İçinde yaşadığımız modern zaman diliminde insanoğlu ile tabiat düzeni
arasında özellikle dikkat edilmesi gereken ciddi uyuşmazlıklar baş göstermiştir.
Modern zamanın bir bunalımı olarak tanımlayabileceğimiz bu sorunlar sosyal
ilişkilerden gündelik hayata, siyasi, ekonomik, politik uygulamalardan küresel-kitlesel
yönelişler ve dünya kaynaklarının bilinçsizce tüketimine, bilim ve tekniğin çeşitli
uygulama faaliyetlerinden manevi-duygusal hayatımızın ciddi anlamda kayboluşuna
ve son olarak içinde yaşadığımız tabiatın ahenginin bozulmasına kadar birçok
sahada trajik bir şekilde kendini göstermektedir.
Modern çağda daha önce karşılaşılmamış bu tarz problemlerin insanoğlunun
zihnini ciddi anlamda meşgul ettiği bilinmektedir. Bu problemler sadece insan
hayatını değil bütün bir canlılar dünyası ve tabiat düzenini de tehdit eder hale
gelmiştir. İnsan varoluşunu devam ettirebilmek için hali hazırda birçok problemle baş
etmek zorunda kalmaktadır. Günümüzde bu problemlerin en önemlisi olarak dikkat
çeken ve son zamanlarda bütün bir dünya gündemini meşgul eden ana problemin
çevre krizi ve sorunları olduğu rahatlıkla ifade edilebilir.
Tabii düzenin bozulması, canlılar dünyası arasında kurulu olan ekolojik
dengenin kaybolması ve bunun sonucunda yaşadığımız dünyada göz ardı edilemez
sıkıntıların ortaya çıkması konuyu daha önemli hale getirmiştir. Başta dünya
kaynaklarının aşırı ve haksız tüketimi, yine bu kaynakların dünya nüfusu üzerinde
dengesiz dağılımı olmak üzere küresel ısınma, sera gazı salınımlarının artması,
ormanların bilinçsiz yok edilmesi sonucunda erozyonların artmış olması, aşırı
tüketimin neredeyse devasa seviyelere ulaşmış atık problemlerini doğurması dikkat
çeken ve toplu halde bütün bir çevre bunalımını ortaya çıkaran sorunlar olarak
sıralanabilir. (Bostan,2015,s.IV,1) Öte yandan daha çok ve etkili üretim ve kazanım
için gerçekleştirilen çalışmalar sonucu genetiği değiştirilen organizmaları (GDO)
insanlığın gündemine taşımış, karaların, yer altı sularının kirletilmesine ek olarak
denizlerin kirletilmesi ve deniz canlılarının nesillerinin tehlikeye atılması gibi
problemler artık insanlığın önünde ivedilikle çözüm bekleyen sorunlar olarak öylece
durmaktadır. Her ne kadar bu problemlerin çözümü adına bazı girişimlerde
bulunulmuş olsa da tabiatın doğal düzeni hala uyarılar vermeye devam etmektedir