Bilgi Merkezi
Not a member yet
    1013 research outputs found

    ONARIM VE GÜÇLENDİRMEDE KULLANILAN POLİMER BETONLARIN ADERANS ÖZELLİKLERİNİN BETON YÜZEY KARAKTERİSTİKLERİ İLE İLİŞKİLERİ

    Get PDF
    Bu çalışmada, betonarme binaların onarım ve güçlendirilmesinde kullanılabilen polimer betonların, beton yüzey ile aderans özellikleri araştırılmıştır. Bu amaçla C 30/37 sınıfı üretilen beton numunelerde, eğilme ve yarmada çekme deneyi uygulanmıştır. Elde edilen numune parçalarının kırılma yüzeylerinde yüzey pürüzlülükleri belirlenmiştir. Her bir parça polimer beton ile tamamlanmış, tekrar eğilme ve yarmada çekme deneyine tabii tutulmuştur. Polimer beton üretiminde, matris olarak iki farklı reçine türü (polyester ve vinilester), faz malzeme olarak ise standart CEN kumu (% 0 - % 50 ve % 100 oranlarında) kullanılmıştır. Polimer betonun mekanik ve fiziksel özelliklerinde faz malzemesinin türü kadar matris/faz malzemesi oranında etkili olduğu, incelenen mekanik özellikler ile ortalama pürüzlülük değerinin (Ra) on nokta pürüzlülüğü ortalama değeri (Rz) ve ortalama pürüzlülük karelerinin karekökü (Rq) değerinden daha yüksek ilişkili olduğu, aderans özelliklerinde ise polimer beton bileşenlerinin yüzey karakteristiğinden daha fazla etkili olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Onarım ve güçlendirme, aderans, polimer beton, eğilme mukavemeti, yarmada çekme mukavemeti, yüzey pürüzlülük

    I International Brain Research School

    No full text

    SAKARYA NEHRİ ÜZERİNDEKİ HİDROLİK YAPILARIN NEHİR AKIMI REJİMİNE OLAN ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI

    Get PDF
    Barajlar, üzerine inşaa edildikleri akarsuların Hidrolojik, Morfolojik ve Sediment Taşıma Kapasitesi gibi karakteristik özelliklerinde zaman içinde önemli ölçüde değişiklikler meydana getirmektedirler. Bu çalışmada, Orta Sakarya Havzasında Sarıyar, Gökçekaya ve Yenice Barajlarının ve Pamukova Hidroelektrik Santrali (HES) ve Regülatörünün inşa edilmesinden sonra Aşağı Sakarya Nehrinde meydana gelen hidrolik değişimler araştırılmıştır. Her bir barajın tam kapasite işletmeye alınmasından önce ve sonraki durumlar için nehirdeki akımların değişimi ayrı ayrı incelenmiştir. Aşağı Sakarya Nehri üzerindeki Doğançay ve Botbaşı istasyonlarına ait değerler her bir baraj ve regülatörün işletmeye alındığı tarihlerin öncesi ve sonrası akım değişimleri grafikler halinde gösterilmektedir. Ayrıca, her iki istasyona ait maksimum anlık feyezan akımları kullanılarak gelmesi muhtemel taşkınlardaki değişimler incelenmektedir. Sonuçlar incelendiğinde; Nehirde taşkın pik debileri düşerken, nehir rejiminin düzenlendiği görülmüştür

    KAMU ÇALIŞANLARININ GÜVENLİK İKLİMİ ALGILARININ İŞ TATMİNİ VE İŞ PERFORMANSI ÜZERİNE ETKİSİ

    Get PDF
    Yapılan bu çalışmanın amacı iş ortamlarında çeşitli risklerle karşı karşıya bulunan işgörenlerin güvenlik iklimi algılarının iş tatminleri ve iş performansları üzerine olan etkisini belirlemektir. Bu maksatla Malatya ilinde istihdam edilen kamu çalışanlarından (n=451) anket yöntemiyle toplanan veriler analiz edilmiştir. Yapılan analizler (faktör analizi, korelasyon ve regresyon analizi, sobel testi) neticesinde kamu çalışanlarının olumlu yöndeki güvenlik iklimi algılarının iş performanslarını ve iş doyum seviyelerini pozitif yönlü ve anlamlı olarak etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca bu süreçte, güvenlik iklimi ile iş performansı arasındaki ilişkide iş doyumunun aracılık rolü oynamadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Güvenlik İklimi, İş Performansı, İş Tatmini, Kamu Çalışanları. JEL Sınıflandırma Kodları: J28, D23, M10

    Effects of Heterosis on Agronomically Important Traits of Oriental Tobacco (Nicotiana tabacum L.) Hybrids

    No full text
    Bu araştırma, farklı oriental tütün tipleri arasındaki melezlerin heterosis üzerine etkilerini belirlemek için Türkiye’de Tokat ilinde yürütülmüştür. Hibrit hatlar, Xanthi-2A, Nail, Gümüşhacıköy, Taşova, Katerini, Canik ve Erbaa genotiplerinden yarım diallel melezleme ile 2012 yılında elde edilmiştir. Çalışma 2013-2014 yılları tütün vejatasyon sürecinde Kazova/ Tokat şartlarında 7 ebeveyn (Р1 ve Р2) ve onların 21 F1 populasyonu kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmada, bitki boyu, yaprak sayısı, yaprak eni, yaprak boyu, yaprak verimi, nikotin ve şeker oranları incelenmiştir. Çalışma sonucunda melezler kuru yaprak veriminde ortalama %28,4 ve bitki boyunda ortalama %4,4 heterosis etkisi göstermiştir. Hibritler ortalama olarak ebeveynlere göre kuru yaprakta %16,6 daha az şeker oranına sahip olurken %10 daha fazla nikotin içeriğine sahip olmuşlardır

    Farklı Sulama Suyu Tuzluluğu Koşullarında Değişik Hidrojel Dozlarının Mısır (Zea mays) Verimine Olan Etkilerinin Belirlenmesi

    No full text
    Bu çalışma, farklı tuzluluk seviyesindeki sulama sularının ve PAM (poli-akrilamit) hidrojel kaynağı olarak piyasada su tutucu, denetimli gübre salgılayıcısı ve toprak düzenleyicisi gibi tarımsal amaçlı olarak satılan hidrojelin Merit F1 çeşidi şeker mısır (Zea mays saccharata Sturt.) bitkisinin verimine olan etkilerini araştırmak amacıyla saksı denemesi şeklinde serada yürütülmüştür. Deneme konularını 4 farklı sulama suyu tuzluluğu (T1; Şebeke Suyu, T2; 1.5 dS/m, T3; 3.0 dS/m T4; 5.0 dS/m) ve 4 farklı hidrojel (H1; 0 gr/saksı, H2; 0.5 gr/saksı, H3; 1.0 gr/saksı, H4; 1.5 gr/saksı) seviyesi oluşturmuş ve deneme tesadüf parsellerinde faktöriyel düzende 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre; sulama suyu tuzluluğu ile bitki yaş ve kuru ağılıkları arasında önemli ve negatif bir ilişkinin olduğu bulunmuştur. Tuzluluk konuları arasında en yüksek bitki yaş ve kuru ağırlık değerleri T1 konusunda elde edilmiş ve sırasıyla bu değerler 170.94 gr/saksı ve 22.77 gr/saksı olarak saptanmıştır. Hidrojel konularında ise en yüksek bitki yaş ve kuru ağırlık değerleri 179.75 gr/saksı ve 26.47 gr/saksı ile H2 konusunda belirlenmiştir. Tuzluluk seviyeleri arttıkça hidrojel etkisinin azaldığı saptanmıştır. Uygulanan sulama suyu tuzluluğu arttıkça bitki boy uzunluğunun da azaldığı tespit edilmiştir. Sulama suyu kullanım randımanı ise en yüksek 0.26 değeri ile T1H2 konusunda elde edilmiştir

    TRANSMEDYA HİKÂYECİLİĞİ “DORİTOS AKADEMİ” ÖRNEĞİ İNCELEMESİ

    Get PDF
    Rekabetin artmasıyla birlikte tüketiciler yoğun reklam mesajlarına maruz kalmakta ve bir süre sonra bu mesajlara duyarsızlaşmaktadırlar. Markaların tüketicinin dikkatini çekmesi, mesajlarını aktarması ve onlarla uzun süreli iletişim kurabilmesini mümkün kılan transmedya hikâyeciliği müşteriyi kampanya sürecine gönüllü olarak dâhil eder. Araştırmanın teorik bölümünde; transmedya hikâyeciliği ve transmedyal anlatının kullanımı detaylı olarak incelenmiştir. Uygulama bölümündeyse Doritos Akademi Reklam Kampanyasının niteliksel bir araştırması gerçekleştirilmiştir. Doritos Akademi Reklam Kampanyasının incelendiği çalışmada transmedyal anlatının uygulanma biçimi incelenmiş ve transmedyal anlatı açısından değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında transmedyal anlatının hedef kitleyle daha uzun süreli bir iletişim kurduğu ve bir diyalog ortamı oluşturduğu görülmektedir. Ayrıca klasik pazarlama iletişiminde her mecrada aynı içeriği kullanma zorunluluğunun ortadan kalktığı bunun yerine ortak duygunun verildiği ve her mecranın kendi dilini oluşturduğu bir yapının ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Türkiye’de uygulanan transmedyal reklam kampanyası "Doritos Akademi” incelenerek reklamcılıkta transmedya kullanımı konusuna akademik anlamda katkı sağlamak hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Reklamcılık, Transmedya Hikâyeciliği, Pazarlama İletişimi. JEL Sınıflandırma Kodları: M37, M30, M31, M39

    Organik Domates Yetiştiriciliğinde Farklı Gübre Dozlarının Kalite ve Verim Üzerine Etkisi

    No full text
    Bu çalışma serada organik olarak yetiştirilen Bandita F1 salkım domates çeşidinin verim ve kalitesi üzerine Izorph7 organik gübresinin farklı dozlarının (100 g/m2, 300 g/m2 ve 500 g/m2) etkilerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Farklı gübre dozu uygulamaları ile domates salkım sayısı, meyve şekil indeksi ve meyve eti sertliği (N) değerleri 300 g/m2 seviyelerine kadar artarken 500 g/m2 gübre dozunda azalmıştır. Verim ise gübre dozlarının artması ile azalmıştır. Çalışmada meyve kuru madde içeriği (%) ve suda çözünebilir kuru maddenin (%) gübre dozlara ile önemli (

    Kadife Çiçeği ve Gül Taç Yaprakları Demleme Çaylarında Ön Çimlendirme Uygulamalarının Biberde Çimlenme ve Çıkış Üzerine Etkileri

    No full text
    Bu araştırmada, Yalova çarliston biber çeşidine ait tohumlar kadife çiçeği (Tagetes erecta, ve Tagetes patula), ve yağ gülü (Rosa damascena) çiçeklerinin kurutulmuş taç yapraklarının saf su ile hazırlanmış demleme çaylarında havalandırmalı kolon içinde 15oC sıcaklıkta 32 saat süreyle ön çimlendirme uygulamasına tabi tutulmuştur. Hiçbir uygulama görmeyen tohumlar kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Ön çimlendirme uygulaması gören tohumlar ile kontrol tohumlarında, standart çimlenme (25oC), düşük sıcaklık stres testi (15oC), kum ortamında çıkış testi ve fide büyüme testleri gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, uygulamaların normal çim oranı, ortalama çimlenme zamanı ve çim boyu üzerine etkisi önemli bulunurken, çimlenme oranı ve anormal çim oranı üzerine etkisi istatistiki olarak önemsiz bulunmuştur. En yüksek normal çim oranı %94.5 ile T. erecta demleme çayı uygulamasından elde edilirken, en düşük normal çim oranı %90.0 ile kontrol uygulamasından elde edilmiştir. Ön çimlendirme uygulamaları ortalama çimlenme zamanını kontrol tohumlarına göre 0.4 gün ile 0.8 gün arasında kısaltmıştır. Demleme çayları çim boyunu önemli ölçüde arttırmış ve en yüksek çim boyu 12.4 cm ile T. patula demleme çayı uygulamasından elde edilmiştir. Düşük sıcaklıkta çimlenme ve kumda çıkış testlerinden standart çimlendirme testindekine benzer sonuçlar elde edilmiştir. Ön çimlendirme uygulamalarının fide kalitesi üzerine etkisi önemsiz bulunmuştur. Sonuç olarak, kadife çiçeği ve yağ gülü taç yaprakları demleme çaylarının biber tohumlarında organik ön çimlendirme ajanı olarak kullanılabilmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğu söylenebilir

    The Effects of Aluminum and Cadmium Metals on Germination of Maize and Lentil Seeds

    No full text
    Bu çalışmada; mısır (Zea mays L.) ve mercimek (Lens culinaris Medik cv.Kafkas) tohumlarının çimlenmesi üzerineçeşitli konsanstrasyonlardaki alüminyum [(Al(NO3)3.9H2O] ve kadmiyumun [Cd(NO3)2.4H2O]etkileri araştırılmıştır. Çimlenme deneyleri 7 gün boyunca,sabit bir sıcaklıkta (20°C), karanlıkta ve inkübatörde gerçekleştirilmiştir. Alüminyum ve kadmiyum, özellikle de kadmiyum, her iki türde de tohum çimlenmesini konsantrasyon artışına paralel olarak geciktirmiş ve engellemiştir. Mercimek tohumları metallere karşı mısırdan daha duyarlı davranmıştır. Mısırda radikula ve koleoptil çıkışları kıyaslandığında; radikulanın aluminyum ve kadmiyuma karşı daha duyarlı bulunmuştur. Mercimekte ise radikula ve hipokotil benzer oranlarda etkilenmiştir. Taze ağırlıklarda çimlenen tohumların fideciklerinde iki metalin etkisiyle azalmıştır

    517

    full texts

    1,013

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Bilgi Merkezi is based in Türkiye
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇