Arapça’da “Erba’în” Farsça’da ise “Hadîs-i Çihil”, Hz. Peygamber’in kırk seçme
hadisini ihtiva eden eserlere denir. Kırk hadis çalışmaları, hicretin ikinci asrın sonundan
itibaren başlamış ve daha sonra gelişerek Arap, Türk, İran ve diğer Müslüman
milletlerin edebiyatında zengin bir yer edinmiştir. Manzum ve nesir şeklinde yazılan
erba’înlere Müslümanlar yaşadıkları her coğrafyada rağbet göstermişlerdir. Tarih
boyunca Hz. Peygamber’in hadis ve sünnetine hassasiyet gösteren Müslümanlar,
hadisleri daima bir ibadet edasıyla ezberlemiş ve müzakere etmişlerdir. Özellikle Hz.
Peygamber’den nakledilen; “Ümmetim içinde din emirlerine dair kırk hadis ezberleyeni
Allah Teâlâ, kıyamet günü fakihler ve âlimler zümresi içinde diriltir” rivayeti,
Müslümanlar arasında kırk hadis yazma geleneğinin oluşmasında etkili olmuştur.
Birçok âlim ve şair eserlerini kırk hadis veya erba’în denilen eserler şeklinde tasnif
etmişlerdir. Erba’în yazan âlimlerden birisi de Mevlana İdris-i Bitlisî (ö. 926/1520)’dir.
İdris-i Bitlisî, II. Bayezid ve Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı devletinde
danışmanlık gibi önemli hizmetlerde bulunmuş bir âlimdir. Osmanlı Sarayında siyasette
başarılı olan ve daha çok “Heşt Bihişt” (Sekiz Cennet) adlı Osmanlı tarihine dair eseri
ile tanınan Bitlisî, başta Farsça olmak üzere Arapça ve Türkçe dillerinde önemli eserler
bırakmıştır. Bu çalışmada el yazma halinde olan Bitlisî’nin “Hadîs-i Çihil” adlı eseri
hadis ilimleri açısından incelenecek, eserin yazılış amacı, muhtevası ve eserdeki
hadisler, sıhhat açısından tespit edilip değerlendirilecektir