Günümüzde demokratik yönetime sahip ülke iktidarlarının tamamı hukukun üstünlüğüne olan inançlarını dile getirmektedir. Bu ülkelerin hemen hemen tamamında yargı bağımsızlığına ilişkin temel ilkeler, uluslararası sözleşmeler ya da anayasal düzenlemeler ile yüksek güvenceler altına alınmaktadır. Yargı bağımsızlığı demokratik yönetimin vazgeçilmez unsuru kabul edildiğinden, yargının bağımsız ve tarafsız karar alması için dikkatle izlenmesi gereken etik değerler/ilkeler, birçok devletin ortak uzlaşı sağladığı uluslararası metinler ve bu metinler çerçevesinde oluşturulan ulusal düzenlemeler ile tesis edilmeye çalışılmaktadır. Hâkimin karar alma sürecinde herhangi bir iç ve dış etki altında kalmadan yalnızca yasalar çerçevesinde vicdani kanaati ile karar verme yetkisi yargı bağımsızlığı olarak ifade edilmektedir. Soyut hukuk kurallarının somut olaylara uygulanması olan yargı faaliyetinin yargı bağımsızlığına ilişkin temel etik değerler doğrultusunda yürütülebilmesi yargı kararlarının meşruluğu bakımından da oldukça önem arz etmektedir. Bununla birlikte antik dönemden modern devlete kadar doğrudan iktidarın, diğer etkenlerin ve yargı örgütünün kendi iç unsurlarının yargı kararlarına müdahale girişimleri olmuş ve olmaya devam etmektedir. Teknolojinin gelişimi ile insanlar arası etkileşimin kolaylaşarak artması yargı kararlarının medya ve özellikle sosyal medya aracılığı ile değerlendirilmeye açılması, yargının karar alma sürecinde baskısına maruz kaldığı yeni etkenlerden biridir. Bu çalışma ile uluslararası ve ulusal literatür kapsamında yargı bağımsızlığının önemi izah edilerek, karar alma sürecini olumsuz anlamda etkileyen geleneksel ve modern faktörler tespit edilerek bunların yargının karar alma sürecine tesiri açıklanmaya çalışılacaktır. Ayrıca modern faktörlerin yargıya müdahale girişimlerinin önlenebilmesi bağlamında çözüm önerileri sunulacaktır.Today, all governments of countries with democratic governance
express their belief in the rule of law. In almost all of these countries, the basic
principles of judicial independence are highly guaranteed by international
agreements or constitutional regulations. Since the independence of the judiciary
is accepted as an indispensable element of democratic administration, ethical
values/principles that must be carefully followed for the judiciary to make
independent and impartial decisions are being tried to be established through
international texts that many states agree on and national regulations established
within the framework of these texts. Judicial independence is defined as the
authority of the judge to make a decision solely based on his/her conscientious
opinion within the framework of the law, without being under any internal or
external influence in the decision-making process. It is also very important for
the legitimacy of judicial decisions that judicial activity, which is the application
of abstract legal rules to concrete events, can be carried out in line with the basic
ethical values of judicial independence. However, from ancient times to the
modern state, there have been and continue to be attempts to intervene in judicial
decisions by the direct government, other factors and the internal elements of the
judicial organization. The increase in interaction between people with the
development of technology and the opening of judicial decisions to evaluation
through the media and especially social media is one of the new factors that the
judiciary is exposed to pressure in the decision-making process. With this study,the importance of judicial independence will be explained within the scope of
international and national literature, traditional and modern factors that
negatively affect the decision-making process will be identified and their effects
on the decision-making process of the judiciary will be tried to be explained.
Additionally, solution suggestions will be presented in the context of preventing
modern factors’ attempts to intervene in the judiciary