Ümmü Seleme (ö. 62/681) örnekliğinde erken dönem İslam tarihinde kadın ve hicret olgusu

Abstract

Hicret, tarihin hiçbir devrinde kolaylıkla gerçekleşen bir vakıa değildir. İçerisinde az veya çok meşakkat barındırır. Günümüzle kıyas edildiğinde ise, erken dönem İslam tarihinde bu olgunun çok daha zor olması yadsınamaz. Zira yolculuğun zorluğu bir yana, yolların emniyeti, hassaten tek başına hicret edenler için büyük bir problem teşkil eder. Aynı zamanda hicret edilen yere uyum sağlamak hususu da üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konudur. Erken dönem İslam tarihinde bir kadın için hicretin ne denli zor ve meşakkatli olduğunu müşahede etmekteyiz. Zira yol emniyeti bir tarafa, gerçekleştirilen hicret için büyük bir irade gücüne de sahip olmak gerekir. Ümmü Seleme bu iradeyi gösterip, Allah yolunda sebat ederek her daim İslam’a kendisini hâdim kılmıştır. Bunu Hudeybiye’deki vakıada görebiliriz. Aynı zamanda kendisini fitne dönemindeki olaylardan da esirgemesi takdire şayandır. Ümmü Seleme, erken dönem İslam tarihinde gerçekleştirmiş olduğu iki farklı hicretle, zekâsıyla, ahlakıyla, ilmiyle, feraseti ve olgunluğuyla gerek Hz. Peygamber hayattayken gerekse de onun vefatından sonraki yaşamında yaşadığı toplumda büyük bir takdir ve saygı görmüştür. Kendisi her ne kadar zor zamanlardan geçse de İslam’ı tebliğ yolundaki imtihanını en güzel şekilde vermeyi başarabilmiştir

    Similar works