XVIII. Yüzyıl Şeriyye Sicillerine göre Diyarbakır’da Gayrimüslimler

Abstract

Osmanlı devleti bünyesinde çok farklı etnik ve dini yapıyı barındıran cihanşümul bir devlettir. Aynı şekilde Diyarbakır da bünyesinde Müslüman ahalinin yanı sıra gayrimüslim unsurları barındıran kadim bir şehirdir. Osmanlı devletinde uygulanan hukuk, İslam hukuku temelinde örfî ve şerî hukukun mezcedildiği bir hukuktur ve bu hukuk sisteminin gayrimüslimler için getirmiş olduğu çeşitli hükümler söz konusudur. Çünkü İslam hukukunun tatbik edildiği Osmanlı devletinde klasik fıkıh doktrinine uygun olarak ahali müslim ve gayrimüslim olarak ikiye ayrılmış, gayrimüslimler de harbî, muâhid, müste’men ve zimmî olarak çeşitli açılardan ayrıma tabi tutulmuştur. Konumuz açısından bizi ilgilendiren ise İslam devletinin tebaası olan zimmîlerdir. Zimmî kavramı, en genel anlamıyla İslam devletinin himayesi altında bulunan nüfusa karşılık gelmektedir. Sicil kayıtlarından anlaşıldığı kadarıyla Diyarbakır’da ciddi oranda bir gayrimüslim (zimmî) nüfus bulunmaktadır. İşte tebliğimiz Diyarbakır’daki gayrimüslimleri çeşitli açılardan ele alacaktır. Buna göre tebliğimizde ele alacağımız konular ana hatlarıyla şunlardır; Klasik fıkıh doktrinindeki zimmet akdi çerçevesinde gayrimüslimlerin hukukî durumları, Osmanlı millet sistemi içinde gayrimüslimler, Diyarbakır’daki gayrimüslimlerin etnik ve demografik yapıları, gayrimüslimlerin hukuki konularla ilgili muhtariyetleri, bu muhtariyetlerine rağmen mahkemeye intikal etmiş nişanlanma, evlenme, boşanma, nesep, vasiyet, miras ve nafaka gibi hukuki konular, tereke kayıtlarından yola çıkarak gayrimüslimlerin toplumsal statüleri, din, ibadet ve vicdan hürriyeti, gayrimüslimlerin vakıf uygulamaları, din adamlarının hukuki statüsü, iktisadi konulara taalluk eden alım-satım, borç harç ilişkileri ve ödemekle yükümlü oldukları cizye, haraç ve ispence gibi vergi mükellefiyetidir

    Similar works