Post-panopticon age: An analysis on the digitalization of surveillance, and the privacy of online identity

Abstract

Gözetim, insanlık tarihi boyunca bir güç ve iktidar aracı olmuştur. Ağırlıklı olarak Bentham ve Foucault ile anılan Panoptikon, gözetim olgusu ile en çok anılan tasarım olup pek çok teorisyenin ilgisini çekmiş ve çekmektedir. Panoptikon’dan yola çıkarak zaman içerinde Süper-panoptikon, Sinoptikon, Omniptikon, Katoptikon gibi pek çok terim de yazına girmiş, gözetim çalışmaları yıllar içinde çok daha fazla zenginlik kazanmıştır. Dijital iletişim araçlarının gün geçtikçe insan hayatına daha çok girdiği post-panoptikon çağında bu araçların kullanımı vasıtası ile yapılan gözetim zaman zaman temel hak ve özgürlükleri de tehdit eder duruma gelmiştir. Çoğu insanın zaman zaman bilinçsizce ve çoğu zaman gönüllü olarak gözetleyenlere teslim ettiği veriler insanların sadece kendi mahremiyetlerini ve güvenliklerini değil içinde bulundukları toplumları da tehdit edebilmektedir. Bu tehditlerin başında ayrımcılık, dışlama, zorlama, edilgenleştirme ve korku ve güvensizliğin gittikçe artması sayılabilir. Gerek politika yapıcılar gerekse işletmeler tarafından yapılan gözetim yeni bir tür gelir aracı yaratmıştır ki o da “veri”dir. Gözetleme kapitalizminde veri artık yeni bir para birimidir. Veri, alınabilir, satılabilir, değer kazanabilir ya da kaybedebilir, yatırım ve ticareti yapılabilir bir varlık haline gelmiştir. Bu çalışma, Panoptikon analojisi üzerinden, dijital iletişim araçları vasıtası ile hangi verinin ne şekilde elde edildiği ve hangi amaçlarla kullanıldığı, dijital gözetlemenin sıradan insanlar ve genel olarak toplumsal yapı için nasıl tehdit oluşturabildiğini farklı örnekler ve vakalar ile destekleyerek incelemeyi amaçlamaktadır.Surveillance has been a mean for gaining power throughout human history. Panoptikon, which is mainly referred to Bentham and Foucault, is the most mentioned design with the surveillance phenomenon and attracts the attention of many theorists. Over time, many terms such as Superpanopticon, Synopticon, Omnipticon, Catopicon have entered the literature, and surveillance studies have gained much importance over the years. In the post-panopticon era, where digital communication tools are increasingly used, surveillance through the use of these tools has sometimes threatened fundamental human rights and freedoms. The data that most people sometimes hand over to the observers unconsciously and often voluntarily may threaten not only their own privacy and security, but also the communities which they live in. Among these threats are discrimination, exclusion, coercion, passivisation, and increasing fear and insecurity. Surveillance by both policy makers and businesses has created a new type of revenue instrument, which is “data”. In surveillance capitalism, data is a new type of currency. Data has become an asset that can be bought, sold, raised or decreased in value, invested, and traded. The aim of this study is to examine which data is obtained through digital communication tools for what purposes, and how digital surveillance may threaten ordinary people and societies in general by using different examples and cases through the Panopticon analogy

    Similar works