Hıristiyanlığın, sancılı bir süreç geçirdikten sonra doktriner olarak teşekkül ettiği bilinmektedir. Benzer bir süreç ilk Hıristiyanların akademik bir kurum oluşturmasında da yaşanmıştır. İlk Hıristiyanların, kendi inançlarına göre bir eğitim öğretim faaliyeti geliştirmek üzere ortaya koydukları çabalar, bir inanç topluluğunun erken dönemdeki eğitim faaliyetleri hakkında fikir edinmemizi sağladığı kadar özü itibariyle bir dinin beşerî bir faaliyete nasıl giriştiğini göstermesi bakımından da ilgiye değerdir. Hıristiyanların Mısır’ın İskenderiye şehrindeki okullaşma çabaları, bunun tipik bir göstergesidir. Okullaşma süreci, farklı kültürlere ve inançlara ev sahipliği yapan İskenderiye şehrinin zengin mirasıyla karşılaşan Hıristiyanlar açısından riskler ve imkânlar barındırmıştır. Okullaşma sürecinin ne tür riskler ve imkânlar barındırdığını tespit etmek, tarihte İskenderiye Hıristiyan Okulu olarak şöhret bulan bu okulun kuruluş sürecini ve bu süreçte rol oynayan faktörleri tespit etmeyi gerektirir. Bu da Hıristiyanların felsefi, sosyal, akademik, dini ve kültürel unsurlarla nasıl bir etkileşime girdiğine açıklık kazandırmayı zorunlu kılar. Bu çalışmada İskenderiye Hıristiyanlarına ve onları müstakil bir okul kurmaya sevk eden sebeplere değinilecektir. Çalışmanın temel öngörüsü, etkisi yüzlerce yıl devam eden İskenderiye Hıristiyan Okulu’nun İskenderiye şehrinden ve bu şehirde faaliyet gösteren inanç ve kültür ortamından önemli oranda etkilendiği yönündedir. Çalışmamız, konuyu çok yönlü bir bakış açısıyla ele almayı ve onun tarihsel önemini kapsamlı bir şekilde incelemeyi hedeflemektedir. Bu amaca ulaşmak için hem betimsel hem de analitik yöntemler kullanılmaktadır. Her bir yöntem, işlevsel olduğu yerlerde kullanılmaya özen gösterilmiştir