Bilgi, her türlü entelektüel faaliyetin ve tarihsel oluşumun merkezinde yer alan temel bir kavramdır. Bu yazıda, genel olarak milliyetçiliğin, özel olarak da Azerbaycan milliyetçiğinin yaslandığı epistemik nosyonu açıklamaya çalıştım. Bu nosyonun, ulus inşasında temel bir gereksinim olmakla birlikte, epistemik açıdan bağlamsal ve dolayısıyla da olumsal yargılara dayandığını ortaya çıkardım. Bu iddianın, her türlü ideolojik yaklaşımın tarih yüklü olduğunun ve zaman içerisinde değişime uğramasının kaçınılmaz olduğunun bir göstergesi olarak görülebilir