BÜTEK Boğaziçi Eğitim Turizm Teknopark Uygulama ve Dan. Hiz. San. Tic. A.Ş.
Abstract
Tümcelerde sözcük dizimi, adıllaşma gibi sözdizimsel özelliklerin diller tarafından metin içinde söylem konusunun saptanmasını ve sürekliliğini sağlamak amacıyla kullanılan değişik biçimsel yöntemler arasında yer aldığı yapılan incelemelerde ortaya çıkarılmıştır (Givon 1983).
Türkçe metinlerde adıllaşma kişi adıllaşması, dönüşlü adıllaşma ve yalın adıllaşma olarak görülür. Çoğunlukla tümce düzeyinde sözdizimsel bir kural olarak incelenmiş olan adıllaştırma üstüne yapılan çalışmalar Türkçe'de adılların biçimbirimsel ve sözdizimsel özelliklerini saptamayı amaçlamıştır. Ergin (1986), Banguoğlu (1974) ve Gencan (1966) adılların biçimbirimsel özelliklerini incelemişlerdir. Adılların sözdizimsel özelliklerinin incelenmesi ise evrensel kuramlar çerçevesinde sapammış olan sözdizimsel koşulların Türkçe'deki adıllaşma süreçlerini ne kadar bağladığı
kapsamında olmuştur (Erguvanlı-Taylan, 1982; Özsoy, 1983). Türkçe'deki 3. şahıs dönüşlü adılı kendi(si)‘nin metin içinde ullanımı Nielsson (1978) ve Sezer (1980) tarafından incelenmiş ve bu çalışmalarda kendi(si) adılının metin içinde kullanımını anlatabilmek amacıyla Öneçekme-Geriye itme (Nielsson) ile En Doğal Yorum İlkesi ve Duygudaşlık (Empathy) Kısıtlaması gibi yapısal öğelere dayanmayan bazı açıklamalar önerilmiştir. Ancak bu yazı bu kavramların yeterli olmadığını, gerçekte söylemiçi dönüşlü yapının söylem düzeyinde daha temel bir yapısal kavram olan Konu Koşulu'nu gerektirdiğini göstermeği amaçlamaktadır.
Ayrıca bu yazı çerçevesinde, Nielsson (1978) ve Sezer (1980) tarafından önerilen ilke ve kısıtlamaların da Konu Koşulu tarafından doğal olarak içerilen iki kavram olduğu savunulacakür