'Middle East Technical University, Faculty of Architecture'
Abstract
Anthropocene is the present geological epoch in which human-built infrastructures dominate the resources of the world and highest levels of human intrusion to the ecosystems have been accumulated since the Industrial Revolution. Utilisation of the steam engine initiated change in energy sources and extraction of raw materials that altered the existent means of production and led to the hegemony of industrial activities. The spread and growth of industry prevailed onto the practice of architecture to construct rapidly developing bases of production, storage, and distribution. Therefrom, physical embodiments of these bases as an overall system enable to relate energy, labour, and technology as fundamental elements of industry with the discourse of architecture. Hence, this thesis studies three determined architectural typologies -mills, daylight factories, machine landscapes- for the evolution of production by a historical literature survey and comparative analysis of multiple cases with the compiled architectural documentation including photographs, drawings, and diagrams. Chronologically organised cases from different industrial periods reflect the altering nature of energy, labour, and technology regarding means of production, construction techniques, and materials. Acting as design parameters through the spatial transformation from mills to daylight factories, and now to machine landscapes, these relations indicate the interdependency between architecture and industry, and allow to formulate further spatial entities for production.Antroposen, insan yapımı altyapıların Dünya kaynaklarına hâkim olduğu ve Sanayi Devrimi'nden bu yana ekosistemlere en yüksek düzeyde insan müdahalesinin biriktiği mevcut jeolojik çağdır. Buhar makinesinin kullanımıyla başlayan enerji kaynaklarında ve hammaddelerin çıkartılmasındaki değişim, mevcut üretim araçlarının farklılaşmasına ve endüstriyel faaliyetlerin hegemonyasına yol açtı. Endüstrinin yayılımı ve büyümesi, hızla gelişen üretim, depolama ve dağıtım temellerini inşa etmek için endüstriyi mimarlığın uygulanma aşamasına yönlendirdi. Bu noktadan yola çıkarak, genel bir sistem halinde bu temellerin somutlaştırılmış düzenlemeleri, endüstrinin temel unsurları olan enerji, emek ve teknolojiyi mimarlık söylemiyle ilişkilendirmeyi mümkün kılar. Bu nedenle, bu tez, üretimin evrimi için belirlenmiş üç mimari tipolojiyi -imalathaneler, gün ışığı fabrikaları, makine bölgeleri- tarihsel bir literatür taraması ve birçok örneğin mimari belgesi olan fotoğrafları, çizimleri ve diyagramları aracılığıyla karşılaştırmalı analizi üstünden çalışır. Farklı endüstriyel dönemlerden seçilmiş ve kronolojik olarak organize edilmiş bu örnekler, enerji, emek ve üretim araçları, inşaat teknikleri ve malzemelerle ilgili olarak teknolojinin değişen doğasını yansıtır. Tasarım parametreleri olarak imalathanelerden gün ışığı fabrikalarına ve güncel olarak da makine bölgelerine doğru mekânsal dönüşümü sağlayan bu ilişkiler, mimari ve endüstri arasındaki karşılıklı bağlılığı gösterir ve üretim için daha fazla mekânsal varlıkları formüle etmeye izin verir.M.Arch. - Master of Architectur