Yahudilikte evlilik ve aile kurma kutsanmakta ve dini bir emir kabul edilmektedir. Boşanma ise Tanrı’nın şahit olduğu bir ahdin sonlandırılması anlamına geldiğinden kötü bir eylem olarak tasvir edilmekte ve kınanmaktadır. Ancak, toplumun bir gerçeği olarak da kabul edilmektedir. Nitekim, Yahudi kutsal metinlerinde boşanma bir olgu olarak tanınmakta ve gerekli hallerde çiftlerin boşanmasına müsaade edilmektedir. Tarafların anlaşarak boşandığı durumlarda herhangi bir taraf mağduriyet yaşamamaktadır. Ancak, erkeğin boşanma kâğıdı olan get belgesini kadına vermediği veya vermesinin mümkün olmadığı durumlarda kadınlar rızaları dışında evliliklerine mahkûm edilmektedir. Bu durumdaki kadınlara İbranice “zincirlenmiş, bağlanmış” anlamında aguna (çoğ. agunot) denilmektedir. Geleneksel Yahudi hukukunda boşanmanın yalnızca erkeğin kadına hür iradesiyle teslim edeceği get belgesiyle mümkün olması ve dinî mahkemelerin boşanmayla ilgili yaptırımlarının “erkeğin hür iradesi” prensibi gereği sınırlı olması aguna sorununun temelini oluşturmaktadır. Bu araştırmada Yahudilikte boşanma ritüeli ve boşanmada get belgesinin önemi ele alındıktan sonra Yahudi kadınların geçmişten günümüze sirayet eden sorunlarından biri olan aguna durumu tanımlanmış ve nedenleri üzerinde durulmuştur. Ayrıca, günümüzde İsrail’de aguna durumunda olan kadınların yaşadıkları sorunları gidermeye yönelik ortaya konulan birtakım düzenlemeler ve çözüm önerileri hakkında bilgi verilmiştir. Bunun yanında, günümüz Yahudi mezhepleri arasında ihtilaf konusu olan, kalıcı ve kesin bir hüküm niteliği taşımayan söz konusu önerilere getirilen eleştiriler de ele alınmıştır