conference paper

Avrupa Birliği’nin ceza hukuku alanında yeknesaklaştırma yetkisi ve bu yetkinin sınırları

Abstract

II. Avrupa Birliği Hukuku ve Hukuki Boyutuyla Türkiye – Avrupa Birliği İlişkileri Konferansı, Jean Monnet Chair “Legal Issues in Turkey – European Union Relations (609661-EPP-1-2019-1-TR-EPP JMO-CHAIR)”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Avrupa Birliği Hukuku Anabilim Dalı ve Avrupa Toplulukları Araştırma ve Uygulama Merkezi (ATAUM) tarafından düzenlenmiştir.Avrupa Birliği hukuku ile ceza hukuku alanları uzunca bir süre ayrı hukuk alanları olarak ele alınmıştır. Ancak gerek ABAD kararlarında gerekse birinci sütuna ilişkin düzenlemelerde ceza hukuku alanının diğer alanlardan kesin olarak ayrılmaması üye ülkelerin ceza hukuku alanına ilişkin takdir hakları sınırlanmıştır ve hatta bu sınır Birlik tarafından zaman zaman aşılmıştır. Bu durum bir yandan Birlik hukukunun ulusal hukuklar üzerinde öncelik ilkesi, bir yandan da Birlik düzenlemelerinin doğrudan etkisi neticesinde Avrupa entegrasyonunun bir yan etkisi olarak, ulusal ceza hukuku üzerinde Birlik hukukunun etkisinin göz ardı edilemeyeceğini ortaya koymuştur. Zira sırf ceza hukuku alanında diye bu ilkelerin ulusal ceza hukuku mevzuatını etkilememesi mümkün görünmemiştir. Özellikle Birliğin yetkisi dahilindeki diğer alanlardaki düzenlemelerin ulusal ceza hukuku ile çakışması da çoğu alan bakımından mümkün olabilmiştir. Bunun en tipik örneği ulusal ceza hukukunda suç olarak düzenlenen ancak Birlik mevzuatında bir özgürlük olarak kabul edilen fiillerdi. Birlik mevzuatından kaynaklanan bir özgürlüğün orantısız bir biçimde sınırlandırılması ya da dürüst işbirliği ilkesine aykırı olarak Birliğin hedeflerinin gerçekleştirilmesini tehlikeye düşürecek bir cezai tedbirler alınması halinde ise yerel mahkeme ulusal normu uygulamayacaktı. Tam tersine yine dürüst işbirliği ilkesi gereği Birliğin hedeflerini tehlikeye düşürecek durumları da cezalandırmaları gerekmekteydi. Ancak özellikle ABAD’ın Yunan Mısırı ve Çevre Suçları davalarındaki yaklaşımı ile Birlik mevzuatının üye ülkelerin ceza hukukları üzerindeki takdir haklarına müdahale oluşturabileceğini gösterilmiştir. Böylelikle gerek ABAD kararları gerekse Birliğin üye devletler arasındaki ilişkilere uygulanan ilkeleri üye devletlerin ceza hukuku alanındaki takdir hakları kısıtlanmıştır. Böylelikle aşamalı olarak üye devletlerin ceza hukuklarının avrupalılaşması sürecine girilmişti

    Similar works