Ases Kongre Organizasyon Yayıncılık Limited Şirketi
Doi
Abstract
Obesity is recognized as a major public health problem due to its increasing global prevalence and its association with serious health consequences. In cases where dietary interventions, lifestyle modifications, and pharmacological treatments fail to produce adequate outcomes, bariatric surgery has emerged as an effective and sustainable treatment option. However, the effects of bariatric surgery are not limited to weight loss and metabolic improvement; they also involve significant physiological, neurohormonal, and psychosocial changes. In recent years, a growing body of research has indicated an increased risk of alcohol use disorder (AUD) following bariatric surgery. Changes in alcohol metabolism related to surgical techniques, postoperative psychosocial stressors, and alterations in eating behaviors are among the primary factors contributing to this elevated risk. The literature suggests that the risk of AUD most commonly becomes apparent within the first 1–2 years after surgery. Identifying the risks associated with alcohol use following bariatric surgery is of critical importance for both clinical practice and long-term follow-up processes. The aim of this review is to examine the risks of alcohol use after bariatric surgery, to explore the timing and prevalence of these risks, to evaluate their associations with individual and surgical factors, and to assess preventive and interventional strategies reported to be effective in the current literature. Accordingly, this review adopts a comprehensive approach to bariatric surgery–related alcohol use risks by considering surgical, demographic, and psychosocial dimensions.Obezite, küresel ölçekte giderek artan yaygınlığı ve yol açtığı ciddi sağlık sorunları nedeniyle önemli bir halk sağlığı problemi olarak kabul edilmektedir. Diyet, yaşam tarzı değişiklikleri ve farmakolojik tedavilere yanıt alınamayan olgularda bariatrik cerrahi, etkili ve kalıcı bir tedavi seçeneği olarak öne çıkmaktadır. Bununla birlikte bariatrik cerrahinin etkileri yalnızca kilo kaybı ve metabolik iyileşme ile sınırlı olmayıp; fizyolojik, nörohormonal ve psikososyal değişimleri de beraberinde getirmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, bariatrik cerrahi sonrası alkol kullanım bozukluğu (AKB) riskinde artış olabileceğine işaret etmektedir. Cerrahi tekniklere bağlı olarak alkol metabolizmasında meydana gelen değişiklikler, ameliyat sonrası ortaya çıkan psikososyal stresörler ve yeme davranışlarındaki dönüşümler bu riskin artmasında rol oynayan başlıca etkenler arasında yer almaktadır. Literatürde AKB riskinin çoğunlukla ameliyat sonrası ilk 1–2 yıl içinde belirginleştiği bildirilmektedir. Bariatrik cerrahi sonrası alkol kullanımına ilişkin risklerin belirlenmesi, hem klinik uygulamalar hem de uzun dönemli izlem ve takip süreçleri açısından büyük önem taşımaktadır. Bu derlemenin amacı; bariatrik cerrahi sonrası alkol kullanımına ilişkin riskleri ortaya koymak, bu risklerin görülme zamanı ve sıklığını incelemek, bireysel ve cerrahi faktörlerle olan ilişkilerini değerlendirmek ve etkili olduğu bildirilen önleyici ile müdahale edici stratejileri güncel literatür doğrultusunda ele almaktır. Bu kapsamda çalışma, bariatrik cerrahi sonrası alkol kullanım risklerini cerrahi, demografik ve psikososyal boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmeyi hedeflemektedir