Dengbejliğin Kürt
kültüründe son derece önemli bir yeri vardır. Sosyologlar, tarihçiler
alimler; ulusların ait oldukları coğrafyaya ait özellikleri taşıdıklarını
belirtmiştirler. Arapça, Farsça, Türkçe ve Kürtçe dillerini bilen biri olarak
dil kavramı üzerindeki gözlemlerimle ilgili şu tespitte bulunabilirim:
Arapça, Fas’tan Umman’a kadar uzanan bir çöl gibi hafif çırpıntılı bir
sesin dilidir, Türkçe Orta Asya’dan Balkanlar’a kadar telaşlı koşan bir
at gibidir. Farsça ise 3000 yıllık bir İran Devleti’nin disiplini ile oluşmuş
müthiş bir ahengi barındırmaktadır. Kürtçe de Şakiro’nun sesi kadar inişli
çıkışlı bir niteliğe sahiptir. Kürtçe ’de bir yandan Dicle’nin coşkun akışını,
bir yandan Ağrı Dağı’nın dehşet verici uğultusunu ve bir yandan da Van
Gölü’nün hafif çırpıntılarını hissedebilirsiniz. Nitekim bu bölgeye de bu
tarihi coğrafyanın karakteri yansımıştır. Kürtlerin yaşadığı bu coğrafyada
Ağrı Dağı, hemen onun dibinde Iğdır Ovası vardır. Öte tarafında Süphan
Dağı ve hemen onun dibinde Patnos ve Erciş Ovaları yer almaktadır. Cudi
Dağ’ının dibinde ise Cizre Ovası ve Dicle Nehri bulunmaktadır. Dolayısıyla,
inişli çıkışlı bir coğrafyadır burası ki Kürtlerin karakteri de inişli çıkışlıdı