Aile konusu günümüz sosyolojisinde, özellikle dinamik yapısı ve değişimler nedeniyle güncel tartışmaların odağında kalmaya devam etmektedir. Nitekim toplumsal değişim, eşitsizlik, kimlik gibi konularla yakından bağlantılı olması toplumsal yapıyı anlamak açısından da önemini devam ettirmektedir. Çağdaş sosyolojide aile farklı bağlamlarda tartışılsa da bu konuda özgün bir yaklaşıma sahip sosyologların başında Pierre Bourdieu gelmektedir. Bourdieu, aileyi müstakil bir çalışmanın konusu olarak değil de daha çok toplumsal yapının analizi bağlamında incelemektedir. Özellikle toplumsal yeniden üretimin ve eşitsizliğin aktarımındaki rolüne odaklanarak habitus ve sermaye kavramlarıyla birlikte tahlil etmektedir. Dolayısıyla aile alanı öncelikle habitusu oluşturan, sermaye türlerini üyelerine aktaran, toplumun diğer alanlarına da sirayet eden cinsiyet temelli tahakküm ilişkilerini kuran bir alan olarak görür. Bu makale, Pierre Bourdieu'nün çalışmalarından hareketle aile analizine yönelik kullandığı temel kavramlarını ve argümanlarını inceleyerek aileyi nasıl ve hangi bağlamlarda tartıştığına ilişkin bir çerçeve sunmaktadır. Makale öncelikle aileyi "iyi temellendirilmiş bir kurgu" olarak nasıl gerçekleştiğini açıklar. Aile alanındaki tahakküm ilişkilerinin aile içinde ve dışında eşitsizlikleri nasıl yeniden ürettiğini ve son olarak habitusun teşekkülünde ayrıcalıklı bir alan olarak etkin rolüne odaklanmaktadır