Articles on Usul Al-Fiqh and Fiqh in the Sebilürreşâd and Islam Journals

Abstract

DergiPark: 989106rumeliSebilürreşâd and Islam Journal were precursor, prominent and long-running journals of the 2nd Constitutional Period in terms of their scientific level, style, contents, writers and publication policies. Sırât-ı Müstakîm Journal started its publication life with the declaration of the Second Constitutional Monarchy in 1908, changed its name in 1912 and continued its existence until 1925 under the name of Sebilürreşâd. The Islam Journal began to be published in 1914. Since the period coincided with the transition from the classical period to the modern period in terms of fiqh -although there are articles in various fields in the journals- articles on fiqh and u??l al-fiqh predominate in parallel with the conditions of the period. The journals are places where both classical and modernist ideas about fiqh and us?l al-fiqh are shared, and even debates take place from time to time. There are 244 articles in the Sebilürresâd Journal, which was published between 1908-1925, and 60 articles in the Islam Journal on fiqh and us?l al-fiqh. The fiqh subjects discussed in these articles are polygamy, veiling, giving zakah to the navy, the vision of the crescent, the proof of Ramadan, financial worship, pilgrimage, sermon, ?ullah, interest, rib? al-fa?l, rib? al-nas??e, divorcement, fasting and fitr. The subjects of us?l al-fiqh are social us?l al-fiqh, custom, ijtihad, imitation, permissibility, whether the permissibility is from the rules of shar??ah, qa??, ift?, muft?, q???, the conditions of the mujtahid and the ability to know the consensus. Ziya Gökalp's views on social usul al-fiqh left their mark on the Islam Journal. Social u??l al-fiqh, polygamy, whether permissibility is from the rules of shar??ah or not, are the issues that are mutually discussed between the Islam Journal and Sebîlürreşâd.Sebîlürreşâd ve İslâm Mecmuası, ilmî seviyesi, üslubu, içeriği, yazar kadrosu ve yayın politikası bakımından seçkin ve uzun soluklu ilk dergilerden olmakla öne çıkan II. Meşrutiyet Dönemi yayınlarıdır. Sırât-ı Müstakîm Mecmûası, 1908 yılında II. Meşrutiyet'in ilanıyla yayın hayatına başlamış, 1912 yılında isim değişikliğine uğrayarak Sebîlürreşâd adıyla 1925 yılına kadar varlığını sürdürmüştür. İslâm Mecmuası ise 1914 yılında yayımlanmaya başlamıştır. Dönem, fıkhî açıdan klasik dönemden modern döneme geçişe rastladığından, mecmualarda birçok alanda makale bulunsa da dönemin şartlarıyla paralel olarak fıkıh ve fıkıh usûlü konulu makaleler ağır basmaktadır. Mecmualar fıkıh ve fıkıh usûlü konularıyla ilgili hem klasik hem de modern fikirlerin paylaşıldığı hatta zaman zaman tartışmaların yaşandığı bir mecra konumundadır. 1908-1925 yılları arasında yayımlanan Sebîlürreşâd Mecmûası’nda 244, İslâm Mecmuası’nda ise 60 makale fıkıh ve fıkıh usûlü ile ilgilidir. Makalelerde ele alınan fıkhî konular; te‘addüd-i zevcât, tesettür, zekâtın donanmaya verilmesi, rü’yet-i hilâl, Ramazan’ın sübûtu, mali ibadetler, hac, hutbe, vaaz, hulle, faiz, ribe’l-fazl ribe’n-nesî’e, talak, savm ve fıtırdır. Usûlü’l-fıkıh konuları ise; içtimaî usûl-i fıkıh, örf, ictihad, taklit, cevaz, cevazın ahkâm-ı şerîatten olup olmadığı, kaza, ifta, müfti, kadı, müctehidin şartları ve mevârid-i icmâ’ın kâffesini bilmektir. İslâm Mecmuası’na Ziya Gökalp’in içtimaî usûl-i fıkıh ile ilgili görüşleri damgasını vurmuştur. İçtimaî usûl-i fıkıh, te‘addüd-i zevcât, cevazın ahkâm-ı şerîatten olup olmadığı İslâm Mecmuası ve Sebîlürreşâd arasında karşılıklı tartışılan mevzulardır

    Similar works