Çağdaş dünyada küreselleşme ve iletişim teknolojileri ile birlikte yükselen farkındalık
düzeyi, tüketicinin piyasa koşulları üzerindeki gücünü arttırmıştır. Buna bağlı olarak çağdaş
endüstriyel üretim, son dönemlerde güvence sağlayamadığı için eleştirilmektedir. Çağdaş
dünya nüfusu eğitim, göç ve turizm gibi geniş çaplı etkisi olan faktörler tarafından mobilize
edilmektedir. Bu bağlamda farklı din mensuplarının biraradalığı ve dinî taleplerin seküler
sistem tarafından tercüme edilmesi sorunu öne çıkmıştır. Bu çalışmada demografik
hareketlilik ve bilinçli tüketici formunun ortaya koyduğu helal talebi ve bu taleplere
dayanan aktivist tutumların piyasayı şekillendirme gücü tartışılmaktadır. İlgili literatürün
verileri dokümantasyon yöntemiyle irdelenmiştir. Böylece MSA National’ın helal gıda
söylemi, Goffman’ın söylem analiz yaklaşımına dayanılarak çözümlenmiştir. Bir temsil
paradigmasına dayanan derneğin ana söylemi, kampüsteki Müslüman öğrencilerin rahat
etmesi için Müslüman-dostu kampüs talebine dayanmaktadır. Sonuç olarak söz konusu
makro faktörlerin kimlik ve piyasa üzerinde etkin olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla
yemek kültürünün dijital aktivizmde önemli bir yer kapladığı anlaşılmaktadır. Gündelik
yaşam siyasasında yer alan söz konusu aktivist tutum, özellikle azınlık konumunda bulunan
Müslüman özneler tarafından sergilenmektedir. Esasen o her toplumsal örüntüde
gözlenebilmektedir