Hz. Peygamber'in sünneti ve sünnetin kaynaklarından biri olan
hadisleri, İslam kültürünün en önemli odak noktalarından biri olarak
kabul edilmiştir. İlk dönemlerden günümüze gelinceye kadar sünnet ve
hadis etrafında meydana gelen tartışmaların temel noktasını ise hadis ve
sünnetin doğru anlaşılması, yorumlanması ve uygulanması teşkil
etmektedir. Bu bağlamda, tarih boyunca İslâm düşüncesi içerisinde yer
alan her bir ekol sünnet/hadise farklı yaklaşımlarda bulunmuş, hadisin
anlaşılması, yorumlanması ve sıhhatini tespit etme noktasında farklı
metotlar izlemişlerdir. Mâlikî mezhebine mensup olan Ebu’l-Velîd el-Bâcî
(474/1081), Endülüs’te yetişen seçkin ve saygın bir fakihtir. O, sadece
fıkıh alanında değil, birçok farklı ilim dallarında da söz sahibi olabilecek
nitelikte bir birikime sahiptir. Dolayısıyla fıkıh sahasında olduğu kadar,
değişik birçok ilim dallarında da eser vermiş üretken bir müelliftir. Bâcî,
hayatının önemli bir bölümünü ilim tahsili amacıyla çıktığı seyahatlerde
geçirmiş, bu seyahatleri esnasında sahasında otoriter ilim adamlarından
ders almayı ihmal etmemiş, maddî sıkıntılarına rağmen ilmi terk
etmemiştir. Müellif, gözde eserlerinden olan ve usûl-i fıkıh alanında cedel
metoduyla yazdığı en muhtevalı eseri olan “ İhkâmü’l-fusûl fî ahkâmi’lusûl” adlı eseri ile yine aynı alanda özlü eseri olan“el-İşârat” adlı
eserlerinde Hadis/Sünnet konusunda önemli bilgiler vermektedir. Bu
çalışmada adı geçen iki eseri bağlamında Bâcî’nin Hadis/Sünnet
konusundaki görüşleri irdelenmeye gayret edilecektir