Özet: Dünyada çok nadir lider bir ömürde hem savaş alanında hem kültür alanında o kadar çok zafer kazanmıştır. Atatürk her yönüyle o nadir liderlerden biridir. O kendi düşünce sistemiyle, öngörüşüyle ve çevreye zamanında motivasyon vererek faaliyete geçirmesiyle Türkiye’ye ve Türk halkına yeni ufuklar açmıştır. Atatürk, bir fikir adamı olarak, milli kültürün temel direklerinden birinin dil olduğunu biliyordu. Bu sebeple konuşma dili ile yazı dilini ve halkın dili ile aydınların dilini yakınlaştırmak için dil inkılâbını teşvik etti. Dil inkılâbının ilk safhası olarak 1 Kasım 1928’de yazı inkılâbı gerçekleşti ve Latin harfleri kanunla kabul edildi. Böylece, yazı inkılâbı, Türk dilinin ve Türk kültürünün tarihinde bir dönüm noktası oldu ve kısa zamanda Türkçe kendi yumuşaklığı ve ahenkliği ile yeniden bütün güzelliğini meydana çıkardı.
Anahtar kelimeler: Atatürk, Türk dili, Türk dilinin Latin alfabesi, Türkçede vokaller, Türkçede konsonantlar