İslâm Tarihinin İlk Mehdisi İBNÜ’L HANEFİYYE

Abstract

İlahî öğretiler kervanının son halkası olan “İslâm Dini”nin peygamberi, son peygamber Hz. Muhammed (sav), “cahiliye” olarak nitelenen bir toplumla karşı karşıya idi. Bunlar, dinî, siyasî ve sosyal birlikten uzaktılar. Düzensiz, kendi başına hareket eden, hak ve hukuk tanımayan, ahlâkî ve insanî değerlerden uzaklaşmış, ömürleri birbirleriyle savaşmak ve yağma ile geçen bir toplumdular. Ancak O, kendisine “vahyedilen öğretiler” çerçevesinde 23 sene gibi kısa bir sürede onları tevhid/birlik sancağı altında toplamıştır. “kardeşlik sözleşmesi”yle birbirlerine kenetlenmiş olan bu insanlar, kardeşini kendi nefsine tercih eder duruma gelmişti. Artık hak ve hukuka riayet eden, attıkları her adımın hesabının bir gün mutlaka sorulacağının bilincinde olan, savaşı değil barışı esas alan, ahlâkî ve insanî değerlerin timsali bir toplum meydana gelmişti. İşte böylesine “mucizevî bir inkılâb”ın formülü olan ilahî öğretileri, yani Kur'ân ve Sünnet’i ardında bırakan Rasulullah (sav), ümmetine bu emanetlere sımsıkı sarılmalarını, aksi takdirde sonlarının hüsrân olacağına dikkat çekerek, görevini yerine getirmiş olmanın huzuruyla hayata gözlerini yummuştur

    Similar works