Küreselleştirici modernliğin bir antitezi: Fundamentalizm

Abstract

Beginning with the 1980s the notion ‘fundamentalism’ has been used generally in its accepted form and in opposition to movements implying secular modernity and particularly globalization. It has been conceptualized as a form having religious identity and consisting of individual and social protests against modernity or other sociopolitical ills. Basically, fundamentalist movements also take in modernity as they are the consequences of a conflict or dialectics with modernity. Besides, that fundamentalism is against modernity is its basic attribute. However, it sometimes feeds on modern ideas and uses modern technology while opposing to modernity, thereby catching attention.This study will focus on ‘fundamentalism’, which has sprang up as a reaction against globalizing effects and added vitality and importance to the conservativeness of tradition. As the impossibility of living in a world where ‘holiness’ has lost its importance is felt more, how religiously motivated movements get more stronger will be looked into.1980’li yıllardan itibaren fundamentalizm kavramı, genellikle kabul edildiği şekliyle, seküler modernliğe ve çoğu kez küreselliğe muhalefeti vurgulayan hareketler için kullanılmaya başlanmıştır. Moderniteye veya herhangi sosyo-politik rahatsızlığa karşı gerçekleşen bireysel ve toplumsal protestoların, dini hüviyet kazandırılmış formu olarak anlaşılmıştır. Fundamentalist hareketler temel olarak, modernite ile çatışmanın veya diyalektiğin bir sonucu olarak ortaya çıktığından, moderniteyi de içinde barındırmaktadır, bununla beraber, fundamentalizmin temel niteliği, modernleşmeye karşıt oluşudur. Modernliğe karşıt olmasına rağmen, fundamentalist hareketlerin modern idelerden faydalanması ve bunun propagandasını yaparken modern teknolojilerden yararlanması da dikkat çekicidirBu çalışmada, küreselleştirici etkilere karşı bir tepki olarak ortaya çıkan, geleneğin koruyuculuğuna yeni bir canlılık ve önem veren fundamentalizm kavramı üzerinde durulacaktır. Kutsallık kavramının değerini yitirdiği bir dünyada yaşamanın olanaksızlığı hissedildikçe, dini motifli hareketlerin nasıl güçlendiği incelenmeye çalışılacaktır

    Similar works