Psikososyal çalışmalar, son dönemlerde sosyal bilimler alanın önemli bir ilgi konusu haline gelmiş
ve karşılan sosyo-politik olaylar sosyal psikoloji üzerinden analiz edilmeye çalışılmıştır. Sosyo-politik
olaylar sosyal bağlam ile ilişkili olarak sosyal öğrenme üzerinden değerlendirilmiştir. Sosyal psikoloji
açısından yükselen kavramlardan biri de şehitlik kavramı olmuştur. Şehitlik hem çatışma psikolojisi hem
de politik davranış araştırmalarında önemli bir fenomen halini almıştır. Şehitlik ile kendini bir dava
uğruna feda eden birey ya da grupların davranışları incelenmeye başlamıştır. Bu doğrultuda şehitlik
psikolojisini inceleyen farklı yaklaşımlar ortaya çıkmıştır: Psiko-patolojik yaklaşım, rasyonel tercih
yaklaşımı, şikayet/tehdit yaklaşımı ve sosyal kimlik yaklaşımı. Bu çalışmada şehitlik psikolojisi, sosyal
kimlik yaklaşımı bağlamında ele alınmış ve sosyal öğrenmenin önemi vurgulanmıştır. Psikopatoloji
yaklaşımının ise indirgemeci olduğu kabul edilmiştir. Birey ya da grupların şehitlik davranışını sosyal
çevrelerinden öğrenerek uyguladığı iddia edilmiştir. Böylece şehitlik psikolojisinin sadece bireysel değil,
kitlesel bir mobilizasyonu destekleyebilme kapasitesine vurgu yapılmıştır. Sosyal öğrenme sürecinde
yetki figürlerinin rolü özellikle vurgulanmıştır. Bu çalışmada şehitlik psikolojisi Kasım Süleymani
suikastı üzerinden yorumlanmaya çalışılmıştır. Öncelikle İran toplumu Şii geleneği üzerinden incelenmiş
ve Şii norm, değer ve kurallarının üyelerinin davranışlarını tarihsel olarak nasıl şekillendirdiği
vurgulanmıştır. Şiiliğin sosyal etkisi iki örnek olay üzerinden değerlendirilmiştir: Kerbela Olayı ve
12. İmam’ın Kaybolması. Diğer yandan Şiiliğin davranışa etkisi üç pratik üzerinden tartışılmıştır:
Ravza Okumaları, Taziye ve Alaylar. Şii geleneğinin Şehitlik davranışına etkisi tartışıldıktan sonra,
şehitlik psikolojisinin kitle mobilizasyonuna etkisi Kasım Süleymani suikastı üzerinden incelenmiştir.
Süleymani’nin öldürülmesi sonrası hem İran hem de ülke dışındaki mobilizasyonlar tartışılmış ve
şehitliğin mobilize edici rolü vurgulanmıştır. Ülkede geniş kesimleri etkileyebilen şehitlik davranışının
sosyal sermayeyi nasıl arttırdığı ortaya koyulmuştur