78141 research outputs found
Sort by
Problems and solution proposals regarding disability under the social insurance system
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya genelinde engelli birey sayısı son on yılda artarak 1,3 milyara ulaşmıştır. Bu sayının çeşitli nedenlerle artmaya devam edeceği tahmin edilmektedir. Sosyal güvelik sistemi içerisinde engelli sigortalılara, sağlık kurulu raporları esas alınarak haklar sağlanmaktadır. Ancak, sosyal güvenlik sisteminin önemli bir bileşeni olan sosyal sigortalar, katılımcıların maddi katkılarıyla finanse edildiğinden, sosyal sigorta kapsamında engelli sigortalılara yardım yapılabilmesi, kişilerin aynı zamanda sisteme katkı sağlamalarını da gerektirmektedir. Bu yüksek lisans tezinde engellilik, sosyal sigortalar kapsamında ele alınarak primli sistemde sağlanan haklar ve bu hakların diğer temel haklara etkileri incelenmiştir. Bu çerçevede, uluslararası ve ulusal düzenlemeler ile Türk Hukuku'nda engellilik kavramına ilişkin benimsenen yaklaşımlar detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Ayrıca, sosyal güvenlik hakkının kötüye kullanımına yol açan durumlar açıklanmış; sigortalılık başlangıç tarihi ve statüsüne göre farklılaşan haklar, malullük ve engelliliğin tespitiyle ilgili uygulamada karşılaşılan sorunlar ve aylık bağlama oranı hesaplama kuralları "kazanılmış hak" ve "kanun önünde eşitlik ilkesi" çerçevesinde tartışılmıştır. Son olarak, Türkiye'deki sosyal sigortalar sisteminde engellilikle ilgili uygulamada yaşanan sorunlar ve eksiklikler üzerine öneriler sunulmuştur.According to data from the World Health Organization, the number of people with disabilities worldwide has increased over the past decade, reaching 1,3 billion. It is estimated that this number will continue to rise for various reasons. Within the social security system, disabled insured individuals are granted rights based on health board reports. However, since social insurance, an essential component of the social security system, is financed by the financial contributions of participants, providing support to disabled insured individuals within the social insurance also requires individuals to contribute to the system. This master's thesis addresses disability within the context of social insurance, examining the rights provided within the contributory system and how these rights impact other fundamental rights. In this framework, both international and national regulations, as well as the approaches adopted in Turkish law concerning the concept of disability, are analyzed in detail. Additionally, situations that lead to the abuse of the right to social security are explained; the differences in entitlements based on the starting date and status of insurance, issues encountered in practice regarding the determination of disability and incapacity, and the rules for calculating pension replacement rates are discussed within the context of "acquired rights" and the "principle of equality before the law." Finally, the thesis offers proposals addressing the practical problems and shortcomings related to disability in the Turkish social insurance system
The psychological mood of Kırmızı Oda and an audience reception study
Bu tez, Kırmızı Oda dizisi özelinde, psikolojik temaları konu alan televizyon yapımlarının izleyici tarafından nasıl alımlandığını incelemektedir. Çalışma, televizyon ve psikoloji ilişkisini tarihsel ve sosyolojik bir bağlamda ele alarak, psikoterapinin dizi içeriklerindeki temsiline ve izleyicinin psikolojik içerikleri nasıl alımladığına odaklanmaktadır. Çalışmada, öncelikle sinemada ve televizyonda psikolojik temaların tarihsel gelişimi incelenmiş, Batı sinemasındaki örnekler ve bunların toplumsal bağlamla ilişkisi ortaya konulmuştur. Daha sonra, Türk televizyon tarihinde psikolojik içerikli dizilerin artışı ve bu trendin pandeminin etkisiyle nasıl hızlandığı analiz edilmiştir. Kırmızı Oda dizisi, bu bağlamda özellikle psikolojik danışma ve psikoterapi süreçlerini merkeze alan bir yapım olarak incelenmiştir. Araştırmada, izleyici deneyimlerini anlamak için derinlemesine görüşme yöntemi kullanılmış ve farklı izleyici profillerinden 19 kişiyle görüşülmüştür. Bunun yanı sıra, uzman görüşleri de ele alınarak, psikiyatrist ve psikologların diziye bakış açıları değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, izleyicilerin diziyi genellikle gerçek hikâyeden yola çıkması sebebiyle ve dizinin içerdiği temaların gerçekçi olduğunu düşünerek izlediklerini göstermiştir. Bununla birlikte, etik tartışmalar da öne çıkmış ve diziye dair eleştiriler getiren izleyicilerin, psikoterapi pratiğinin gerçek hayattaki işleyişi konusunda yanıltıcı mesajlar alınabileceği üzerine görüşlerinin olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada psikolojik temalı dizilere olan ilginin artmasının pandemi dönemi ile bir ilişkisini olup olmadığı da araştırılmıştır. Kırmızı Oda' nın, izleyicilerin psikolojik rahatsızlıklar konusunda farkındalık kazanmasını sağladığı saptanmıştır. Kırmızı Oda dizisinin izleyici alımlamasındaki çeşitlilikler ve bu çeşitlenmelere neden olabilecek unsurlar kuramsal literatür eşliğinde tartışılmıştır
The concept of superlunar universe in Avicenna
Bu çalışmada İbn Sînâ'da (ö. 428/1037) "ayüstü âlem" kavramının nasıl ele alındığı incelenmekte ve bu kavramın dinî literatürdeki "melekliğe" olan tekâbuliyetinin ortaya konması amaçlanmaktadır. Allah ile ayaltı âlem arasında bir aracı varlık kategorisi olan ayüstü âlem ya da melekliğin, varoluşun meydana gelişinde, Tanrı'nın Tanrı oluşuna halel gelmemesi açısından, yokluğu düşünülemez bir önem teşkil ettiği açıklanmaya çalışılmıştır. Bu araştırma ile İbn Sînâ felsefesinde sudûr teorisi ile kurulan sistemde, ayüstü âlem ya da melekliğe denk gelen varlık âleminin Tanrı ile ayaltı âlem arasında, icra ettiği fonksiyonlar açısından bir bağ oluşturduğu, böylece birlik ve çokluk, soyut ile somut arasındaki irtibatın Tanrı'nın failliğine halel gelmeden sağlandığı tespit edilmiştir
Spectral analysis of impulsive schrödinger operators with matrix coefficients
Bu tez beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm giriş kısmına ayrılmıştır. İkinci bölümde spektral teoride bilinen bazı temel tanım ve teoremler verilmiştir. Üçüncü bölümde yarım eksen üzerindeki matris katsayılı impalsif Schrödinger operatörü tanımlanmış ve bazı özel çözümleri elde edilmiştir.Bu özel çözümler yardımıyla impalsif operatörün saçılım matrisi ve bazı özellikleri verilmiştir. Dördüncü bölümde L matris katsayılı impalsif Schrödinger operatörünün rezolvent operatörü elde edilmiş,daha sonra L rezolvent operatörünün kutup noktalarıyla ilişkili olarak L impalsif operatörünün özdeğerler,spektral tekillikler kümeleri ve bunların bazı özellikleri verilmiştir. Beşinci bölüm ise tartışma ve sonuç için ayrılmıştır
Camera and lidar fusion based road detection ın autonomous vehicle driving
Çok modlu sistemlerin, tek bir modaliteye sahip sistemlere kıyasla daha güvenilir sonuçlar üretebilme kapasitesine sahip olduğu bilinmektedir, çünkü sahnenin farklı yönlerini algılayabilirler. Bu çalışmada, birçok önde gelen çalışmada olduğu gibi yüksek ön işleme maliyetlerini gerektiren yüzey normali veya yoğun derinlik tahminleri yerine, ham sensör girdilerinin kullanımına odaklanılmıştır. Ham sensör girdileri kullanılarak hem ön işleme hem de model hesaplama maliyetlerini minimize eden düşük maliyetli bir model geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu tez kapsamında, çoklu görev öğrenme mimarisi içerisinde birden fazla sensörden elde edilen veriler entegre edilerek yol bölütleme için maliyet-etkili ve yüksek doğruluğa sahip bir çözüm sunulmaktadır. RGB ve LiDAR derinlik görüntülerinin ağın girdilerini oluşturduğu bir füzyon mimarisi önerilmektedir. Çalışmanın bir diğer katkısı, AÖB/KKS (ataletsel ölçüm birimi/küresel konumlandırma uydu sistemi) ataletsel navigasyon sisteminden elde edilen verilerin, LiDAR-kamera ile senkronize bir şekilde toplanıp kalibre edilerek birleştirilmiş yoğun LiDAR derinlik görüntülerinin hesaplanmasıdır. Önerilen yöntemin performansı, KITTI ve BotanicGarden veri setleri üzerinde gerçekleştirilen deneylerle değerlendirilmiştir ve yöntemin hızlı, yüksek performanslı çözümler sunduğu gösterilmiştir. Ayrıca, Cityscapes veri setinde ham LiDAR verisinin bulunmadığı durumda da yöntemin başarımı analiz edilmiştir. Hem tam hem de yarı çözünürlükte elde edilen bölütleme sonuçlarının, mevcut yöntemlerle rekabet edebilecek düzeyde olduğu görülmüştür. Bu sonuçlar doğrultusunda, yöntemin yalnızca ham LiDAR verilerine bağımlı olmadığı, aksine farklı sensör modaliteleri ile de etkin bir şekilde kullanılabileceği ortaya konulmuştur. Tüm deneylerde elde edilen çıkarım süreleri, yöntemin gerçek zamanlı uygulamalar için oldukça umut verici sonuçlar sunduğunu göstermektedir. Hesaplama maliyetini düşürmek ve kaynakların daha etkin bir şekilde kullanılması amacıyla, geliştirilen mimariye LoRA (Low-Rank Adaptation) eklenerek ek deneyler gerçekleştirilmiş; elde edilen sonuçlar, şekiller ve analizler aracılığıyla sunulmuştur
Analysis of polyethylene (PE) film breakdown reasons by 6 Sigma methods by making improvements in agricultural purpose plastic bag production machine
Globalleşen dünyada haritadaki sınırlar ekonomik anlamda yok olmaya başlamıştır, buna bağlı olarak dünya ekonomisinde müşteriler, tedarikçilerinden yüksek düzeyde kalite beklentisi içerisindedirler. Günümüzde rekabetin karşı konulamaz bir biçimde artması sonucunda, firmaların ayakta kalabilmesi giderek daha da güç bir hal almaktadır. Müşterilerin beklentilerine ancak en doğru şekilde cevap verebilen şirketler, gelecekte varlıklarını sürdürebileceklerdir. Müşterilerin ihtiyaçları doğrultusunda en kaliteli ürünü uygun fiyattan piyasaya sunabilmek, günümüz şirketlerinin temel hedeflerinden biridir. Tam da bu noktada Altı Sigma yaklaşımı, şirketlerin deneyebilecekleri en etkili yöntemlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Altı Sigma metodolojisi, müşteri odaklı bir yöntemdir ve müşterinin temel gereksinimlerini önemsemeyi sorunun çözümü için başlangıç saymaktadır. Bu tez çalışmasında, altı sigma yaklaşımı uygulanarak, tarımsal amaçlı gübre ve zirai ilaçların taşınmasında aktif olarak kullanılan plastik torbaların üretim makineleri, prosesleri, kontrol adımları baz alınarak; torbadaki PE (Polietilen) film kopmalarının kök nedenleri araştırılmış, örnek bir firmanın üretiminde gerekli ölçümler yapılmış ve Minitab programı ile analizler yapılarak, üretim prosesinde iyileştirmeler gerçekleştirilmiştir. Altı sigma kavramı ve önermiş olduğu iyileştirme adımları incelenerek, şirketlerin altı sigma yaklaşımına hazırlık ve süreç aşamaları net bir biçimde ortaya konulmuştur. Bir firmada PE Film hattı film kopmaları kaynaklı duruş süreleri azaltılarak 24.012 TL/yıl tasarruf sağlanmış, telef miktarının azaltılması ile mali yönden 13.938 TL/yıl tasarruf ile birlikte toplamda 37.950 TL/yıl, yıllık %32 tasarruf elde edilmiştir. Buna ek olarak, üretim kaybı %25 azaltılmıştır. Yıllık 690.000 metre daha fazla üretim ile beraber, PE film kopmalar arası miktar 27.000 metreden 85.000 metreye çıkarılmıştır. Altı sigma projelerinde, değişimin yapılması kadar önemli olan yegane unsurun, şirketin tüm personeli tarafından değişimi desteklenmesi gerekliliği tespit edilmiştir
Similes and metaphors in seasonal poems
"Mevsim Konulu Şiirlerde Teşbih ve Mecazlar", XIII-XX. yüzyıllar arasında yaşamış şairlerinin şiirlerinin incelenmesiyle oluşturulmuş bir çalışmadır. Çalışma, "Giriş" ile "Mevsim Konulu Şiirler", "Teşbihler" ve "Mecazlar" olmak üzere üç bölüm ve "Sonuç"tan oluşmaktadır. Tezin "Giriş" başlığı altında araştırmanın konusu, amacı, önemi ve yönteminden bahsedilmiş; teşbih ve mecazların belâgat içerisindeki yeri ve önemine değinilerek anlatılan teorik bilgiler, mevsim konulu şiirlerden alınan beyitlerle örneklendirilmiştir. "Mevsim Konulu Şiirler" başlıklı birinci bölümde incelenen şiirlerden hareketle bahâriyye, şitâ'iyye, hazâniyye ve temmûziyyelerin özelliklerine değinilmiştir. Tezin "Teşbihler" başlıklı ikinci bölümü ve "Mecazlar" başlıklı üçüncü bölümü, çalışmamızın inceleme kısımlarını oluşturmaktadır. Bu bölümlerde mevsim konulu şiirler, "Giriş" başlığı altında ele alınan teşbih, istiâre, mecaz-ı mürsel ve kinâye bahisleri doğrultusunda tasnif edilmiştir. "Sonuç" başlığı altında mevsim konulu şiirlerin yüzyıllara, şairlere ve nazım biçimlerine göre dağılımı hakkında bilgi verilmiştir. Bu şiirlerde, teşbih ve mecazların nasıl kullanıldığı ve hangi kavramlar etrafında yoğunlaştığı ortaya konulmaya çalışılmıştır."Similes and Metaphors in Seasonal Poems" is a study created by analyzing the poems of poets who lived between 13th-20th centuries. The study consists of "Introduction" and three parts: "Seasonal Themed Poems", "Similes" and "Metaphors" and "Conclusion". Under the title "Introduction" of the thesis, the subject, purpose, importance and method of the research are mentioned; theoretical information is explained by referring the place and importance of similes and metaphors in rhetoric and is exemplified with couplets taken from poems about the season. In the first section titled "Seasonal Themed Poems", the characteristics of bahâriyye, şitâ'iyye, hazâniyye and temmûziyye are mentioned based on the poems analyzed. The second part of the thesis titled "Similes" and the third part titled "Metaphors" constitute the analysis parts of our study. In these sections, seasonal themed poems are classified in line with simile, metaphor, metonymy, and allegory which are discussed under the title of "Introduction". Under the title "Conclusion", is informed about the distribution of season-themed poems according to centuries, poets and verse forms. In these poems, it has been tried to reveal how metaphors and similes are used and around which concepts they are focused on
Coğrafi imgelemler: mavi anadoluculuk’ta kimlik, kültür ve mekân
İnsanları etnik aidiyete göre tanımlamanın temellerinin atıldığı Westfalya Anlaşması’yla3 (1648) tarihsel ve sosyal bir yörünge olarak somutlaşmaya başlayan ulus düşüncesi, Fransız Devrimi (1789) etkisiyle egemenliğin tek kaynağı olarak küresel bir bağlama bürünür (Schnapper, 1995). Bu süreçte ideolojik bir bağlam ve siyasal temsil kazanarak milliyetçiliğe evrilen ulus düşüncesi, böylelikle ulus-devletler ve ulusal kimlikler aracılığıyla toplumsal ve siyasal yapıdaki köklü dönüşümlerin merkezine yerleşir (Smith, 1994). Türdeş bir toplum inşasını amaçlayan ulus-devletler (Guibernau, 1997) tarafından bu dönüşümün en temel aktörü olarak yürürlüğe konulan ulusal kimlikler, ulusun varlığını geçmişte ve gelecekte meşrulaştırır (Smith, 1994) ve her üyesini kolektif bir millî duygu etrafında birleştirme görevini yerine getirir (Mccrone ve Bechhofer, 2015)
Crimes of intentional pollution of the environment and pollution of the environment due to negligence
Çevre, günümüzde ceza hukuku tarafından önem atfedilen bir değer haline gelmiştir. Bu kapsamda birçok ülkede çevreye zarar veren fiiller karşılığında cezai yaptırımlar öngörülmüştür. Bu çalışmada ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda yer alan "Çevrenin Kasten Kirletilmesi" ve "Çevrenin Taksirle Kirletilmesi" suçları unsurlarına ayrılarak incelenmektedir. İlk bölümde Avrupa Birliği Hukuku ve karşılaştırmalı ceza kanunlarında yer alan çevre suçları, ekokırım kavramı ve yeşil kriminolojiye değinilmektedir. İkinci bölümde, Türk Ceza Kanununun 181.maddesinde bulunan Çevrenin Kasten Kirletilmesi suçuna ilişkin olarak doktrindeki tartışmalara yer verilmekte, bu suça ilişkin olarak Avrupa Birliği'nin Çevrenin Ceza Hukuku Yoluyla Korunması Direktifi (AB/2024/1203) içeriğindeki düzenlemelerden yararlanılarak birtakım öneriler getirilmektedir. Son olarak üçüncü bölümde Türk Ceza Kanunu'nun 182.maddesinde yer alan Çevrenin Taksirle Kirletilmesi suçu, özellikle unsurları bakımından Çevrenin Kasten Kirletilmesi suçundan farklılık gösterdiği kısımlara yoğunluk verilerek incelenmektedir. Çalışmada benimsenen temel hedef, yapılan tüm değerlendirmelerin çevre suçlarından elde edilen ekonomik menfaate dikkat çekilerek ve cezaların caydırıcılığının artırılması hususundaki görüşler dile getirilerek yapılmasıdır
Numerical investigation of the effect of strain on two dimensional group IV chalcogens
Tez kapsamında, Janus γ-Si2XY (X/Y = S, Se, Te) tek katmanlarının çeşitli gerilme koşulları altında elektronik, optik ve mekanik özellikleri araştırılmıştır. Fonon spektrumları ve ab initio moleküler dinamik simülasyonları dinamik ve termal kararlılıklarını doğrularken, mekanik kararlılık Born kriteri ile desteklenmiştir. Bu tek katmanlı iki boyutlu malzemeler, Young modülü ve Poisson oranı gibi ayarlanabilir mekanik özellikler sergileyerek onları esnek uygulamalar için uygun hale getirmiştir. Elektronik yapı, benzersiz yük yoğunluğu davranışını gösteren Meksika şapkası şeklinde bir değerlik bandı ortaya koymuştur. Anizotropik deformasyon potansiyeli taşıyıcı hareketliliğini etkiler; γ-Si2SSe ve γ-Si2SeTe düşük etkin kütle ve artırılmış hareketlilik gösterirken, γ-Si2STe daha yüksek etkin kütlesi ve deformasyon potansiyeli anizotropisi nedeniyle daha düşük hareketlilik sergilediği bulunmuştur. Bu bulgular, γ-Si2XY tek katmanlarının çok işlevli doğasını vurgulamaktadır ve onları ileri teknolojik uygulamalar için umut verici adaylar haline getirmektedir