İZÜ Sosyal Bilimler Lisansüstü Öğrenci Kongresi, 6-7 Haziran 2020 (ONLINE)Osmanlı imparatorluğunun çöküşünü önlemek üzere ortaya çıkan Osmanlıcılık,
İslamcılık, Turancılık gibi fikir akımlarına tepki olarak doğan Anadoluculuk hareketi, söz
konusu bu akımların aksine kaybedilen toprakların geri istenildiği irredentist bir söylemden
uzak, coğrafi sınırları belirli teritoryal bir milliyetçilik anlayışına sahiptir. Milli mücadele
sonrasında Osmanlı imparatorluğu dağılmış ve Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Bu durumun
sonucunda ise Türk aydının dikkati Anadolu ya çevrilmiştir. Bu çalışmanın amacı Anadolucu
Milliyetçiliğin ortaya koyduğu Vatan, Millet ve Tarih tasavvurlarının değerlendirmektir. Bu
değerlendirme sürecinde nitel araştırma yöntemleri ile doküman incelemesi yapılmıştır.
Bununla birlikte Modern Türkiye‟de Siyasi Düşünce Ansiklopedisi ve Anadoluculuk
hareketine dair muhtelif makalelerden faydalanılmıştır. Anadolucu hareket Üç Tarz-ı siyasetin
içerisindeki mevcut fikri akımların gerek politik gerekse kimlik eksenindeki öngörülerinin
Osmanlı devleti içerisindeki etnik ve dini birlikteliklerinin bozulmasına engel olamamasına
karşılık, Anadolu coğrafyasını ve Anadolu insanını merkeze alan yeni bir vatan yeni bir millet
ve yeni bir tarih anlayışı önerisinde bulunmuştur. Bu öneri toprak ve tarih ekseninde yeni bir
milli kimlik anlayışı arz etmiştir. Buna göre Milli tarih anlayışımız Malazgirt savaşının
kazanılması ile birlikte Anadolu’yu yurt edindiğimiz tarih olan 1071 yılından itibaren
başlatılmış ve bu yeni tarih anlayışından sonra Anadolu’da diğer Türklerden ayrı bir Anadolu
Türklüğü fikri gündeme getirilmiştir. Anadolucu hareket, Millet olabilmeyi aynı soya mensup
ve aynı coğrafyada yaşayan insanların ortak bir maziye ve ortak bir kültüre sahip olmasında
arar