmenlerin süreç adaleti boyutunda olumsuz görüş bildirdikleri üzüntü duygusu yaşadıkları, örgütsel muhalefet tepkisine başvurdukları belirlenmiştir

    Roma Hukuku’nda Inıurıa ve Türk Hukuku’nda Kişilik Haklarının Korunması

    No full text
    While the legal order determines the rights and obligations of people with each other, it also protects the rights and freedoms they have. People have the right to demand the protection of their rights and freedoms, as well as these rules that protect the rights by law. Rights and values belonging to individuals are rights that constitute individual rights and are protected in various ways. Individual rights have evolved throughout history. In this study, the development of individual rights from Roman Law to the present day has been examined, and also the historical development of the crime of insulting the memory of the deceased and its reflection on today's criminal law is evaluated. iniuria is a type of delictum (tort) recognized by the ius civile, which includes violation of the corporeal and spiritual entity of individuals in Roman Law. iniuria has undergone many changes over time, and its scope has become quite wide by including the moral rights of individuals. iniuria has a very important position in both Roman Law and modern law. In the first part of the study, the concepts of person and legal capacity in Roman Law was explained, and then the place and historical development process of iniuria in Roman Law was examined. The ways of protecting individual rights in Roman Law have been classified and iniuria committed against the deceased has been evaluated. In the second part, iniuria is examined in terms of Turkish Law, the ways of protecting individual rights within the scope of Civil Law and Criminal Law are explained and the "iniuria committed against the deceased", whose foundation was laid in Roman Law and which is the origin of "the crime of insulting the memory of the deceased", which is enacted within the scope of today, is evaluated.Hukuk düzeni insanların birbirleriyle olan hak ve yükümlülüklerini belirlerken bir yandan da sahip olduğu hak ve özgürlükleri korumaktadır. İnsanlar, hukukun hakları koruyan bu kurallarına uymakla beraber, kendi hak ve özgürlüklerinin korunmasını talep etme hakkına da sahiptir. Kişiliğe ait hak ve değerler kişilik haklarını oluşturan ve çeşitli şekillerde korumaya alınmış olan haklardır. Kişilik hakları tarih boyunca değişime uğramıştır. Bu çalışmada kişilik haklarının Roma Hukuku’ndan günümüze gelişimi incelenmiş olup aynı zamanda ölen kişinin hatırasına hakaret suçunun tarihsel gelişimi ve günümüz ceza hukukuna yansıması değerlendirilmiştir. Roma Hukuku’nda kişilerin maddi ve manevi varlıklarına karşı gerçekleştirilen tecavüzleri kapsayan iniuria, ius civile’nin tanımış olduğu bir delictum (haksız fiil) türüdür. Iniuria, zaman içinde pek çok değişikliğe uğrayarak kişinin manevi haklarını da içine alarak kapsamı oldukça geniş bir hale gelmiştir. Iniuria hem Roma Hukuku’nda hem modern hukukta oldukça önemli bir konumdadır. Çalışmanın birinci bölümünde, Roma Hukuku’nda kişi kavramı ve hak ehliyeti açıklanmış, akabinde Roma Hukuku’da iniuria’nın yeri ve tarihsel gelişim süreci incelenmiştir. Roma Hukuku’nda kişilik haklarının korunma yolları tasniflenmiş ve ölüye karşı işlenen iniuria değerlendirilmiştir. İkinci bölümde iniuria, Türk Hukuku bakımından incelenmiş, Medeni Hukuk ve Ceza Hukuku kapsamında kişilik haklarının korunma yolları açıklanmış ve Roma Hukuku’nda temeli atılmış olan “ölene karşı işlenen iniuria’nın” günümüz hukuku kapsamında kanunlaştırılan “ölenin hatırasına hakaret suçu” değerlendirilmiştir

    27 Mayıs 1960 Müdahalesi ve Askeri Rejim: İhtilalci Subaylar Arasında Yaşanan İktidar Mücadeleleri, Fraksiyonlar ve Çatışmalar (27 Mayıs 1960- 25 Ekim 1961)

    No full text
    The studies on the impact of military interventions generally on the army and specifically on the officer class have largely been neglected. The thesis tries to examine the deteriorating structural features of the army by putting in the center the officer figure which constitutes the subject of the Turkish Armed Forces in the process of 27th May. It focuses on the power struggles among revolutionary officers in "illegal" organizations such as underground juntas and "legal" organizations such as the National Unity Committee emerging within the army during this period, The thesis claims that the effective obedience mechanism and the monotype officer typology created by the long, strict, disciplined military training system was broke down in parallel with 27th May Coup. After all, this new officer figure will profoundly affect Turkish military-political life for ten years. The study aims an analysis to the mental and emotional domains of the military officers in the barracks, to the political / ideological tendencies in schisms from the processes of dissolution and formation of the schisms for a comprehensive analysis of the disintegrations within the army.Askeri müdahalelerin genel olarak orduya, spesifik olarak ise subay sınıfına etkisini ele alan araştırmalar büyük oranda ihmal edilmiştir. Tez, 27 Mayıs döneminde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin öznesini oluşturan subay figürünü merkeze koyarak ordunun bozulan yapısal özelliklerini irdelemeye çalışmaktadır. Bu süreçte ordu bünyesinde ortaya çıkan gizli cuntalar gibi “illegal” örgütlenmeler ile Milli Birlik Komitesi gibi “legal” örgütlenmelerde ihtilalciler arasında yaşanan iktidar mücadeleleri üzerinde durur. Tezde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde uzun, sıkı ve disiplinli bir askeri eğitim sisteminin yarattığı etkili bir itaat mekanizması ile tek tip bir subay tipolojisinin 27 Mayıs’la paralel biçimde bozulduğu iddia edilmektedir. Sonuçta bu yeni subay figürü, on yıl boyunca Türk askeri ve siyasi hayatını derinden etkileyecektir. Çalışma, ordu içi ayrışmalara dair bütünlüklü bir analiz için hizipleşmelerin meydana geliş ve çözülüş süreçlerinden hiziplerdeki siyasi/ideolojik eğilimlere, subayların kışladaki zihinsel ve duygusal dünyalarına yönelik bir analiz hedeflemektedir

    Development of a Multı-Component Communıtıon Model Structure in A Copper-Zınc Grındıng and Enrıchment Plant

    No full text
    In this thesis, it is aimed to determine the grinding behavior of all the components that make up the minerals with the samples taken from the grinding and classification circuit of a copper enrichment plant belonging to Eti Bakır A.Ş. Modeling and simulation studies were carried out in this context. JK SimMet v6.02 software and the General Reduced Gradient Method (GRG) in the solver function of the Microsoft Excel program on element basis were used in item equivalence studies. In the study, the grinding and grading performances were evaluated at 15 tons/hour and 17 tons/hour fresh feeding conditions. The perfect mixture model was used in the modeling study for mills, and the performance curve model was used in hydrocyclones. In the thesis, new models for ball mills and hydrocyclones have been derived. The relationship between the specific gravity and the fracture rate parameter in the grinding model has been revealed. In addition, it was observed that the change in solids ratio in mills made a difference on the model variables. It has been understood that a model structure can be developed in which other operating conditions (ball surface area, occupancy rate, etc.) are associated with the solids ratio. Using the Whiten equation in the hydrocyclone model, variables such as alpha, discrimination acuity and leakage were associated with operational variables. A corrected cut length model has been developed based on different geometric and operational conditions of hydrocyclones and using Plitt equation. With this derived model, the alpha variable can be calculated depending on the hydrocyclone geometry and the specific gravity of the element.Bu tez çalışmasında, Eti Bakır A.Ş ‘ ye ait bir bakır zenginleştirme işletmesinin öğütme ve sınıflandırma devresinden alınan numuneler ile mineralleri oluşturan tüm bileşenlerinin ayrı ayrı öğütme davranışlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda modelleme ve simülasyon çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Madde denkliği çalışmalarında JK SimMet v6.02 yazılımı ve element bazında Microsoft Excel programının içinde bulunan çözücü fonksiyonundaki Genel İndirgenmiş Gradyan Metodu (GRG) kullanılmıştır. Çalışmada 15 ton/saat ve 17ton/saat taze besleme koşullarında öğütme ve sınıflandırma performansları değerlendirilmiştir. Değirmenler için modelleme çalışmasında mükemmel karışım modeli, hidrosiklonlarda ise performans eğrisi modeli kullanılmıştır. Tez çalışmasında bilyalı değirmenler ve hidrosiklonlar için yeni modeller türetilmiştir. Öğütme modelinde özgül ağırlıkla, kırılma hızı parametresinin ilişkisi ortaya konulmuştur. Ayrıca değirmenlerdeki katı oranı değişiminin model değişkenleri üzerinde farklılık yarattığı gözlemlenmiştir. Diğer çalışma koşullarının da (bilya yüzey alanı, doluluk oranı vb.) katı oranı ile ilişkilendirildiği bir model yapısının geliştirilebileceği anlaşılmıştır. Hidrosiklon modelinde Whiten eşitliğinden yararlanılarak, alfa, ayrım keskinliği ve kaçak gibi değişkenler, işletmesel değişkenler ile ilişkilendirilmiştir. Hidrosiklonlara ait farklı geometrik ve operasyonel koşullar baz alınarak ve Plitt eşitliğinden yararlanılarak düzeltilmiş kesme boyu modeli geliştirilmiştir. Türetilen bu model ile alfa değişkeni, hidrosiklon geometrisi ve element özgül ağırlığına bağlı olarak hesaplanabilmektedir

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) Olan Çocuklarda Günlük Aktivite Performansına Yönelik Bilişsel Oryantasyon (Gapbo) Yaklaşımının Motor Performans ve Yürütücü İşlevler Üzerine Etkisi

    No full text
    The study was planned to examine the effects of "Cognitive Orientation to daily Occupational Performance" (CO-OP) approach on motor performance and executive function skills in children with Attention Deficit and Hyperactivity Disorder (ADHD). Thirty children with ADHD were included in the study, and fifteen of them were randomly assigned to the control group, while fifteen of them were administered the CO-OP approach twice a week for six weeks. Children were evaluated by Canadian Occupational Performance Measure, Goal Attainment Scale, Bruininks Oseretsky Motor Proficiency Test Short Form and The Executive Functions And Occupational Routines Scale. In addition, satisfaction levels of families after CO-OP application were evaluated with Visual Analogue Scale. As a result, the CO-OP group's occupational performance and satisfaction level, activity performance goals, running speed and agility, balance, bilateral coordination, upper-limb coordination, visual-motor control, upper limb speed and dexterity and executive function skills (p<0,05) were improved. The children in the CO-OP group have achieved their activity goals (p=0,001). In the second evaluations, a significant difference was observed in the occupational performance and satisfaction and executive skills social routine sub-parameter in the CO-OP group compared to the control group (p<0,05). It was found that the satisfaction level of families with the CO-OP approach (9.24 ± 0.63) was high. CO-OP is an important approach in increasing occupational performance and improving cognitive and motor skills in the treatment of children with CO-OP. The inclusion of the CO-OP approach which is an occupational performance-oriented approach, into occupational therapy intervention approaches supports skill acquisition in children. Key Words: attention deficit and hyperactivity, CO-OP, motor performance, executive functions.Bu çalışma, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olan çocuklarda "Günlük Aktivite Performansına yönelik Bilişsel Oryantasyon" (GAPBO) yaklaşımının çocukların motor performans ve yürütücü işlev becerileri üzerine etkilerini incelemek amacıyla planlandı. Çalışmaya 30 DEHB tanılı çocuk dahil edildi ve randomize olarak 15'i kontrol grubuna alınırken, 15'ine GAPBO yaklaşımı haftada 2 kez 6 hafta boyunca uygulandı. Çocuklar, Kanada Aktivite Performans Ölçeği, Hedefe Ulaşma Ölçeği, Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlik Testi Kısa Form ve Yürütücü İşlevler ve Aktivite Rutinleri Ölçeği ile değerlendirildi. Ayrıca GAPBO uygulaması sonrası ailelerin duydukları memnuniyet düzeyleri Görsel Analog Skalası ile değerlendirildi. Çalışmanın sonucunda, GAPBO grubunda ilk değerlendirmelere göre aktivite performans ve memnuniyet düzeylerinde, aktivite performans hedeflerinde, koşma hızı ve çeviklik, denge, bilateral koordinasyon, üst ekstremite koordinasyonu, görsel-motor kontrol ile üst ekstremite hız ve becerisi ve yürütücü işlev becerilerinde iyileşme görüldü (p<0,05). GAPBO grubundaki çocuklar Hedefe Ulaşma Ölçeği sonuçlarında anlamlı klinik iyileşme gösterdi (p=0,001). Son değerlendirmelerde GAPBO grubunda kontrol grubuna göre aktivite performans ve memnuniyeti ile yürütücü beceriler sosyal rutin alt parametresinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık görüldü (p<0,05). Ailelerin GAPBO yaklaşımından duydukları memnuniyet düzeylerinin (9,24±0,63) yüksek olduğu tespit edildi. Sonuç olarak; GAPBO, DEHB tanılı çocukların tedavisinde aktivite performansını, bilişsel ve motor becerileri geliştirmede önemli bir yaklaşımdır. Aktivite performansına odaklanan GAPBO yaklaşımının ergoterapi müdahalelerine dahil edilmesi çocuklarda beceri kazanımını desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: dikkat eksikliği ve hiperaktivite, GAPBO, motor performans, yürütücü işlev
    Hacettepe University Institutional Repositoryis based in TR
    Repository Dashboard
    Do you manage Hacettepe University Institutional Repository? Access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard!