Tez (Yüksek Lisans) -- Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2016.Bu tez çalışması, müşterekleştirme pratiklerini Gezi Parkı protestolarının ardından
çeşitlenen mahalle forumları ve işgal deneyimlerine odaklanarak ele almakta;
müşterek alanların savunusu ve buna bağlı olarak olarak gelişen yeni yaratıcı
aktivizm pratiklerini Kadıköy’den bakarak incelemektedir. Gezi deneyiminin
ardından Kadıköy’de beliren Caferağa Dayanışması ve Mahalle Evi ‘yeni’ aktivizm
pratiklerine örnek oluşturması nedeniyle çalışmanın birincil referans noktasını
oluşturmaktadır. Bu tez çalışmasının temel savı, Caferağa Dayanışması ve Mahalle
Evi üzerinden teorik ve saha çalışmaları verilerine dayanarak geliştirilen aktivizm
okumasının mahalle ile birlikte düşünüldüğünde mekanın içerdiği anlamlar, sınırlar,
iktidar ilişkileri, kültürel pratikler ve politik ilişkilenmeler arasında gidip gelen
karmaşık ve kırılgan bir ilişkiyi barındırmasıdır. Mahalle idari ve yönetsel sınırların
çok dışında, yaşayanların gündelik deneyimleri, anlatı ve öyküleri ile şekillenen;
bunun yanında eşitsiz ilişkileri de barındıran yer, mekân ve uzam arasında şekillenen
bir birliktelik olarak karşımıza çıkar. Aktivizm ise, başlı başına tanımının güç olduğu
aktivist olmak ve aktivizm yapmak gibi iki farklı kutup arasında gidip gelmeyi içeren
kolektif sürecin kendisini anlatır. Dolayısıyla bu çalışma aktivizm ve mahallelik
ilişkisini “mahalleli aktivizm”in imkanlarını düşünerek tartışırken, Caferağalı
aktivistlerin mekân ve mahalleyi anlamlandırma; aktivizmi tanımlama öykülerine
odaklanmıştır. Buna bağlı olarak tezde, karşıt- kamusallıklar, topluluklar, kent
mekanı ve müşterek alanlar, mahalle ve aktivizm ilişkisi ele alınarak tartışılmıştır.
Anahtar Sözcükler: Gezi Parkı, aktivizm, müşterekler, mahalle, mekâ