Göstergebilim, yalnızca yazını değil birçok alanı kapsayan bütüncül bir ağı andırır ilk
bakışta; çünkü her alanla bir bağıntısının bulunduğu sezilir. Bu bağıntı öyle derin ve kökten
bir ilintiyi barındırır ki insana “sözcük” adını verdiği kavramı unutturacak boyuttadır. Onlar
artık tinsel bir iyelik olan göstergelere dönüşmüşlerdir.
Tahsin Yücel‟in öyküleri, kendisinin de yapısalcı bir göstergebilimci olduğunu eklersek,
göstergebilimsel incelemenin altında çok renkli parçalar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bende
inceleme isteği uyandıran birçok öykünün arasından, Tahsin Yücel‟in beş öyküsü Önü,
Benlem, Oğuzlama, Cuma ve Sonu öykülerini tezimde incelemeye uygun buldum ve
incelemenin kapsamını da öykülerin içerikleriyle sınırlı tuttum. Amacım, öykülerin daha
nesnel bir tutumla incelenebilme olanağını sağlamaktı.
Ülkemizde henüz adını çok duyuramayan göstergebilimin yazınsal kolu, bünyesinde
birçok örnekçe barındırır. Bu çalışmada; Önü adlı öyküde Yapıbozuculuk örnekçesi, Benlem
adlı öyküde Biçimbilimsel Masal Çözümlemesi, Oğuzlama adlı öyküde Greimas‟ın Altılı
Eyleyensel Örnekçesi, Cuma adlı öyküde Dizge Saptayımı ve Sonu adlı öyküde ise Yerlem
Çizelgelendirimi kullanılmasını uygun buldum ve yöntemleri Türkçeye çevrilen ya da
çevrilmeyen kitaplardan edindim. Üniversitelerin kitaplıkları bu bakımdan yardımcı kurumlar
olarak işlev gördüler.
Sonuçta ortaya çıkan ürünün benim için anlamı büyüktü. Tahsin Yücel‟in öykülerini,
kitabında kullandığı yöntemle çözümlemek hem Türk yazınına bir lise öğrencisi olarak büyük
bir katkıda bulunmak hem de UB‟nin uzun tez için bir öğrenciden beklediklerini yerine
getirmek demekti. UB‟nin tez kılavuzunda “Önerilenler” bölümünde doğruca belirttiği, “let
their interest and enthusiasm show” tümcesinin de bu savımı doğrular bir yanı var sanırım.
“Uzun tez, öğrencinin kendi seçtiği bir konuda; bilişi, anlamayı ve hevesi
gösterebilme olanağına iye olduğu temel bir çalışma örneğidir.”1 bu nedenle de bu tezin
içeriği bütünüyle benim biliş, anlama ve eğlence anlayışımı ortaya koymaktadır