Taraflardan herhangi birine ayrıcalık tanınmadan eşit koşulların uygulandığı
özel hukuk ilişkilerinde taraflardan birinin zamanında ve eksiksiz borcunu
ödememesi durumunda, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu uygulanır. Kamu alacağının
vadesinde ödenmemesi durumunda ise ilişkiye, kamu düzenini sağlanması ve
korunması adına alacağın etkin ve hızlı tahsilini sağlayan 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uygulanır. Devletin özel hukuk kişisi
olarak yer aldığı ilişkilerinden doğan alacaklar -devletin haksız fiilden, haksız
iktisaptan, sözleşmeden kaynaklanan ilişkileri- özel hukuk hükümlerine göre tahsil
edilmektedir.
Kamu borçlusu, kamu alacağının takip ve tahsili sırasında herhangi bir
hukuka aykırılık gördüğünü düşünüyorsa, Anayasa’nın 40. maddesindeki hak arama
özgürlüğü ve 125. maddesindeki idarenin yargısal denetimi hususları uyarınca dava
açma hakkını kullanabilir. Kamu borçlusuna tahsil ve takip sürecince, ödeme emrinin
tebliğine itirazdan başlayıp kanun yollarına başvuruyu da içine alan geniş bir itiraz
yetkisi tanınmıştır. Bunun yanında ödeme emrinin tebliğinde ve dava açma süresi
gibi içeriğinde bulunması gereken hususlar konusundaki sıkıntılar, mücbir sebepten
kaynaklı olarak ödeme emrinin gecikmeli şekilde dava edilmesi, davanın
kaybedilmesi sonucunda yüksek oranda haksız çıkma zammı ile karşı karşıya
kalınması konularında kamu borçluları yüksek uğraş içine girebilmektedir.
Bu çalışma ile 6183 sayılı AATUHK’da düzenlenen ödeme emri, ödeme
emrine karşı dava ve kanun yolları, yargı kararları ile birlikte incelenmiştir. Birinci
IV
bölümde, kamu alacağı tüm yönleriyle birlikte ele alınmış, kamu alacağı olanlar ve
kamu alacağı sayılanlar tek tek anlatılmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde, ödeme emri
idari işlem türleri bakımından sınıflandırılmış, kesinleşen bir kamu alacağının tahsili
için ödeme emrinin tebliği ve uygulamada yaşanan sorunlar yargı kararlarıyla birlikte
incelenmiştir. Üçüncü bölümde, ödeme emrinin tebliği sonrasında borçlunun tercih
edebileceği seçenekler- borcun iradi ödenmesi, borcun ödenmemesi ve mal bildirimi,
ödeme emrine itiraz- anlatılmıştır. Bunun yanında ödeme emri ile ilgili karşılaşılan
sorunlar Danıştay içtihatları ve bilimsel görüşler göz önüne alınarak incelenmiştir.
Anahtar Kelimeler:
Kamu İcra Hukuku, Ödeme emri, Dava Açma Süresi, İtirazIn relationships of private law where equal conditions are carried out without
any privileges to parties, in case one of parties doesn’t pay his debt timely and fully,
The Law of Bankruptcy No. 2004 is applied to the relationship. In the case of the
non-payment of public claims at maturity, on behalf of ensuring and protecting
public order, The Law numbered 6183 regarding the Collection Procedures of Public
Receivables that provides an effective and rapid collection of public claims is
applied. Claims arising from the relationship that the state takes place in as a private
law person –relationships resulting from torts, unjust acquisitions and contracts- are
collected according to provisions of private law.
Public debtor, if he thinks he meets a violation of any law during the followup
and collection of public claims, he can use the right to sue in accordance with
freedom of redress in 40th article of Constitution and judicial review of
administration in 125th article. Throughout the collection and follow-up time, a broad
appeal authority starting with an appeal against the notification and also covering
application to legal remedies has been granted to public debtor. Nonetheless, trouble
matters such as suing time which should be included in notification, in the case of
delayed order payment welded from compelling reason, facing with high rates hike
of exiting unfair as a result of losing the lawsuit may make public debtor enter into a
high deal.
In this study, payment order regulated under The Law numbered 6183
regarding the Collection Procedures of Public Receivables, counterclaim and legal
VI
remedies against payment order are examined with judicial decisions. In the first
part, public claim is dealt with its all aspects, public claims and those which are
counted as public claims are tried to be explained one by one. In the second part,
payment order is classified in terms of administrative procedures’ types, notification
of payment order which belongs to a final public claim and problems experienced in
practise are examined with judicial decisions. In the third part, options which can be
preferred by debtor during notification of payment order –voluntary payment of the
debt, non-payment, declaration of property, objection to the payment order- are
studied. Additionally, problems related to the payment order are analysed
considering The Council of State jurisprudence and scientific views.
Key Words:
Public law enforcement, payment order, suing time, objection to the payment
order