Tasavvuf edebiyatının en
temel özelliklerinden birisi de sûfî şairlerin tasavvuftaki “halef-selef”
ilişkisinin tesiriyle önceki sûfî şairlere nazîre yazmayı bir iftihar vesilesi
olarak görmeleridir. Bu uygulamanın dikkat çekici örneklerinden birisi de
Eşrefoğlu Rûmî, Sünbül Sinân ve Niyâzî-i Mısrî’ye ait “geldim” redifli
şiirlerdir. İşte bu çalışmayla bahsi geçen bu şiirlerin nazîre geleneği
bağlamında karşılaştırılmasını yapmak amaçlanmıştır. Çalışmada giriş ve onu
takip eden dört bölüm yer almaktadır. Giriş kısmında nazîre geleneğinin
tasavvuf şiirindeki tarihçesi özetlenmiş, birinci bölümde nazîre yazma
uygulamasından bahsedilmiş, ikinci bölümde
nazîre-metinlerarasılık-karşılaştırmalı edebiyat ilişkisine değinilmiş, üçüncü
bölümde nazîre-redif ilişkisi anlatılmış ve son bölümde ise ilgili şiirler
şair, yapı, üslup ve muhteva bakımından benzerlikler ve farklıklar dikkate
alınarak karşılaştırılmıştır