research article text

Sesi Duyulmayan Kaynaklar: “Münşe’ât” Mecmuaları

Abstract

Historians have long overlooked Ottoman münşe’ât compilations and often dismissed them for having limited historical value. This article argues that such collections—specifically Zübdetü’l-Münşe’ât, a manuscript copied in the nineteenth century—offer critical insights into Ottoman epistolary practices and can serve as valuable historical sources. While these works share significant formal and structural similarities, the vocabulary and expressions embedded in their style reflect the lived experiences of their time and offer important clues about prevailing emotional norms. Recent scholarship in the history of emotions has emphasized that emotions are not universal but are shaped by temporally and culturally specific norms. These findings are also supported by research in cognitive neuroscience and cultural psychology. A close reading of the epithets of the letters’ recipients, alongside their content, allows for analysis of both individual and social relationships, and reveals how contemporary societal transformations are reflected in epistolary forms. The study further demonstrates that “sincerity,” as a culturally constructed concept, underwent a notable transformation by the late 19th century. It also shows that the letters provide valuable perspectives on the destabilizing effects of delayed salary payments and the state’s bureaucratic responses, offer insight into familial dynamics and cultural practices, highlighting the historiographical potential of münşe’ât collections.Osmanlı dönemi münşe’ât mecmuaları değişime odaklanan tarihçiler için uzun süre muteber bir tarihsel kaynak olarak görülmemiştir. Bu makale on dokuzuncu yüzyılda istinsah edilmiş Zübdetü’l Münşe’ât adlı eser üzerinden Osmanlı mektup yazma pratiklerini belgeleyen münşe’ât mecmualarının tarihçiler tarafından kaynak olarak kullanılabileceğini göstermeyi amaçlamaktadır. Bu eserlerin her biri şekil ve görünüşte içerik bakımından birbirlerine çok benzemekle birlikte üsluplarında yer alan sözcükler ve ibareler üretildikleri dönemin tecrübelerine, bu dönemde yaşayan bireylerin ve toplumun duygu normlarına da ışık tutacak ipuçları sunabilmektedir. Zira, yakın zamanda “duyguların tarihi” alanında yapılan araştırmalar hem duyguların zaman ve mekân içinde değiştiğini hem de duygu deneyimlerinin temel belirleyicisinin duygu normları olduğunu ileri sürmekte, bu araştırmaların bulguları bilişsel sinirbilim ve kültürel psikoloji gibi farklı bilim dalları araştırmalarıyla da desteklenmektedir. Eserde yer alan mektupların muhataplarının lakapları ile içerikleri bazında incelemesi yapılarak Osmanlı toplumsal/bireysel ilişkilerinin niteliklerine, bu niteliklerin değişimi ve dönemin toplumsal dönüşümünün mektuplara nasıl yansıdığına dair çıkarımlar yapılmaktadır. Yapılan inceleme toplumun erken modern dönemdeki “içtenlik” anlayışının on dokuzuncu yüzyıl sonlarında değişimine işaret etmektedir. Ayrıca o dönemde vuku bulan birtakım toplumsal gelişmelere, maaş ödemelerindeki gecikmelerin toplum üzerindeki sarsıcı etkilerine ve devletin bu probleme ilişkin aldığı tedbirlere, aile üyelerinin birbirlerini nasıl konumlandırdıklarına dair önemli bilgiler sunmakta, kültür tarihi için de kaynak niteliğinde kimi pratiklere ışık tutmaktadır

    Similar works