Düşünürler tarafından, Tanrı’nın varlığını rasyonel bir düzlemde
açıklamak için farklı deliller geliştirilmiştir. Bu teşebbüslerden birisi olan
hudûs delili, kozmolojik delil grubu içerisinde yer alır. Bu delil, kendisine
hareket noktası olarak nesnel gerçekliği alması, Tanrı âlem farklılığını net bir
biçimde vurgulaması ve yoktan yaratma teorisiyle daha uyumlu olması gibi
özellikleri nedeniyle Müslüman kelamcılara oldukça cazip gelmiştir. Öyle ki,
onun basit şekli ve temel kavramlarıyla ilk dönemden itibaren kelamcıların
eserlerinde karşılaşmak mümkündür. Müslüman kelamcıların büyük bir önem
atfettikleri bu delil, onların eserlerinde bir gelişim süreci izler. Burada, delilin
kendi tarihi içerisindeki bu gelişimi, Cüveynî ile yaşadığı dönüşüm ve
Şehristânî’nin onu sağlamlaştırmaya yönelik hamlesi incelenecektir