İnsanoğlu bir süredir, iki küre ile ilgili, birisinin sorumluluğunun diğerinden daha fazla olduğu,
ciddi sorunlarla yüzleşmektedir. Çevre krizinin günümüzün önde gelen bir sıkıntısı olduğu
düşünülmektedir. Görmezden gelinemez ve ürkütücü bir olgu olduğu anlaşıldığından beridir, bu
konu hakkında yoğun bir tartışma mevcuttur. Kamuoyu, kitle iletişim araçlannın hatta sinemanın
tesiriyle, bu sorunun, su kirliliği, hava kirliliği ve küresel ısınma gibi bazı güncel ve görünür
yüzlerine oldukça aşinadır. Ancak bize göre bu, gerçek nedenleri Kartezyen düşüneeye ve bilim
devrimine kadar götürülebilecek daha derindeki felsefi, ahlaki ve antrepolajik güdüler ve
dönüşümlerden kaynaklanan açık bir sonuçtur. Modem ve postmodem çağ, ahlak ve çevre
sorunlannı birlikte dokumuştur. Dolayısıyla, şayet mümkün alacaksa, bu yaziaşmayı
durdu rabilecek şey, yalnızca vahye dayanan geleneksel hikmettir