Din, insana kurtuluşa erme ve korkudan emin olma yolunu göstermektedir. Öte
yandan yol gösterici bir rehber ile kurtuluşa erileceği düşüncesi insanlarda zor
zamanlarda ve sıkıntılı durumlarda bir beklentinin oluşmasına sebep olmuştur.
Âhir zamanda gelmesi beklenen kurtarıcı inancı, yalnız İslam düşüncesinde değil,
diğer dinlerde ve inançlarda özellikle Yahudilik ve Hıristiyanlıkta da önemli bir
yer tutmaktadır. Mehdi konusundaki haberlerin kaynağının Müslüman olmuş bazı
Yahudi ve Hristiyanlar olduğu söylenmişse de Şîîler için bir inanç konusu olmaya
ve diğer Müslümanlar arasında da tüm canlılığıyla durmaya devam ettiği
görülmektedir. Şîa ile Sünnî tasavvufun yanı sıra selefî görüşü benimseyen
çevreler de Mehdi inancına sahip çıkarak rivayetlerde bulunduğu şekliyle
Mehdilik konusunu benimsemiş, ancak teorik çerçevesi üzerinde fazla durmamış
felsefi yorumlara pek girmemişlerdir. Mehdi hakkında vârid olan hadisleri
derleyen birçok müstakil risale kaleme alındığı gibi hadis mecmuaları içinde de
bu rivayetlerin bir kısmı nakledile gelmiştir. Muteber hadis kaynaklarında bu
rivayetler oldukça sınırlı sayıda yer almaktadır. Bütün bunlar arasında Ebû
Dâvûd’un Sünen’inde Kitâbu’l-Mehdî başlığı ile müstakil bir bölüm açılmış
olması konuya verilen önem açısından ehemmiyetlidir. Hadislerin anlaşılması
noktasında önem arz eden şerhlerde bu konunun nasıl ele alındığının tespit
edilmesi faydalı görülmektedir. Bu bağlamda Azîmâbâdî’nin, Avnu’l-Ma’bûd adlı
şerhinde, Ebu Davud’un Sünen’inin Kitâbu’l-Mehdî bölümü çerçevesinde konuya
yaklaşımının tespiti neticesinde değerlendirmeler yapılacaktır