Bu makale Elif ASTAM’ın yüksek lisans tezinden üretilmiştir. Bu makalenin özeti 22-25 Eylül 2022 tarihinde yapılan 7. Uluslararası 18. Ulusal Hemşirelik Kongresi’nde sözel bildiri olarak sunulmuştur.Giriş ve Amaç; bu çalışma, yoğun bakım hemşirelerinin yaşam sonu bakımda algıladığı engeller ve destekleyici
davranışlarını incelemek amacıyla yapıldı. Gereç ve yöntem; Tanımlayıcı tipteki çalışma Eylül – Aralık 2021
tarihleri arasında İstanbul ilinde bulunan dört eğitim ve araştırma hastanesinin yoğun bakım ünitesinde çalışan
201 hemşireyle gerçekleştirildi. Araştırma verileri, “Kişisel Bilgi Formu” ve “Yoğun Bakım Hemşirelerinin Yaşam
Sonu Bakımda Algılanan Engeller ve Destekleyici Davranışlar Ölçeği” ile yüz yüze görüşme yoluyla toplandı.
Bulgular; Algılanan Engeller Davranışlar puanı 5,88±2,43; Algılanan Destekleyici Davranışlar puanı 4,71±2,83’tür.
PIS puanı en yüksek üç madde; “Aileler hastanın kötü prognozunu kabullenmek istemez”, “Aile ziyaret saatleri
oldukça kısıtlayıcıdır” ve “Ailenin yas süreci yeni hasta yatışlarındaki zamana kadar sınırlıdır”. PSBS puanı en
yüksek üç madde; “Hekimler hastanın ölümünden sonra aile üyeleri ile görüşürler”, “Sağlık çalışanı aile üyeleri
tarafından imzalatılacak olan tüm evrakları üniteden ayrılmadan önce hazır hale getirir” ve “Hemşireler birbirlerine
destekleyen sözler ifade etmektedirler”. Ailelerin hastanın kötü prognozunu kabullenmemesi, ziyaret saatlerinin
ve yas sürecinin kısıtlı olması yoğun bakım hemşirelerinin yaşam sonu bakıma yönelik algıladıkları engelleyici
davranışlar; hekimlerin hastanın ölümünden sonra aile üyeleriyle görüşmeleri, aile üyelerine imzalatılacak belgelerin
önceden hazırlanması ve hemşirelerin birbirlerine destekleyen sözler söylemesi yoğun bakım hemşirelerinin yaşam
sonu bakıma yönelik algıladıkları destekleyici davranışlar olarak belirlenmiştir. Sonuç; Yaşam sonu bakım verirken
bakım önündeki en büyük engellerin aile kaynaklı olduğu, destekleyici davranışların ise hekimlerin aile üyeleriyle
görüşmesi, sağlık profesyonellerinin gerekli evrakları zamanında hazır hale getirip birbirlerini bu süreçte manevi
olarak desteklemeleri oluşturmuştur.Objective; This study was conducted to examine the perceived barriers and supportive behaviours of intensive
care nurses in end-of-life care. Method; The descriptive study was conducted with 201 nurses working in the
intensive care units of four training and research hospitals in Istanbul between September – December 2021.
Research data were collected through face-to-face interviews with the “Personal Information Form” and the
“Perceived Barriers and Supportive Behaviours Scale of Intensive Care Nurses in End-of-Life Care”. Results; Their
mean score from Perceived Barriers Behaviours (PIS) was 5,88±2,43 and 4,71±2,83 from Perceived Supportive
Behaviours (PSBS). The 3 items with the highest PIS score were “Families do not want to accept the poor
prognosis of the patient”, “Family visiting hours are very restrictive” and “The family can only grieve until a new
patient is admitted.” The 3 items with the highest PSBS score were “Physicians talk to family members after
the death of the patient”, “Healthcare worker prepares all documents to be signed by family members before
leaving the unit” and “Nurses say supportive words to each other”. The barrier behaviours towards end-of-life
care the intensive care nurses perceived included families not accepting the poor prognosis of the patient and
limited visiting hours and the grieving, while the supportive behaviours they perceived were physicians talking
to family members after the patient’s death, preparing documents to be signed by family members in advance
and nurses saying supportive words to each other. Conclusion; The biggest barriers while providing end-of-life
care are family-related.Supportive behaviors while providing end-of-life care are the physicians’ interview with
family members, health professionals preparing the necessary documents in a certain time and supporting
family members spiritually in this process