İZÜ Sosyal Bilimler Lisansüstü Öğrenci Kongresi, 6-7 Haziran 2020 (ONLINE)Bir ülkenin, tarihin belli aşamalarında, Avrupa ülkelerindeki siyasal ve sosyal alanlardaki
gelişme ve uygulamaları gerek taklit ederek gerekse bunları özümseyerek almalarına
Modernleşme (Batılılaşma) denir. Osmanlı Devleti’nde, 1700'lü yılların sonlarına doğru, ilk
kez eski sistem ve uygulamaların, dönemin ihtiyaçlarını karşılamadığı düşünülmüş, devrin
ihtiyaçları doğrultusunda bir dizi reform hareketlerinin gerekliliği gündeme getirilmiştir. Bu
süreçten sonra aşama aşama ilerleyen modernleşme süreci, devletin sona ermesine kadar devam
etmiştir. Osmanlı İmparatorluğunda modernleşme ve yenileşme diye nitelendirdiğimiz, kadim
gelenekten sıyrılıp, Avrupai tarzda yapılan düzenlemelerin hayata geçirilmesi, öncelikli olarak
askeri alanda başlamış, daha sonra ise devletin diğer bölümlerine sirayet etmiştir. Ancak bu
süreç uzun bir zaman dilimini kaplamış, toplumda ikilik meydana çıkmış, yapılan reformlara
ciddi bir direnç, bazen de bu reformlara karşı ayaklanmalar baş göstermiştir. Köklü
değişiklikler yapmak isteyen pek çok ülkede olduğu gibi yapılan bu reformların hayata
geçirilmesi Osmanlı Devlet'inde de sancılı bir süreç olmuştur.
Osmanlı Devleti'nde, bilim, kültür, sanat, teknolojik gelişmeler ve benzeri hususlarda
Batı ile uyum sağlama ihtiyacı, askeri alandan sonra mevcut eğitim sisteminin de
sorgulanmasına yol açmıştır. Bu doğrultuda Osmanlı devletinde örgün eğitim veren üç temel
kurum olan, sıbyan mektepleri, medreseler ve yüksek öğretim diye nitelendirdiğimiz Enderun
mekteplerinde, kadim eğitim anlayışından farklı olarak, batılı tarzda bazı eğitim yöntem ve
teknikleri uygulamaya konulmuştur. Bu çalışmada, Osmanlı Devlet'inde sıbyan mekteplerinde
yaşanan değişim ve dönüşümler incelenmiş, bu kurumlarda uygulanan eski eğitim anlayışı,
ağırlıklı olarak da modernleşme ile birlikte hayata geçirilen yeni yöntem ve tekniklerin ana hatlarıyla ortaya konulması ve okul öncesi eğitimle ilgili yapılan düzenlemeler
değerlendirilmiştir