'Artvin Coruh Universitesi Uluslararasi Sosyal Bilimler Dergisi'
Doi
Abstract
Türkiye’nin 2000’li yıllarının önemli kamu politikalarından birisi, belki de en
önemlisi, Kürtlere ve Alevilere yönelik demokratikleşme politikasıdır. 2004’te
gündeme gelen bu politika yaklaşık 10 yıl sürecek bir kamusal tartışmayı da
beraberinde getirmiştir. Siyasetçiler, sivil toplum kuruluşları ve medyanın dâhil
olduğu bu tartışma sonucunda yönetimdeki hükümetlerin aldığı kararlarla birlikte bazı
politikalar yürürlüğe konulmuştur. Bu makalede, 2004–2015 yılları arası Kürt ve
Alevilere yönelik demokratik açılım politikası bir kamu politikası olarak ele alınarak
Ş. Aktürk’ün geliştirmiş olduğu etnisite rejimleri tasnifi ışığında, kurumsal analiz
modeli ve süreç analizi (işlevsel analiz) modeli perspektifinden değerlendirilmektedir.
Makalenin ulaştığı nihaî sonuç, bu kamu politikalarının Türkiye’yi anti-etnik
rejimden çok-etnili rejime geçirecek derecede başarılı olduğu, ancak politikayı
başlatan siyasî yönetimin ilk başta amaçladığı düzeyde başarılı olamadığı yönündedirA significant public policy in Turkey throughout 2000s is the democratization policy
towards the Kurds and Alevis. Initiated in 2004, this policy triggered a prolonged
public debate, at the end of which some policies were put into effect. Taking this
democratization effort as a public policy, this article assesses it, in light of the
classification of the regimes of ethnicity developed by Ş. Aktürk, by employing
institutional analysis and process (functional) analysis models. The finding of this
article is that this public policy has become successful to the extent that Turkey has
been transformed from anti-ethnic regime into multi-ethnic regime, but not to the
extent that the government which started this policy has initially aimed