Son
iki asır boyunca devletlerin yönetiminde meydana gelen köklü değişimler ve
özellikle Batı’da değişen çocukluk algısı sonucu vatandaş tiplemesinin nasıl
olacağı bireyin kendisini, toplumunu ve küresel boyutta tüm dünyayı
ilgilendiren bir mevzu olmuştur.
Geçmişte dar bir kültür ve coğrafya ekseninde ele alınan vatandaşlık
çalışmaları, kitle iletişim araçlarının etkisiyle ulusal vatandaşlıktan küresel
ve dijital vatandaşlığa doğru kaymaktadır. Temel olarak bireyin kendi kültürünü
benimsemenin yanında farklılıklara saygılı olması ve bir insan, bir vatandaş
olarak kendisinden beklenen görev sorumlukları yerine getirmesi beklenmektedir.
Bu çalışma 1875 yılında Etfal Dergisinin sekizinci ve dokuzuncu sayılarında
çocukların nasıl bir birey ve vatandaş olmaları gerektiği konusunda sokratik
görüşme yönteminin kullanılarak yayımlanan ‘baba-oğul’ metninin söylem
analizini gerçekleştirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma sonucunda arzu edilen
bireyin insani ve dini değerler aracılığıyla eğitime tabi tutulduğu ve idealize
edilen vatandaşlığın bireyler arası herhangi bir ötekileştirme yapılmadan
içinde yaşanılan vatanın menfaatlerine göre şekillendirildiği, küresel anlamda
ise barış düşüncesinin temele alındığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda çok
değişkenli toplumlarda vatandaşlık eğitimi için tarihsel çalışmaların
artırılması gerekmektedir