Çalısmamız 1828 yılında ikinci Rus-İran savası akabinde imzalanan
Türkmençay Antlasmasından ,1905 Bakü Ortodoks Psikoposluğunun kurulduğu
tarihe kadar olan dönemde Rus Ortodoks Kilisesinin Azerbaycandaki faaliyetlerini
ihtiva etmektedir. Bu dönem Azerbaycanın tarihi-demografik, kültürel ve siyasi
hayatında derin iz bırakmıs bir dönemdir. Kuzey Azerbaycanın isgalinin ardından
Rusya bölgeyle ilgili stratejik bir hedef belirlemistir. Bu hedef, müstemlekeci bir
yaklasımla Azerbaycanın etno-demografik yapısının değistirilmesi, Ruslastırma ve
Hristiyanlastırma olmustur.
Arastırmamızda genellikle Gürcistan, Azerbaycan ve Rusyanın devlet
arsivlerinde bulunan ana kaynakları kullanarak Rus kilise-devlet ittifakının
Azerbaycanda uyguladığı asimilasyon, Hristiyanlastırma politikalarını ayrıntılı bir
sekilde ele almaya çalıstık. Moskova’da, S. Petersburg’da, Tiflis’te, Bakü’de
yayınlanan birinci el kaynak niteliğindeki hesabatlar, raporlar, süreli yayınları
inceledik. Azerbaycanın farklı bölgelerinde açılan kiliseler, ibadet evleri ile kiliselere
bağlı misyoner okullarıyla ilgili genis bilgilere ulasarak konuyu aydınlatmaya
çalıstık. Dönemin askeri tarihçilerinin, seyahatname yazarlarının, müfettis ve
misyonerlerinin çesitli dergilerde yayınlanan makaleleri de çalısmamızın önemli
kaynağını olusturmustur. Ayrıca Rus, Sovyet ve Azerbaycan tarihçiliğini ele alan ve
çalısmamızın ana konuları arasında bulunan Azerbaycan’a Rus göçü, Ortodoks ve
Tarikatçı Rus köylülerin Kafkasya’daki yasamları gibi konuları inceleyen pek çok
eserden de istifa etmeye çalıstık.
Bu çalısmada ilk defa ayrıntılı bir sekilde Kuzey Azerbaycan guberniyaları
üzerindeki Rus Ortodoks Kilisesinin faaliyetleri incelenmis, bazı sehir ve köylerde
insa edilen kiliseler ile bu kiliselere bağlı okullarda ve buralarda görev yapmıs sahıslar hakkında bilgiler sunulmustur. Kafkasyada Ortodoks Hristiyanlığı Berpa
Cemiyeti ve onun Azerbaycan coğrafyasında gerçeklestirmis olduğu misyonerlik
çalısmalarını arastırırken Gürcistan Devlet Arsivindeki Cemiyet arsivinden,
Cemiyetin yıllara göre yayınladığı hesabatlarından yararlandık. Çar ailesinin, Rus
devlet adamlarının, Kafkasya Genel Valiliğinin ve Sinod’un bu cemiyetin
çalısmalarına yakın destek sağladığını da çalısmamızda ortaya koyduk. Bu vesile ile
çalısmamızın ilim âleminde bundan sonra yapılacak olan Çarlık Rusyasının
Azerbaycanda gerçeklestirmis olduğu Hristiyanlastırma faaliyetlerinin farklı
yönlerini konu edinen arastırmalara da ısık tutacağı kanaatinde olduğumuzu da
belirtmek isteriz