Kentler, sadece insan sayısının arttığı ya da ekonomilerin geliştiği alanlar
değildir. Bilakis kentler, uzak dünyaları ve onların etkilerini bir evrene dönüştüren, bu
evreni de ekonomik, politik ve kültürel yaşarnın odağı olarak kurgulayan, yönlendiren,
denetleyen merkezlerdir. Bu merkezlerin oluşum ve gelişim sürecinde dinin, bir
yandan etkilenen diğer yandan etkileyen en önemli olgulardan birisi olduğu
görülmektedir. Örneğin, kent ortamında cemaatçi yapılar değişmekte, birey kapalı grup
ve çevre baskısından kurtularak geleneğin etkisiyle yaptığı davranış ve tutumlarda
daha rahat hareket etmekte, düşünmekte, yargılamakla ve bilinçli tavır ve davranışlar
sergilemektedir