Ebû Said Bahadır Han’ın 1335 yılında ölümüyle İlhanlı merkezi otoritesinin çöküşü, bölgesel güç dengelerinde köklü değişimlere yol açarak taşra yöneticilerini, siyasî istikrarsızlık ortamında yeni meşruiyet biçimleri aramaya zorlamıştır. Bu çalışma, İlhanlı dağılma sürecinde İncûlular Hanedanı’nın izlediği siyasi stratejileri ele almakta ve Mahmud Şah İncû’nun başlangıçta merkezi yönetimle kurduğu bağlılık ilişkisini, Fars bölgesinde giderek daha özerk bir güç odağı oluşturma çabasına dönüştürmesini incelemektedir. İlhanlı idari düzeninde incû/incûî unvanıyla görevlendirilen Mahmud Şah, başlangıçta merkezi otoriteye bağlı bir taşra yöneticisi olarak hareket etmiş, ancak zamanla siyasi ve ekonomik gücünü artırarak bağımsız bir iktidar alanı inşa etmeye yönelmiştir. İlhanlı Devleti’ndeki çözülme sürecinde Mahmud Şah İncû, hanedanının geleceğini güvence altına almak amacıyla özerk bir siyasi yapı kurmaya çalışmıştır. Bu süreç, yalnızca hanedana dayalı bir yönetim anlayışıyla sınırlı kalmamış; pragmatik siyasi hamleler, askeri kapasite ve ideolojik meşruiyet inşası gibi unsurlar belirleyici olmuştur. Bu makale, İncûlular örneğinden hareketle imparatorluk sonrası dönemde meşruiyetin değişken, dinamik ve mücadeleyle inşa edilen bir süreç olduğunu; İlhanlı sonrası İran’daki güç boşluğunun bölgesel hanedanlar açısından sunduğu fırsatlar ve getirdiği sınırlamalarla birlikte ele alınması gerektiğini tartışmaktadır