Dilbilimsel tefsir
Kur’an’ın doğru anlaşılmasında önemli bir etkiye sahiptir. Bu nedenle bu tefsir
faaliyeti çok erken bir dönemde ortaya çıkmış ve modern dönemde de etkinliğini
sürdürmüştür. Sarf/Morfoloji,
Nahiv/Sentaks ve Anlambilim/Semantik gibi dilbilim dallarının verileri dâhilinde
Kur’an’ı kelime, cümle ve metin boyutunda tahlil edip açıklamaya çalışan bu
tefsir faaliyeti; dilbilimsel, filolojik ve lügavî tefsir şeklinde farklı isimlendirmeler
ile ifade edilmektedir. Arap dünyasında “et-Tefsîrü’l-Lügavîyyu” şeklinde ifade
edilen bu tefsir yöntemi, ülkemizde ilgili konu üzerinde yapılan çalışmalarda
“Lügavî tefsir”, “Filolojik tefsir” ve “Dilbilimsel tefsir” şeklinde
isimlendirilmektedir. Bu durum ise ilgili tefsir faaliyetinin ifade edilmesinde
bir kavram kargaşasına sebep olmaktadır. Bu araştırmada ilgili ifade şekilleri
tek tek ele alınarak ilgili tefsir yöntemini en doğru şekilde ifade eden
kavramın tespiti yapılmaktadır. Filoloji kavramında daha çok metnin tarihi
yönünün öne çıkarılması ve bu kavramın daha çok metnin orijinalliği ve güvenirliliği
ile ilişkili hususları kapsaması yine lügat/lügavî kelimesinin Türkçe açısından
daha çok kelime düzeyinde yapılan açıklamaları ifade etmek için kullanılması
gibi faktörler, dilbilimsel tefsir
ifadesinin dil ağırlıklı bu tefsir yöntemini karşılamada daha uygun olduğu görülmektedir