Çok eski dönemlere ait kayıtlarda hemşireliğin, ayrı bir uğraş olduğunu gösteren küçük kanıtlar olmakla birlikte; bunların sıklıkla hekimin, ebenin, rahibin ya da usta bir kadının uygulamalarının bir parçası olmaktan öteye gitmediği anlaşılmaktadır. Haçlı seferlerinden itibaren hemşirelik mesleği tarihte daha belirgin bir görünüm kazanmıştır. Haçlı seferinden dönen hacılar Paris’te “Tanrı’nın Evi” anlamına gelen bir otel kurmuşlardır. Bu otelde konaklayan hacılar Araplardan öğrendikleri şekilde hasta ve sağlıklı bireyleri birbirinden ayırmışlardır. Bu otelde gönüllü kadınlar bakım hizmeti vermektedir ve bu bakım kurallarını Augistinian kardeşler düzenlemişlerdir. Bu gönüllü kadınlar belli bir eğitimden geçirilmişlerdir ve beyaz giysiler giyerek ve kep takarak hizmet sunmuşlardır. Hastalara ilaç vermek, fiziksel bakım sağlamak ve dinsel inançları yerine getirmede yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirmişlerdir